Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/2262 E., 2025/2981 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2262 E., 2025/2981 K. (18.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2262
Karar No
2025/2981
Karar Tarihi
18.09.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/2262 E. , 2025/2981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/285 E., 2022/391 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı olan 2 kısım muhtelif yazlık gömlek alım işi için Milli Savunma Bakanlığı Genel Kurmay Başkanlığı ... Tedarik Bölge Başkanlığı tarafından yapılan ihalenin davalı ... uhdesinde kaldığını, müvekkili idare ile davalı arasında mal alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmede 1. kısım olarak belirtilen 40.000 adet gömleğin iki taksit halinde teslim edileceğinin düzenlendiğini, birinci taksit ve ikinci taksit olan gömleklerin gecikmeli ve hatalı olarak teslim edildiğini, bunun üzerine 11.10.2011 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili idare tarafından ilk ihalede alımı yapılmayan gömleklerin de dahil olduğu yeni bir ihale yapıldığını, davalının üzerinde kalan ilk ihalede gömleğin ihale birim fiyatının 13,20-TL, en düşük ikinci teklifin birim fiyatınında 15,80-TL olduğunu, feshedilen sözleşme yerine yapılan ikinci ihalede gömlek birim fiyatının ise 18,90-TL olduğunu, bu durumda da 124.000,00-TL Hazine zararı meydana geldiğini, davalıya meydana gelen hazine zararının ödenmesi için 24.12.2012 tarihli yazı gönderdiklerini, ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 124.000,00-TL Hazine zararının ilk ihale tarihi olan 28.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı idarenin kaçırılmış fırsat olarak belirtilen menfi zararını talep edebilmesi için öncelikle her iki ihalede de alınan malın aynı mal olması ve aynı miktar olması gerektiğini, her iki ihalye konu edilen malların çeşit, beden, ebat, kullanılacak hammadde değişikliğinin yanısıra ürünlerin kontrolünde izlenecek yolların farklı olduğunu, yine 2. ihalenin makul sürede yapılmadığını, idarenin kendi kusuru ile zarara sebep olduğunu, bu nedenle menfi zarar tazmini talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.12.2014 tarihli kararı ile; davanın kabulü ile 124.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 04.12.2014 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 22.05.2018 tarihli 2017/26 Esas, 2018/2089 Karar sayılı ilamı ile mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava kabul edilmişse de, bilirkişi kurulunda tekstil konusunda uzman bilirkişi bulunmadığı, davacı idarenin ikinci ihaleyi aynı koşullarda yapıp yapmadığı ve makul sürede yapılıp yapılmadığı hususunun teknik bir konu olduğu, HMK'nın 266. maddesi uyarınca teknik bilirkişi vasıtasıyla işin esasının incelenmesinin zorunlu olduğu, aralarında tekstil mühendisinin ve ihale konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla işin esasının incelenerek sözleşmenin aynı koşullarda yapılıp yapılmadığı konusunun da değerlendirilerek, idarenin (5) aylık ihale süresinin makul olup olmadığı hususunun tartışılması ve BK'nın 98. maddesi delaletiyle BK'nın 43 ve 44. maddesi gözetilerek zararın artmasına sebebiyet verilmemesi bakımından ikinci ihalenin makul süresinin tespiti ile bu sürede ihale yapılmış olsaydı, bu süredeki birim fiyat belirlenip, ilk ihaledeki ikinci düşük teklif arasındaki farkın idare zararı olarak belirlenerek, gömlek sayısı ile çarpılarak idarenin alacağı hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek karar bozulmuş, bozma nedenine göre de davacı idarenin faize ilişkin temyiz itirazları incelenmemiştir. 2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma sonrası celp edilen Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/59 Esas sayılı dosyasında eldeki dosya tarafları arasında yapılan ihale neticesinde 28 no.lu sözleşme için aynı taleple açılan davanın görüldüğü, mahkemece 17.11.2015 tarihinde kabul kararı verildiği ve kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/3399 Esas, 2018/11077 Karar sayılı ilamı ile 22.11.2018 tarihinde onanmasına karar verildiği, onama kararı ile kesinleşen karara konu dava dosyasındaki tüm davacı iddia ve dayanaklarının eldeki davadaki iddia ve dayanaklar ile aynı olduğu, yalnızca ihaleye ve sözleşmeye konu gömlek çeşidinde küçük bir farklılığın olduğu, davaya konu sözleşmelerin farklı olması nedeniyle davalı vekilinin kesin hüküm itirazının yerinde olmadığı, anılan dosyada her iki ihale arasında yaklaşık bir yıllık sürenin geçmiş olduğu, eldeki ihtilafta ise ihaleler arasında 5 aylık bir sürenin geçmiş olduğu, makul sürede ihale yapılmadığı savunmasının güçlü delil niteliğindeki anılan karar gereği dinlenemeyeceği, davacının keşide ettiği ihtarnamenin davalıya 03.01.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 24.01.2013 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 124.000,00.-TL tazminatın 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; faiz başlangıç tarihinin, ihalenin yapıldığı ve zararın doğduğu 28.04.2011 tarihi olması gerektiğini, yine reeskont faizi yerine yasal faize hükmedilmiş olmasının da bozmayı gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece bozma ilamına uyulmasına ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna rağmen karara gerekçe olarak farklı bir ihaleye ait Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/59Esas sayılı dava dosyasında verilen kabul kararının esas alındığını, Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/59 Esas sayılı dava dosyasının konusunun gerekçeli kararından da anlaşılacağı üzere, tamamen farklı bir ihalenin konusu olduğunu, eldeki davada karar düzeltme aşamasından dahi geçen bozma ilamı bulunduğunu, farklı bir ihaleye dair dava dosyasının kesinleşmesinin delil gibi değerlendirilmesinin bozma ilamnındaki gerekçelerin yok sayılması sonucunu doğurduğunu, bozma ilamı sonrası dosya kapsamında düzenlenen raporda zarara dair yapılan hesaplamaların tamamıyla hatalı olduğunu, mahkemece ek rapor alınmasına ilişkin karardan rücu edilerek bozma ilamına aykırı olarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde hüküm tesis edildiğini, dosya kapsamında düzenlenen 30.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda; makul sürenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 13. maddesinde belirtilen ihale ve ilan süreleri uyarınca 1 ay olabileceği değerlendirmesi yapıldığını, makul sürenin tespitine itirazlarının bulunmadığını, iki ihale şartnamesinin farklılığına ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, birinci ve ikinci ihale konusu malların çeşit, beden, ebat, kullanılacak hammadde ve bu ürünlerin kontrollerinde izlenecek yollar ile şartnameleri bakımından farklılıklar olmasına rağmen bilirkişiler tarafından hatalı olarak aynı olduğunun belirtildiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken faiz başlangıç tarihini 24.01.2013 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iki ihale arasındaki fark nedeniyle oluşan idare zararının tazmini istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Temerrüt faiz oranı yönünden, 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesinde yasal faiz, 2. maddesinde ise temerrüt faizi düzenlenmiş, 2/2. maddesinde ticari işlerde temerrüt faizinin maddedeki tarih ve oranlara göre belirlenecek avans faizi oranında istenebileceği belirtilmiştir. Avans faizi olarak veya bu anlama gelecek şekilde oran belirtilerek açık talep var ise buna göre talep farklı bir orana ilişkin ise taleple bağlılık ilkesinin düzenlendiği 6100 sayılı HMK’nın 26/1. maddesine göre talepten fazlaya hükmedilemeyeceğinden taleple bağlı kalınarak uygulanacak faiz türü belirlenmelidir. Bu belirlemede, taleple bağlılık ve hakimin hukuku resen uygulaması ilkelerinin sentezi olarak değerlendirebileceğimiz "kural aşılmaksızın taleple bağlılık ilkesi" de gözardı edilmemelidir. Çünkü talepteki miktarla bağlılık yanında, kuraldaki miktar da aşılmamalıdır. Bu nedenle avans faizi isteme hakkı bulunan tarafın reeskont faizi istemesi halinde, reeskont oranını geçmemek üzere avans faizine hükmedilmesi gerekir. Dava dilekçesinde reeskont faizi talep edilmiş olup, mahkemece taleple bağlılık kuralı gözetilerek reeskont oranını geçmemek üzere avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm bölümünün “1” no.lu fıkrasında yer alan “yasal faizi” ibaresinin çıkartılarak yerine “reeskont faizi oranını geçmemek üzere avans faizi” kelimesinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 975af9b04e7c13c4 458b9c3090983936

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı