Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/560 E., 2025/1085 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/560 E., 2025/1085 K. (18.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/560
Karar No
2025/1085
Karar Tarihi
18.03.2025
Konu
Tazminat, Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/560 E. , 2025/1085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1109 E., 2023/1910 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/330 E., 2018/387 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ..., Avukat geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatif tarafından müvekkiline tahsis edilen konutun, komşu parsele tecavüzlü olduğunu, parsel malikince açılan dava sonucunda el atmanın önlenmesine karar verildiğini, mahkeme kararının yerine getirilmesi halinde ortaya yaşanacak bir alan kalmayacağını, müvekkilinin bu nedenle uğradığı zararların giderilmesi konusuna tarafların mutabık kaldıklarını, bu hususta protokol düzenlendiğini ancak davalının bugüne kadar zararı gidermediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydıyla, taşınmaz bedeli ile yıkım bedeli için 300.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah yoluyla, emsal bir konutun tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, olmassa rayiç bedelinin tahsiline, yıkım nedeniyle oluşan zararlarının ve kira kaybından kaynaklı zararlarının tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah yoluyla, davasını tam ıslah ettiğini beyan ederek, kısmi yıkımı gerçekleşen gayrimenkul ile aynı vasıflara ve aynı piyasa araç bedeline sahip bir taşınmazın müvekkiline teslim ve tesciline, bunun kabul edilmemesi halinde rayiç bedelinin ödenmesine, yıkımı gerçekleşen taşınmazla alakalı olarak bugüne kadar yapılan tüm masraflar tespit edilerek tahsiline, gerek yıkım davası gerekse mevcut davanın görülmesi esnasında yapılan tüm masraflar tespit edilerek tahsiline, yıkım tarihinden bugüne kadar taşınmaz kullanılamaz halde olduğundan sitedeki aynı vasıftaki bir konutun kirası kadar zararı oluştuğundan bu zararının da tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının iddia ettiği protokolün kooperatifi bağlamadığını zira, protokolü sadece yönetim kurulu üyelerinden birisinin imzaladığını, bu konuda yönetim kurulu kararı alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2018 tarihli kararı ile davalı kooperatife karşı açılan davanın zamanaşımına uğradığı, davalı site yönetimine karşı husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli kararı ile davalı kooperatif yönünden davanın zamanaşımı, davalı site yönetimi yönünden de husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olduğu, bunun yanında taraflar arasında yapılan 15.10.2010 tarihli protokol ile davacı üyenin zararının yıkımdan sonra karşılanacağının belirtilmiş olmasına göre henüz yıkım gerçekleşmediğinden, dava tarihi itibariyle muaccel bir alacak bulunmadığı, erken açılan davanın reddinin sonucu itibariyle doğru olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.06.2018 tarihli kararının süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.04.2023 tarihli ve 2022/1022 Esas, 2023/1445 Karar sayılı kararıyla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olduğu belirtilmesine rağmen aynı zamanda dava dilekçesinde dayanılan protokol hükümlerine göre davanın erken açıldığı ve erken açılan davanın reddine karar verilmesinin de sonucu itibariyle doğru olduğu gerekçesine yer verilmesinin kendi içerisinde çelişkili olduğu, bu nedenle hükmün HMK'nın 297. maddesine aykırı olduğu ve bozulması gerektiği, kabul şekli itibariyle, kooperatif ile üyesi arasındaki davanın 5 yıllık zamanaşımı süresinde tabi olduğu, somut olayda, zamanaşımı süresinin, komşu parsel maliki tarafından açılan el atmanın önlenmesi davasının kesinleştiği 08.09.2015 tarihinde başlaması gerektiği, eldeki davanın ise 12.08.2016 tarihinde açıldığı, sonuç olarak davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığının kabulü gerekirken, beyanlar hanesine şerh tarihinin zaman aşımı başlangıcı olarak hükme esas alınması hatalı olduğu belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 14.11.2018 tarihinde yıkıldığı, davacının tarihi tarihi olan 12.08.2016 tarihi itibariyle henüz bir zararının bulunmadığı, bu nedenle erken açılan davanın reddi gerektiği, istinaf yargılamasından sonra ıslah yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri “Davacı vekili temyiz dilekçesinde: yıkımla birlikte taşınmazın kullanılamaz hale geldiğini, bozma ilamında alacağın muaccel hale geldiği tarihin el atmanın önlenmesi davasının kesinleştiği 08.09.2015 tarihi olduğunun belirtildiğini, bu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin başladığını, Bölge Adliye Mahkemesince muacceliyet tarihinin yıkım tarihi olan 14.11.2018 tarihine taşınmasının mümkün olmadığını, yıkıma ilişkin mahkeme kararının, işbu davadan önce, alacaklı komşu parsel maliki tarafından icraya verildiğini ve müvekkiline icra emri tebliğ edildiğini, bu icra emri üzerine müvekkilinin zararının karşılanması amacıyla eldeki davayı açtığını, bu aşamada taşınmazın müvekkilince hiç kullanılamadığını, yıkım masraflarının müvekkilince karşılandığını beyan etmektedir." B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu 23 no'lu konut 27.01.1998 tarihinde davacıya tahsis edilmiştir. Bu konutun, komşu parsele tecavüzlü olması nedeniyle, komşu parsel maliki tarafından açılan el atmanın önlenmesi davasının yargılaması sonucunda, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.05.2014 tarihli ve 2013/471 Esas, 2014/213 Karar sayılı kararıyla, komşu parsele yönelik müdahalenin men’ine ve taşan kısmın kal’ine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 08.09.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dairemizin az yukarıda özetlenen bozma ilamında, eldeki dava yönünden men'i müdahale davasının kesinleştiği 08.09.2015 tarihinde alacağın muaccel hale geldiği ve bu tarihten itibaren zaman aşımı süresinin başladığının kabulü gerektiği belirtilmiş olup, bu durumda artık dava tarihi itibariyle dava konusu alacağın muaccel hale geldiğinin kabulü ile tarafların iddia, savunma ve delilleri incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil edilen davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı