Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1843 E., 2025/2008 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1843 E., 2025/2008 K. (14.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1843
Karar No
2025/2008
Karar Tarihi
14.05.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/1843 E. , 2025/2008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/330 E., 2024/164 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/517 E., 2021/876 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 30.06.2016 tarihli Gaz Türbinlerine Ait Rotor ve Stator Kanalları ile Kanat Bağlantı Parçaları Temini Mal Alımı İhalesi kapsamında birinci ve ikinci kısım yönünden sözleşme imzalandığını, sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra Ankara 18. İdare Mahkemesi'nin 2016/4296 E.-2017/1017 K. sayılı ilamına istinaden Kamu İhale Kurulu kararı ile 1. kısım ihalenin dava dışı Starco firmasına verildiğini, ihale kararının iptal edilmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığından sözleşmenin iptal edilen bölümü % 37,68 olmakla bu oranda ödenen KİK payı, damga vergisi, komisyon karar pulu, avans ve kesin teminat için ödenen teminat mektubu komisyon karar payı ve avans iadesi nedeniyle oluşan kur farkı alacağı olmak üzere 100.000,00 Euro zarar ile şimdilik 20.000,00 Euro kâr kaybı olmak üzere toplam 120.000,00 Euro'nun temerrüt tarihi olan 13.03.2017'den itibaren itibaren işleyecek Euro cinsinden mevduata bankaların yıllık en yüksek faiz oranından bedeli fiili ödeme tarihindeki TL cinsinden olarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiş ve kar kaybı talebini 140.112,83 Euro olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu işe dair ihalenin, 05.04.2016 tarih ve 06 sayılı İhale Komisyonu kararı ile her iki kısmının da ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren davacı üzerinde bırakıldığını ve dava dışı Starco firmasının karara karşı itirazen şikayet başvurusunun reddine karar verilmesi sonrasında 30.06.2016 tarihinde davacı ile sözleşme imzalandığını, dava dışı Starco firmasının itirazen şikayet başvurusunun reddine dair 15.06.2016 tarihli kararın iptali için Ankara 18. İdare Mahkemesinde 2016/2719 Esas ile açtığı dava neticesinde kararın iptal edildiğini ve düzeltici işlem belirlenmesine karar verildiğini, bunun üzerine Kamu ihale Kurulu tarafından verilen karar gereği işlem tesis edildiğini, belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan işlemde davacının kusursuz olduğu ve sözleşmeye aykırı olarak davaya konu 1. kısım ihaleye ilişkin imalât devam ederken davalı EÜAŞ'ın sözleşmeyi iptal etmesi neticesinde davacının zararı ve kâr kaybı olduğunun tartışmasız olduğu, davacının, ihalenin feshi sebebi ile uğradığı zararı ve kâr kaybını davalıdan istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İdarenin dava tarihinden önce usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmüş olması nedeniyle tüm alacağa ihtarın tebliği tarihi olan 06.03.2017 tarihinden sonraki ihtarda verilen 7 günlük sürenin sonu olan 13.03.2017 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin doğru olmadığı, İdare Mahkemesi kararı sonrasında davacı yüklenici ile sözleşmenin uygulanma imkanı kalmadığı ve sözleşmenin ifasının imkânsız hale geldiği, sözleşme sonrası objektif imkânsızlık haline göre uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerektiği, buna göre de davacının ancak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerince geri isteyebileceği, kâr kaybı (olumlu zarar) isteyemeyeceği, mahkemece davacının kâr kaybına ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalının mahkemece hükmedilen menfi zararlara yönelik istinaf nedenlerinin ise yapılan açıklamalar nedeniyle yerinde görülmediği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmenin 1. kısmının davalının kusuru ile feshedildiğini, davalının ihale sürecinde gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının sözleşmeye güven ilkesine aykırı davrandığını, müvekkili lehine vekalet ücretinin dava konusu yabancı para alacağının karar tarihindeki efektif kuru üzerinden belirlenmesi gerektiğini, karar ile hükmedilen yargılama giderlerinin kabul oranına göre yaklaşık %40 üzerinden hesaplama yapılması gerekirken hatalı hesaplandığını beyan etmektedir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde, ihale süreci nedeniyle davacıyla 1. kısma dair sözleşmenin feshinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, mahkeme kararı ile idareye kusur yüklenmemiş olmasına göre davacının masraflarının tazmin yerinin müvekkili idare olmadığını, kararda davacının verdiklerini sebepsiz zenginleşme gereği geri isteyebileceğine karar verilmiş olmakla birlikte hükmedilen Damga vergisi, komisyon karar pulu, Kik payı, ve teminat mektubu komisyon bedeli yönünden müvekkilinin herhangibir zenginleşmesinin bulunmadığını, buna rağmen sorumlu tutulmalarının kabul edilemeyeceğini, damga vergisi, komisyon karar pulu, Kik payı ve teminat mektubu komisyon bedeli yönünden davacının ancak kusuru olan kişi ve kurumlara başvurabileceğini, uygulanan faiz oranı ve faiz başlangıç tarihinin güncel döviz kurlarındaki artış nedeniyle müvekkili idare yönünden haksızlık yaratacağını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki mal alım işine dair sözleşmenin 1. kısmının davalı tarafından feshi nedeniyle menfi ve müspet zararın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı