6. Hukuk Dairesi 2024/1988 E. , 2025/2130 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/204 E., 2024/418 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/874 E., 2023/692 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili yüklenici ile davalı şirket arasında imzalanan 24.04.2008 tarihli sözleşme ile İstanbul İli, .... İlçesi, ... Mahallesi, 61 ada, 37 parsel üzerinde Silivri-2. Etap ... Toplu Konutları 1.Bölge olarak gösterilen alanda A-Tipi (75 m2) 8 blok 480 Adet daire (Bağımsız bölümler ve ortak alanları) dahil olmak üzere konut inşaatları ile alt yapı ve çevre düzenleme işlerini müvekkil yüklenici firmanın kat karşılığı - hasılat paylaşımı yöntemi ile üstlendiğini, davalı şirkete karşı İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/297 E. sayılı davası açılarak .... Silivri 2.Etap ... Konutları 1. Bölge Konut İnşaatları Yapım İşine dair geçici ve kesin kabul işlemlerinin mahkemece yapılmasının ve taraflar arasındaki kesin hesabın mahkemece tespitinin talep ve dava edildiğini, dava devam ettiği sırada davalı şirketin Anasözleşme ve ek sözleşme kapsamında uhdesinde bulunan Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş'nin 24.04.2008 tarih 89434 sıra no'lu ve 750.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunu 22.10.2020 tarihinde haksız olarak nakde çevirdiğini, daha sonra İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinde devam eden davanın 11.04.2022 tarihinde karara çıktığını ve devralan .... İç ve Dış Ticaret Ltd.Şti'nin dava konusu yapım işi nedeniyle davalı idareden 363.335,49 TL alacaklı olduğuna hükmedildiğini, davalı şirketin borçlu olduğu bir yapım işi nedeniyle yargılama devam ettiği sırada uhdesinde bulunan kesin teminat mektuplarına el atarak nakde çevirmesinde her hangi bir hukuka uygunluk olmadığını ileri sürerek, davalı şirket tarafından haksız olarak nakde çevrilip irat kaydedilen kesin teminat mektubu bedeli olan 750.000,00 TL'nin irat kaydedildiği 22.10.2020 tarihinden itibaren ticari reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, arabuluculuğa başvurulmadığından davanın reddi gerektiğini, anılan davanın konusu ile huzurdaki davanın konusu birbirinden farklı olup bununla birlikte ilgili dosya hakkında kesinleşmiş herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığını, yüklenicinin taahhüdünde olan işlerin yerine getirilmemesi ve borçların ödenmemesi sebebiyle davaya konu teminat mektubunun nakde çevrildiğini savunarak davanın reddini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 5. maddesinde yapılan değişiklik ile 01.01.2019 tarihinden sonra açılan ticari davalarda tazminat ve alacak niteliğindeki davalarda, dava şartı niteliğindeki 6325 sayılı Arabuluculuk Yasası'nın zorunlu arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesinin uygulanması gerektiği, davacının arabuluculuğa başvurmadığı gerekçesiyle arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ön inceleme duruşmasında davanın arabuluculuk dava şartından reddine karar verilmiş olması nedeniyle müvekkili lehine dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, 9.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c0fea8adad046c7d 0b6f4371df9b2b5f