Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2598 E., 2025/2113 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2598 E., 2025/2113 K. (21.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2598
Karar No
2025/2113
Karar Tarihi
21.05.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/2598 E. , 2025/2113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/387 E., 2024/691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/204 E., 2023/404 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen 01.09.2013 tarihli arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesini ...’ın imzaladığını, kaşe unutulduğu için kaşenin yine ... tarafından 2017 yılında fesihten önce basıldığını, inşaata başlanmaması üzerine davacının sözleşmeyi feshettiğini noter kanalı ile bildirdiğini, davalının sözleşme konusu 404 ada 10 no'lu parselin tapusunu davacıya devrettiğini ancak 382 ada, 1 parseli devretmediğini, davalı tarafın sözleşmede belirtilen süre içerisinde projeleri, ruhsatları hazırlamadığı gibi, inşaata da başlamadığını, bahse konu taşınmaz üzerine müvekkilinden habersiz ipotek kaydı işlettiğini ileri sürerek, taraflar arasında akdedilen 01.09.2013 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, Malatya ili, ... ilçesi 382 ada, 1 parselde kain taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, taşınmaz üzerine işlenmiş olan ipotek kaydının fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından mahkemeye sunulan sözleşmenin sahte bir belge olduğunu, sonradan düzenlendiğini, mahkemece bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan yalnızca şirketin ticaret sicil adreslerine ve taşınmaya dair aldığı genel kurul karar tarihlerine bakıldığında bu evrakın sahte olduğunun açıkça anlaşılabileceğini, davacı tarafından sunulan sözleşmenin imza tarihinin 2013 yılı olduğunu, ancak müvekkili şirketin 2013 yılında Malatya ilinde faaliyetine devam ettiğini, 2017 yılında ise şirket merkezinin İstanbul’a taşındığını, kaşede ise İstanbul adresinin olduğunu, iki adet parselin davacı ısrar ettiği için satın alındığını, parasının peşin ödendiğini, bir parselin davacı tarafça istendiği için tekrar davacıya satıldığını ve fatura kesildiğini, arsa payı kat karşılığı sözleşmesinin noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılması gerektiğini, aksi durumda yapılacak olan sözleşmenin bağlayıcılığının bulunamayacağını, müvekkili şirketin açıkça mağdur edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin noterde düzenleme şeklinde yapılan sözleşme olduğu, ayrıca taşınmaz satımının da yine tapuda resmi memur huzurunda yapıldığı, resmi senedin içeriğinde yazan bilgilerin aksi ancak aynı kuvvetteki belge ile ispat edilebileceği, davacının dava konusu 382 ada, 1 no'lu parseli 01.10.2013 tarihinde 3952 yevmiye numaralı resmi senetle devrettiği, satış sözleşmesi yapıldığı, bedeli nakden elden aldığını resmi memur huzurunda ikrar ettiği, dava konusu olmayan 404 ada, 10 parsel sayılı taşınmazın da davalı şirket tarafından davacıya 17.04.2017 tarihinde devrettiği, davacının dayandığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin aslını dosyaya sunamadığı gibi aslını sunması halinde dahi mevcut haliyle hukuken zaten geçerli bir sözleşme olmadığı, buna göre davacının satışın gerçek satış olmadığını, arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında devredildiğini, sözleşmenin zamanında hiç ifa edilmemesi sebebiyle feshettiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın tapu iptali ve tescil istemi bakımından reddine, davacının ipoteğin kaldırılması yönündeki talebinin dava konusu ipoteğin kalkmış olması nedeniyle konusuz kaldığı gözetilerek bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu müdürlüğünde yapılan resmi satış sözleşmesi ile davalı tarafa devredildiği, sözleşme içeriğinde satım bedelinin davacı tarafa ödendiğinin belirtildiği, bu durumunu satım bedelinin ödendiği hususunda davalı taraf lehine karine doğurduğu ve bu karinen aksinin aynı güçteki bir delil ile ispatlanabileceği, davanın dayanağının taraflar arasında yapıldığı iddia edilen adi yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu halde, davacı tarafça sözleşmenin aslının sunulmadığı, fotokopisinin sunulduğu, davalı tarafın ise sözleşmeyi inkar ederek sahtecilik iddiasında bulunduğu, bu haliyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin varlığının ispatlanamadığı, davacı tarafın bu sözleşmeyi, tapu müdürlüğünde yapılan resmi satış sözleşmesi karşısında, ancak aynı güçteki bir delil ile veya içeriği/imzası davalı tarafından inkar edilmeyen adi yazılı bir sözleşme ile ispatlayabileceği, soyut tanık beyanlarının davalı iddiaları karşısında, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ispatı için yeterli olmadığı ve 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 190, 200 ve 204. maddeleri çerçevesinde, ispat yükü üzerine düşen davacı tarafça davalıya devredilen hisselerinin bedelsiz olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında geçersiz de olsa bir sözleşme nedeniyle devredildiğinin usulüne uygun, itibar edilebilir bir delille ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmenin tapu devri ile birlikte geçerli hale geldiğini, davalının vergiden kurtulmak için sözleşmeyi adi yazılı şekilde imzaladığını, dava dışı kişilerle bu şekilde düzenlenmiş sözleşmelerin mevcut olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan sürede inşaata başlanmadığından sözleşmenin 07.04.2017 tarihli ihtar ile feshedildiğini, sözleşme konusu diğer parselin müvekkiline iade edildiğini, ancak dava konusu parselin iade edilmediğini, ihtarnamenin tebliğinin davanın ispatı bakımından önem taşımadığını, tanık beyanları ile sözleşmenin varlığının ispat edildiğini, sözleşmeyi imzalayan şirket müdürünün de sözleşmeyi ve tapu devrini kabul ettiğini, kaşenin sözleşmenin imzasından sonra eklenmesinin sözleşmeyi geçersiz hale getirmediğini, davalının dava konusu parselin bedelini ödediğini ispat edemediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan fesih, tapu iptali ve tescil ile ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalıya ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d86c5d71c0765ba9 84a0bb927b82a768

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı