Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2675 E., 2025/2089 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2675 E., 2025/2089 K. (20.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2675
Karar No
2025/2089
Karar Tarihi
20.05.2025
Konu
Tazminat, Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/2675 E. , 2025/2089 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/158 E., 2024/640 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/168 E., 2023/224 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilince duruşmasız, asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı-karşı davada davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı-karşı davada davacı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının Kayseri ili, ... ilçesi .... Mahallesi, ... ada, ... parseller ile ... ada, ... parsellerde tapuya kayıtlı taşınmazlar üzerine hissedarları ile anlaşıp, arsa payı karşılığı inşaat yapmak için bir adi ortaklık meydana getirdiklerini, adi ortaklık kapsamında inşaatı başlama aşamasına kadar getirdiklerini, ancak daha sonra 30.12.2003 tarihli “Fesih ve devir temlik sözleşmesi -1” ile “Fesih ve devir temlik sözleşmesi -2”başlıklı iki adet adi ortaklık tasfiye sözleşmesi yaparak adi ortaklığa son verdiklerini, bu iki sözleşmeye göre ... ada,.. no'lu parsellerin tüm hak ve yükümlülükleri ile müvekkili davacıya devredileceği ve ilave olarak davalı tarafından .... ada, ... no'lu parsellerin tevhidinden oluşacak parsel üzerinde yapılacak 3 adet bloğun doğu tarafındaki bloktan 3. katın tamamı, 5. katın tamamı ve 7. kattan güney - batı- kuzey cepheli 1 daire olmak üzere toplam 5 dairenin müvekkiline verileceğini, davalıya ise ... ada, ... no'lu parsellerin tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte devredileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmelerin diğer hükümlerinin karşılıklı olarak yerine getirildiğini, ancak davalı tarafından müvekkiline verilmesi gereken toplam 5 adet dairenin bugüne kadar devredilmediğini ileri sürerek, ... ada, ... no'lu parseldeki 5,6,9,10 ve 13 no'lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini mümkün olmaz ise bağımsız bölüm bedellerinin tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı kalmadığı gibi müvekkiline borçlu olduğunu, esasen müvekkilinin 30.12.2003 tarihli sözleşmelerin gereklerinin yerine getirilmesi şartına bağlı olarak davacıya 5 adet daire vereceğini belirtmiş olmakla birlikte davacının sözleşme gereklerini yerine getirmediğini, kötüniyetli eylemleri ile müvekkiline ciddi zararlar verdiğini, kaldı ki müvekkilinin davacının taahhütlerini yerine getireceğine inanarak ve güvenerek davacıya ... ada, ... parselde bahsi geçen 5 dairenin arsa payını da devrettiğini savunarak asıl davanın reddini istemiştir. Karşı davasında ise; tarafların birlikte hareket etmek sureti ile Kayseri ili, .... ilçesi ... Mahallesi ... ada, ... no'lu parseller ile yine ... ada, ... no'lu parseller üzerinde inşaat yapmak üzere arsa sahipleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri yaptığını ve birtakım hak ve yükümlülükler altına girdiklerini, karşı davalının müvekkili ile birlikte hareket etmemesi, verdiği sözlerde durmaması ve müvekkilini haksız şekilde vekaletten azletmesi nedeniyle alınamayan ruhsattan dolayı kaçak inşaat yapmakla suçlanan müvekkilinin ceza mahkemesinde yargılandığını, karşı tarafın kusurlu ve sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı inşaat yapımının gecikmesi, kira kaybı, maliyet artışı, sermayenin çözülüp değerlendirilememesi gibi nedenlerle ciddi şekilde maddi zarara ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, toplam 2.200.000,00 TL maddi tazminatın ve 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/423 Esas, 2008/302 Karar sayılı dosyasında verilen karardaki maddi vakıa tespitlerinin işbu dava dosyası bakımından bağlayıcı olduğu, bağlayıcı olan bu ilamda imarsız 208 m² alanın imarlı 265 m²'ye dönüşmesinin "ortaklığın tasfiyesi sonucunda oluştuğu"nun tespit edildiği, bu artış ile davacının ortaklığın tasfiyesi ile alacağını aldığı, imarsız mülkiyet alanı imarlıya dönüştüğünde azalması gerekirken imarlı arazide hissesinin arttığı, bu durumun bağlayıcı nitelikteki 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile tasfiyede alacağın temini şeklinde tespit edildiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davada ise geçersiz olduğu kesinleşmiş mahkeme ilamı ile tespit edilen adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı talepte bulunulamayacağı, karşı davacının taraflar arasında imzalanan Fesih ve Devir Temlik Sözleşmesi 2 isimli sözleşmeye istinaden talep etmiş olduğu maddi tazminat dışındaki tüm maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davalının azil nedeniyle inşaatın gecikmesine sebebiyet verdiği, durumun söz konusu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile de tespit edildiği, Fesih ve Devir Temlik Sözleşmesi 2 isimli sözleşmenin 15. maddesinde düzenlenen cezai şarta davacının hak kazandığı, manevi tazminat koşullarının ise somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle, karşı davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı vekili ile karşı davada davacı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, karşı davada maddi tazminat olarak talep edilen 2.200.000,00 TL'den karşı davada kabul edilen 375.000,00 TL'nin mahsubuyla reddedilen 1.825.000,00 TL üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ve istinaf dilekçesindeki talebi de dikkate alınarak karşı davalı yararına 190.250,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 55.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, karşı davada davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; kadim tapu hisselerine ilişkin alacağın asıl davanın konusu olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmelerin konu ve içeriklerinin, hak ve yükümlülüklerinin birbirinden farklı ve bağımsız olduğunu, 30.12.2003 tarihli fesih devir ve temlik 1 ve 2 sözleşmelerin konusunun tarafların bizzat kendilerine ait hisseler olmayıp, üçüncü kişiler ile yapılan sözleşmelerden doğan hak ve alacaklar olduğunu, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dava konusunun 15.03.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olduğunu, 30.12.2003 tarihli ortaklığın tasfiyesine ilişkin sözleşmeler ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, her iki davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı hukuki normların farklı olduğunu, davacının toplamda 10 daire alacağı olduğunu, karşı davada davacının inşaatı kaçak ve yasal hakkından fazla yapmaya başlaması nedeni ile davalının gerek kendi hissesi bulunması ve gerekse de adi ortaklık sürecinde 3. kişilere karşı taahhütleri nedeni ile yasal olarak cezai ve mali zararlara uğramasının kuvvetle muhtemel olması, diğer yandan kaçak inşaata göz yummanın da suç olması nedeni ile haklı ve yasal olarak vekaletten azledildiğini beyan etmektedir. 2. Karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; karşı davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin reddedilen kısım üzerinden 190.250,00 TL olarak belirlenmesinin A.A.Ü.T.'nin 13. maddesine aykırı olduğunu, uyuşmazlığın geçersiz inşaat sözleşmesinden değil taraflar arasında düzenlenen protokollerden kaynaklandığını, azilname ve asıl dava davacısı tarafından sebebiyet verilen davalar nedeniyle inşaatın yapımında 84 ay gecikildiğini ve bu gecikme neticesinde de müvekkilinin maddi anlamda zarara uğradığını, manevi tazminat istemleri değerlendirilirken ceza davası dışında yaşanılan sıkıntıların dikkate alınmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Sonuç Asıl ve karşı davalarda uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise bağımsız bölüm bedellerinin tahsili ile maddi-manevi tazminat ve cezai şart alacaklarının tahsili istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle; Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen 2006/423 Esas, 2008/302 Karar sayılı ilamında, taraflar arasında adi yazılı şekilde tanzim edilmiş olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz olduğunun ve asıl davacının imarlı 170 m² hissesini, karşı davacının parselleri tapuya kayıt ettirirken, ortaklığın tasfiyesi amaçlı sözleşmede davacıya verilmesi kararlaştırılan 5 dairenin arsa payını oluşturacak şekilde 265 m² olarak tescil ettirdiğinin, bu tescilin tasfiyesi amacıyla yapıldığının ve davacının tasfiyeden doğan alacaklarını oluşturduğunun kesinleşen hükmün gerekçesinde açıkça belirtildiği, kesin hüküm etkisinin gerekçe yönünden de söz konusu olduğu ve kararın gerekçe yönünde dosyamız davalısı ... tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, tarafların her birinden ayrı ayrı tahsili ile karşı tarafa ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e47798fb1719f77b 6ffa2d704d144b2b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı