6. Hukuk Dairesi 2024/3555 E. , 2025/2030 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/156 E., 2024/318 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı kooperatif vekili; arsa sahibi ... ile yüklenici ... arasında kat karşılığı inşaat yapımı için eser sözleşmesi yapıldığını, bu eser sözleşmesi gereği davalı ...'nın diğer davalı ...'a ait taşınmaz üzerinde inşaat yapmaya başladığını, ...'nın yapacağı inşaattaki dairelerden bir bölümünü davacı kooperatife verilmesi için davacı kooperatif ile yüklenici ... arasında sonradan sözleşme yapıldığını, davacı kooperatifin edinimini yerine getirmediğini bildirerek davalı ...'a ait arsa üzerinde davalı ... tarafından yapılan inşaattaki bir kısım bağımsız bölümlerin yapılan sözleşme gereği davacı kooperatif adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Birleşen Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/852 Esas sayılı dosyada davacı arsa sahibi vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ile arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, müdahalenin meni ve tapu iptal ve tescil isteminde bulunmuştur. 3.Birleşen Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/201 Esas sayılı dosyada davacı arsa sahibi vekili dava dilekçesinde; yüklenicinin sözleşmeden doğan edimini ifa etmediğini, bu nedenle dava konusu B blok 19 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı arsa sahibi vekili cevap dilekçesinde; yüklenici ...'nın edinimini yerine getirmediğini, inşaatın ikmal edilmesini bildirerek davacı kooperatif tarafından açılan davanın reddini talep etmiştir. 2.Birleşen Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/852 Esas sayılı dosyada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/201 Esas sayılı dosyasında davalılar herhangi bir cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31.01.2006 tarihli 2005/134 Esas 2006/126 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın reddine, birleşen 1998/852 esas sayılı davanın kabulü ile sözleşmenin feshine, müdahalenin menine, taşınmazın kat irtifakı sonrası oluşan ve davalı yüklenici tarafından satıldığı anlaşılan dahili davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile arsa sahibi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2006 tarihli 2005/134 Esas 2006/126 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı kooperatif vekili, bir kısım dahili davalılar davalı ..., davalı ..., davalı İ...., davalı....temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemiz (kapatılan 15.Hukuk Dairesi) 21.10.2009 tarihli 2009/4109 Esas 2009/5542 sayılı kararı ile; davacı kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, dahili dava yoluyla davada taraf olmanın mümkün olmadığından iptâl kararı verilmesinin yerinde olmadığını, öncelikle haklarında ayrı dava açılıp eldeki davayla birleştirilmesi, dava açılmadığı takdirde tapu iptâli ve tescil isteminin reddedilmesi, dava açılırsa bu kişilerin davacı arsa sahibi ....’den mi yoksa yüklenici ...’dan mı daire satın aldıklarının saptanması, arsa sahibi ...’den daire satın alanlar yönünden davanın reddedilmesi, yükleniciden daire satın alanların durumuna gelince; bu kişiler davalı yüklenici ...’un eser sözleşmesini ifa ettiği oranda tapu almaya hak kazanacaklarından ve arsa sahibi ... vekili 07.12.1999 tarihli dilekçesiyle yüklenicinin hakettiği oranda daire tapusunun verilmesini kabul etmiş olduğundan yüklenici tarafından inşaatın getirildiği seviye tesbit ettirilip bu seviyeye göre kaç daire almaya hak kazandığı belirlenip yüklenici tarafından dairelerin satıldığı tarih sırasıyla tapu iptâli ve tescil kararı verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2.Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.05.2017 tarihli 2014/156 Esas 2017/371 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın reddi kararının kesinleşmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı yüklenici ...'nın yapımını üstlendiği inşaatı %50 seviyesinde bırakıp tamamlamadığı, bu şekilde arsa sahibi ...'a karşı edimini yerine getirmediği, sözleşmenin yürürlükte kalmasının taraflar içim herhangi bir faydasının olmadığı, taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ve davalı ...'nın sözleşme gereği davacıya ait arsa üzerine yaptığı inşaattan menine karar vermek gerektiği, davacı arsa sahibi 07/12/1999 tarihli dilekçesinde yükleniciye hak ettiği oranda daire tapusunu vermesini kabul ettiğinden, feshin ileriye etkili olarak yapılmasını, yani yükleniciye yaptığı iş oranında arsa payı verilmesini kabul ettiği, inşaatın bulunduğu seviye ve gerçekleşme oranının %50 olduğunun bilirkişi raporları ile sabit olduğu kabul edildiğinden %50 inşaat seviyesine isabet eden arsa payının yükleniciye verilmesinin gerektiği, yüklenicinin %50 inşaat seviyesine isabet eden arsa payından fazla satışlarının sözleşmenin feshi nedeni ile iptali gerekeceği, yüklenicinin yapmış olduğu %50 inşaat yüzdesine karşılık alabileceği bağımsız bölümün sayısının yirmi iki olduğu, yüklenicinin yapmış olduğu temliklerden tarih sırası itibari ile ilk yirmi iki tanesinin geçerli olup, bunların tapu kayıtlarının istenemeyeceği, ilk yirmi iki temlikten sonra yaptığı temliklerin müteahhidin sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirmemesi ve sözleşmenin feshi nedeni ile tapu iptal ile arsa sahibi adına tapuya kayıt ve tescilinin istenebileceği kabul edildiği, birleştirilen Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/494 E. Sayılı, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/727 E. sayılı, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/548 E. sayılı, Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/495 E. sayılı, Mersin 3 . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/556 E. sayılı, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/729 E. sayılı, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/197 E. sayılı dosyalarında; davalılar ..., ... ve ..., ...'ın davalı yükleniciden bağımsız bölüm satın aldıkları ve bu satın almaların tarih sırasına göre ilk yirmi iki satış içerisinde olduğu anlaşıldığından müteahhidin yaptığı %50 inşaat seviyesine isabet eden bağımsız bölümler içerisinde olduğu, bu nedenle tapu iptallerinin talep edilemeyeceği kabul edildiği, bu sebeple bu davalılar aleyhine açılan davaların reddine, Birleştirilen Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/655 E. sayılı, birleştirilen Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/379 E. sayılı, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/189 E. sayılı, Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/202 E. sayılı, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/187 E. sayılı, Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/107 E. sayılı, Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/201 E. sayılı, Mersin 2 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/196 E. sayılı, Mersin 5 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/107 E. Sayılı, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/730 E. sayılı, Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/555 E. sayılı, Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/697 E. Sayılı, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/752 E. sayılı, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/188 E. sayılı dosyasında; davalılar ..., ., ...,, ..., ..., ..., .... ve ..., ., ..., ., ..., ...'in davalı yükleniciden bağımsız bölüm satın aldıkları ve bu satın almaların tarih sırasına göre ilk yirmi iki satıştan sonra yapıldığı, müteahhidin yaptığı %50 inşaat seviyesine isabet eden bağımsız bölümler içerisinde olmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin fesih olması nedeni ile bu davalıların adına kayıtlı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptalleri ile arsa sahibi adına tesciline karar verilmiştir. 3.Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.05.2017 tarihli 2014/156 Esas 2017/371 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davalar davacı arsa sahibi, davalı ..., davalı ..., davalı ... Mirasçıları ...., ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... Mirasçıları ...., tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz (kapatılan 15.Hukuk Dairesi) 05.03.2020 tarihli 2020/70 Esas 2020/923 Karar sayılı kararı ile; birleşen dosya davalılar ... mirasçılarının, davalı ...'ın, davalı ...'un tüm, davalı ... mirasçıları ve davalı ...'in sair temyiz itirazlarının reddine, davacı arsa sahibinin temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde; 2014/727 Esas sayılı dosyasında, davacının 01.10.2015 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, bu yüzden bu dosya hakkında feragattan ret kararı verilmesi gerekirken esasran ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, 2016/197 Esas sayılı davada davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu olan A blok 10 numaralı dairenin satın alma tarihi itibari ile yüklenicinin ileri fesih nedeni ile hakettiği belirtilen ilk 22 sırası içerisinde olmadığı, hükme esas alınan raporda 23. sırada bulunduğu, bu nedenle yüklenicinin yaptığı imalatlar gereği bu dairenin tapusunu haketmediği anlaşılmakla davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığını, birleşen 2014/495, 2014/729, 2014/556 Esas sayılı dosyalarında harç 59.325,00 TL değer üzerinden tamamlatıldığı halde davalılar yararına harcı tamamlanmayan 61.950,00 TL değer üzerinden fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, birleşen 2016/196 Esas sayılı dosyasında iki adet, 2014/511 Esas ve 2016/379 Esas sayılı dosyalarında dörder adet bağımsız bölüm ile ilgili tapu iptâl tescil kararı verilmesine rağmen tek daire bedeli üzerinden davacı yararına eksik vekâlet ücreti verilmesi ve eksik karar harcı hesaplanmasının doğru olmadığını, 2015/752 Esas ve 2016/188 Esas sayılı dosyalarında iptâline karar verilen bağımsız bölümlerin 59.325,00 TL üzerinden harcı tamamlatıldığı halde harcı yatırılmayan 61.950,00 TL üzerinden davalı ... ve davalı ... mirasçıları aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2016/107 Esas sayılı dosyasında usulüne uygun tebligat yapılmadığından davalı ...’ın 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenme hakkının ihlal edildiği anlaşıldığından diğer temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün davalı yararına bozulmasına, 2014/511 Esas sayılı doya davalısı ...’ın dosyada bulunan veraset ilamına göre dava açılmadan önce 05.07.2007 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, mirasçılar hakkında ayrı bir dava açılmasının zorunlu olduğunu, bu durumda mahkemece ölü kişi hakkında açılan birleşen Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/511 Esas saylı davası hakkında husumetten ret kararı verilerek mirasçılara karşı açılan birleşen Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/379 Esas sayılı davasında mirasçılara yönelik hüküm kurulması gerekirken bu husus üzerinde durulmadan ve ayrı ayrı hüküm oluşurmadan 2014/511 Esas sayılı dava dosyası üzerinden mirasçılara yönelik hüküm kurulmasının da hatalı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4.Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi bozma ilamının ardından 2022/171 Esas sayılı dosyada 09/03/2020 tarihli celsede davalı ... ve davalı ... hakkındaki davanın tefrikine karar vermiş, bu davalılar hakkındaki yargılamaya Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/157 esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir. 5.İlk Derece Mahkemesinin 2023/157 Esas, 2023/106 Karar, 18.03.2020 tarihli kararında; mahkemenin 2014/156 Esas sayılı dosyasında 12/05/2017 tarihli gerekçeli karar ile esas ve birleşen dosyaların bir kısmının kısmen kabulüne ve bir kısmının kısmen reddine karar verildiği, 2016/201 esas sayılı birleşen dosyada davalılar aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının kabulüne ve B blok 19 nolu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile arsa sahibi davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, bu ve asıl ile birleşen davalara ilişkin 12.05.2017 tarihli kararın bir kısım taraflarca temyiz edildiği, davalılar tarafından temyiz edilmediği, temyiz edilen dosyanın bozularak mahkemeye gönderildiği ve mahkemenin 2022/171 esas sırasını alarak yargılamanın bu dosya üzerinden devam ettiği ve bu dosyanın son celsesinde mahkeme dosyasında (bozma öncesi 2014/156 esas) mahkeme dosyasının çok kapsamlı oluşu, içerisinde çok sayıda birleşen dosya olması ve bozma ilamına göre bozulan mahkeme hükmünün tamamen bozulmadığı, bazı birleşen dosyalar yönünden ve taraflar yönünden bozma yapıldığı görülerek herhangi bir tereddüte yer verilmemesi adına dosyanın resen ele alınarak incelendiği, mahkemece yapılan incelemedeki tespitlere göre; birleşen Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/201 esas sayılı dosyası taraflarının bozma öncesi kararı temyiz etmediği belirtilerek işbu dosya ile ilgili dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6.İlk Derece Mahkemesinin 2023/157 Esas, 2023/106 Karar, 18.03.2020 tarihli kararının davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 2023/3365 Esas, 2024/557 Karar, 08.02.2024 tarihli kararı ile davalılara tebligatın usulüne uygun bir şekilde yapılmadığı, 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenme hakkı kapsamında davalıya, usulüne uygun savunma hakkı tanınarak delillerinin toplanıp değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi gerektiği halde, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10 ve 21. madde hükümlerine aykırı şekilde tebligat yapılmak suretiyle, taraf teşkili tamamlanmış gibi usulüne uygun taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. 7. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında davacı ...'ın davalılar ... ... aleyhine açtığı davasının kabulüne ilişkin mahkemenin 12/05/2017 tarihli 2014/156 Esas, 2017/371 Karar sayılı kararının bir kısım dosyalar yönünden bozulduğu ancak bu dosya davalılarınca temyiz edilmemesi nedeni ile kesinleştiğinden, bozma sonrası dosyadan bu davalıların dosyasının tefrik edildiği dosya olan 2023/157 esas 2023/106 karar sayılı kararının da yalnızca taraf teşkili hususunda bozulmuş olması nedeni ile işbu dosya ile ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu hakkında verilmiş kesin bir mahkeme kararı bulunmadığını, Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/156 esas 2017/371 karar sayılı gerekçeli kararının müvekkillerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, hukuki dinlenme hakkının ihlal edildiğini, müvekkillerinin iyi niyetli 3 kişi olduklarını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına rağmen, yanlış değerlendirme ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Zira bozma ilamında davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilmediği, usulsüz tebliğ nedeniyle yargılamanın yokluklarında yapıldığı, hukuki dinlenme hakkı kapsamında davalıya, usulüne uygun savunma hakkı tanınarak delillerinin toplanıp değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla davalıların, yokluklarında yapılan yargılama neticesinde verilen kararı temyiz etmeleri beklenmeyeceğinden, karar dayanak gösterilerek ilk kararı temyiz etmedikleri gerekçesi ile ilamın kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince usulüne uygun tebligat yapılarak, taraf teşkili sağlandığına göre, iddia, savunma ve deliller değerlendirerek esasa ilişkin inceleme yapılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret iken aksi şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,14.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.