6. Hukuk Dairesi 2024/2487 E. , 2025/3113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1694 E., 2024/914 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/217 E., 2021/517 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalılar vekili ile davalı-karşı davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı idare arasında ... Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü hizmet binasının götürü bedelle yapımına ilişkin 26.10.2016 tarihinde sözleşme imzalandığını, 18.10.2018 tarihinde işin tamamlanma oranı %90'ının üzerinde olmasına rağmen davalı idare tarafından eksikliklerin giderilmesi için gereken makul süre tespit edilmeden ve tespit edilecek sürede eksikliklerin giderilmesi imkanı davacılara sağlanmadan sözleşmenin feshedildiğini ve teminatların irat kaydedildiğini, yapılan fesih işleminin objektif iyiniyet ve dürüstlük ilkelerine aykırı haksız bir fesih olduğunu ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, nakde çevrilerek irat kaydedilen teminat bedelinin nakde çevrildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile haksız fesih neticesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydıyla mahsup, takas ve kesinti nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA 1-Davalı vekili cevap dilekçesinde ve karşı davasında özetle; 26.10.2016 tarihinde imzalanan sözleşmede işin yer tesliminden itibaren 400 gün içinde tamamlanmasının kararlaştırıldığını, ancak tarafların karşılıklı mutabakatı sonrasında 21.12.2017 olan iş bitim tarihine 101 gün daha eklenerek yeni iş bitim tarihinin 01.04.2018 olarak belirlendiğini, davacının ilk olarak 25.04.2018 tarihinde verdiği dilekçe ile geçici kabul talebinde bulunduğunu, ancak işin tamamlanmadığının ve geçici kabule hazır olmadığının tespit edildiğini, 19.07.2018 tarihinde davacılara ihtarname gönderilerek 10 gün içinde işin tamamlanması aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, ihtarnameyi 30.07.2018 tarihinde tebliğ alan davacıların 01.08.2018 tarihinde geçici kabul yapılmasına ilişkin yeniden talepte bulunduklarını, ancak yapılan incelemede işin geçici kabule hazır olmadığının anlaşıldığını, eksik işlerin tespit edildiğini, davalı idarenin sözleşmeyi hemen feshetmeyip bir süre daha beklediğini, 25.09.2018 tarihinde yeniden davacılara ihtarname göndererek işin 10 gün içinde tamamlanması aksi halde sözleşmenin feshedileceğini bildirdiğini, ihtarnameyi 28.09.2018 tarihinde tebliğ alan davacılar tarafından 15.10.2018 tarihinde bir kez daha geçici kabul yapılması yönünden talepte bulunulmuş ise de, yapılan incelemede işin tamamlanmadığının anlaşılması üzerine 18.10.2018 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini ve teminatların gelir kaydedildiğini, davacılara iki defa ihtarname gönderilmesine ve davacılar tarafından da üç defa geçici kabul talebinde bulunulmasına rağmen işin süresinde tamamlanmaması nedeniyle 4735 sayılı Yasa'nın 20/a maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 47. maddesi uyarınca sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiş; karşı davasında, taraflar arasındaki sözleşmenin 25/2. maddesi uyarınca davalıların işin tesliminde 200 gün gecikmelerinden dolayı 200 gün karşılığı 559.920,00 TL gecikme cezası uygulandığını, 24 gün karşılığı 67.200,00 TL'nin 12. hakedişte davalılardan kesildiğini, bakiye 492.720,00 TL gecikme cezası ile fesih nedeniyle fesih tarihi itibarıyla güncellenmiş teminat tutarı olan 395.908,92 TL'nin davalılar tarafından ödenmesi gerektiğini bununla birlikte davalıların hakediş alacağının KDV hariç 625.459,88 TL olduğunu, fatura kesmedikleri için KDV isteyemeyeceklerini, ara hakedişlerden %3 oranında kesilen geçici kabul eksikliklerine ilişkin alacaklarının da 114.968,08 TL olduğunu, davalılara ödenmesi gereken toplam 740.427,96 TL, davalıların ödemesi gereken toplam 888.628,92 TL gecikme cezası ve teminat bedelinden düşüldüğünde davacı idarenin halen 148.200,96 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, bu bedelin temerrüt tarihi olan 07.02.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. 2-Karşı davada davalılar vekili savunmalarında; davaya konu imalâtların pursantaj ve seviye tespit oranının eksik hesaplanması nedeniyle alacak kalemininde yanlış hesaplandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ... Rehberlik ve Araştırma Merkez Müdürlüğü Hizmet Binası Yapım İşine ilişkin imzalanan sözleşmenin 25’inci maddesinde süre uzatımı halleri hariç, yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezasının uygulanacağının ve yaşanan gecikme için gecikilen her gün için sözleşme bedelinin on binde altısı oranında gecikme cezası uygulanacağının hüküm altına alındığı, dosya içerisinde bulunan tespit tutanaklarında davacının yüklenmiş olduğu edimi belirlenen süre aralıklarında yapmadığı, davalı tarafın bu yönü ile eksik işlerin yapılması için süre verdiği, her defasında işlerin öngörülen gerçekleşme oranının gerisinde kaldığı, işin %90 civarında kalması ve yapılmamasına dayalı olarak davalı idare tarafından sözleşmenin feshedilmesinin ve belirlenen cezai şartların istenilmesinin haklı sebebe dayandığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 9.2 maddesinde işi bitirme tarihinin yer tesliminden itibaren 400 gün olarak kararlaştırıldığı, ancak işe başlanmasından sonra hafriyat çalışmaları esnasında üst ve yan yollarda kaymalar meydana gelmesi nedeniyle işin durdurulduğu, fiili olarak çalışmalara devam etme olanağı olmadığından taraflar arasında mutabakat metninin hazırlandığı ve toplamda 101 gün süre uzatımı verilerek işin bitim tarihinin 01.04.2018 olarak yeniden tespit edildiği, ... İl Özel İdaresinin 19.07.2018 tarihli yazısı ve sonrasında 25.09.2018 tarihli yazısı ile tutanak altına alınan eksikliklerin 10 gün içinde giderilerek işin geçici kabule hazır hale getirilmesi aksi halde 4735 sayılı Yasa'nın 20/1/a, Sözleşmenin 26 ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 47/2-a maddeleri uyarınca sözleşmenin fesih edileceğinin davacılara ihtar edildiği ve işin tamamlanmadığının tespiti üzerine 18.10.2018 tarihli olur ile sözleşmenin fesih edilerek kesin teminatın gelir kaydediliği, fesihten önce gerekli ihtarların yapılmış olması dikkate alındığında işin büyük bir kısmının tamamlanmış olmasının sonuca etkili olmadığı, aradan geçen süre dikkate alındığında feshin hakkaniyete ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı gibi taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine uygun ve haklı olduğu, sözleşmenin 25. maddesi kapsamında 01.04.2018 tarihinden sözleşmenin fesih edildiği 18.10.2018 tarihine kadar 200 gün için gecikme cezası hesaplandığı, davacıların başkaca rapora itirazlarının olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, karşı davada 05.02.2019 tarihli yazı ile dava konusu alacağın yazının tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde belirtilen hesap numarasına ödenmesi talep edildiğinden yazının davacılara tebliğ edildiği 07.02.2019 tarihinden 10 gün sonrasında 18.02.2019 tarihinde temerrüt gerçekleştiği, mahkemece tebliğ tarihinin temerrüte esas alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının karşı dava yönünden kaldırılmasına karşı davanın temerrüt tarihi 18.02.2019 olarak belirlenmek suretiyle kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı-karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi tarafından düzenlenen ilk raporda fesih işleminin hukuka uygun olduğu değerlendirmesi yapılırken, yapılan işin fesih tarihi itibarıyla geldiği noktanın dikkate alınmadığını, yüklenicinin geriye kalan %6 oranındaki eksik işleri tamamlama iradesinden hiç bahsedilmediğini, işin geldiği seviye dikkate alındığında feshin haksız ve hakkaniyete uygun olmadığını, işin büyüklüğü dikkate alınarak işin tamamlanması için gerekli olan ve davacılara ihtarnamede tanınması gereken süreninde bilirkişice belirlenmediğini, 10 günlük sürenin işin tamamlanması için yeterli olmadığını, 15.10.2018 tarihinde davalı kuruma verdikleri dilekçe ile işin geçici kabulün yapılasının istendiğini, davalı idare tarafından eksikliklerin neler olduğu ve bunların tamamlanması için ne kadar süre gerektiği tespit edilmeden %93 oranında tamamlanmış bir işin 18.10.2018 tarihinde feshedildiğini, bu oranda tamamlanmış bir inşaatın başka bir yükleniciye yaptırılmasının idarenin de zararına yol açacağını, bu husustaki itirazlarının değerlendirilmesi için yeni bir bilirkişiden rapor alınması taleplerinin haksız olarak reddedildiğini, ek raporda da işin bitiş seviyesinin tespiti bakımından yeterli bir araştırma yapılmadığını, gecikme cezasının hesaplanmasında somut verilere dayanılmadığını, davalı idarenin hesaplamasının olduğu gibi kabul edildiğini, düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağını beyan etmektedir. 2-Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; karşı davada hüküm altına alınan davacıların hakediş alacakları mahsup edildikten sonra ödenmesi gereken gecikme cezası ve güncelenmiş teminat tutarına ilişkin bedelin ödenmesi için davacılara gönderilen ihtarnamenin davacılara 07.02.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacıların tebliğ tarihi itibarıyla temerrüte düştüklerini, Bölge Adliye Mahkemesinin bu hususta İlk Derece Mahkemesi kabulünün aksine kararı kaldırarak temerrüt tarihini 18.02.2019 olarak belirlenmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve karşı davada sözleşmenin feshinin ve teminat mektuplarının irat kaydedilmesinin haklı olup olmadığına ve alacak istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c092c29a785d7071 85d859bb314e9f96