6. Hukuk Dairesi 2024/2218 E. , 2025/3023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/750 E., 2024/185 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ... Alışveriş Merkezi Projesi İnce İşleri Kapsamında çatı işlerinin yerine getirilmesi amacıyla 15.05.2015 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığını, davalı ... tarafından işin süresinde ifa edilmediğini, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca 04.08.2015 tarihinde teslim etmesi gereken işi 15.10.2015 tarihinde teslim ettiğini, işin tesliminde 71 gün gecikme olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin 5. maddesinin atfı ile 11/k maddesi uyarınca sadece 20 günlük ceza kesintisi uyguladığını, esasen TBK'nın 179/2. maddesi gereğince iş bu cezanın ifaya ekli ceza olup, müvekkilinin de hem işin ifasını hemde cezanın ödenmesinin istediğini, ilgili maddeye göre günlüğü 15.000,00 TL'den 20 günlük, 300.000,00 TL gecikme cezası talepleri olduğunu, müvekkili tarafından davalıya gönderilen ... Noterliği'nin 25.03.2016 tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile sözleşme konusu işin kesin hakedişinin tebliğ edildiğini, daha sonra ... Noterliği'nin 27.04.2016 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesiyle de daha önce gönderilen hakedişte yer alan kesintilere ilişkin faturaların detayları ile birlikte davalıya gönderildiğini, sözleşmenin 11/g bendi uyarınca iş sağlığı ve güvenliği kurallarına aykırı davranılması sebebiyle uygulanan 7.500,00TL ceza bedeli ile sözleşmenin 15. maddesi uyarınca davalının ödemekle yükümlü olduğu 40.006,50 TL şantiye saha gideri ile, 35.714,75 TL şantiye saha giderlerine katılım payı tutarı olmak üzere toplam 383.221,25 TL'nin temerrüt tarihi itibariyle en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2- Birleşen dosyada, davacı ... Şti. vekili; asıl davada cevap dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları ile müvekkilinin ödenmeyen bakiye hakedişleri nedeniyle davalı hakkında ... . İcra Müdürlüğünün 2016/13677 esas sayılı dosyasında 433.030,09 TL asıl alacak 3.950,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 436.980,75 TL tutarındaki alacağın tahsili için icra takibine giriştiklerini, davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek, öncelikle dava konusu alacağın dava sonunda tahsilinin imkansız hale gelmemesi için, davalının asıl işveren ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.'de bulunan hak ve alacakları ile teminat mektuplarının davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve davalının icra takibine yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 15.05.2015 tarihli sözleşme ile müvekkilinin iş sahasını 19.05.2015 tarihinde teslim aldığını, çatı kaplamasının yapılabilmesi için ilk önce A bloktaki oluk imalâtlarının yapılması gerektiğinden teslim alınan iş sahasında hemen işe başlanamadığını, müvekkilinden kaynaklanan gecikme bulunmadığını, müvekkiline şantiye sahasını teslim eden davacı şirket yetkilisinin 25.06.2015 tarihli mailinde, müvekkilinin A bloktaki işe 25.06.2015 tarihinde başlayabileceği bildirildiğinden işe başlama tarihinin 25.06.2015 tarihi olarak kabulü gerektiğini; davalı şirketin 01.09.2015 tarihli mail mesajından da B bloktaki torklama işleminin ancak 31.08.2015 tarihinde tamamlandığının ve müvekkilinin 01.09.2015 günü B blok çatı kaplama işine başlayabildiğinin anlaşıldığını; sözleşme kapsamına göre, iş miktarında % 30 civarında artış meydana geldiğinden sözleşmedeki süreye bu oranda süre eklendiğini, ilave işler ile birlikte sürenin 04.10.2015 gününe tekabül etmesine rağmen müvekkilinin 01.10.2015 tarihinde imalâtları tamamladığını, ... AVM'nin şantiyesini 02.10.2015 günü SGK'dan kapattığını ve işi davacıya teslim ettiğini ve davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin teslim aldığını; davacının müvekkili tarafından yapılan imalatlar nedeniyle düzenlenen hakedişdeki bakiye alacağı ödemediğini, davacı yanın ceza bedelini dayandırdığı TBK'nın 179/2. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediğini, davacı tarafından işin teslimine kadar veya teslim tarihinde cezai şarta ilişkin ihtirazı kayıt ileri sürmediğini, iş tesliminden 4 aya yakın bir zaman sonra ihtarnameye dercedilen talebin davacıya TBK'nın 179/2. maddesine dayalı talep hakkı vermeyeceğini, davacının gecikme cezasını keyfi olarak hesapladığını, açıklanan nedenlerle gecikme olmadığını, müvekkili tarafından her türlü güvenlik önleminin alındığını, ayrıca şantiye gideri ve şantiye saha giderlerine katılım payı adı altında borçları bulunmadığını, bu giderlerin aylık olarak hakedişlere yansıtılacağını ve %3 oranında kesinti yapılması gerektiğini ve ödenmiş olduğunu beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli kararı ile sözleşmenin 5. maddesinde iş sonu tarihinin 04.08.2015 olarak belirlenmesine ve iş programına da harfiyen uyulacağı belirtilmesine rağmen işin tamamını kapsayan onaylı bir iş programı bulunmadığı, anasözleşmeye ekli iş programına rastlanmadığı, birden fazla taşeronun hangi tarihte hangi alanda imalat yapacağı, gecikmenin neye göre belirleneceği yönünde bir program olmadığı; ortada asıl işveren tarafından baştan yapılmış ve sonuna kadar uygulanmış onaylı bir iş programı bulunmadığı; işler günlük olarak ve taraflar arasında zımni kabullerle yürütüldüğü; davacının, teslim tarihine kadar ve sonrasında davalıya, geç teslime dair noterden her hangi bir uyarı ihtarı bulunmadığı; taraflar arasında mail yazışmalarında davacının da işyeri tesliminde gecikme yarattığı, dolayısıyla hem davacının hem de davalının işin yürütülmesinde gecikme yaşadıklarının anlaşıldığı; mail yazışmalarında davacının süre uzatımına onay verdiği ve davacı tarafından en son 06.10.2015 tarihinde bir değerlendirme raporu düzenlendiği, dolayısıyla bu tarihte işin teslim edilmiş olduğu; bilirkişiler heyeti raporunda da eksik ve hatalı imalatların 4 gün içinde yani 10.10.2015 tarihine kadar bitirilebileceği kanısı ile teslim tarihinin 10.10.2015 olarak kabul edildiği ve gecikme süresinin 4 gün olarak kabul edilebileceğinin mütaala edildiği; yapılan işte, işveren davacı kaynaklı gecikme olduğu açıkça tespit edilmiş olduğundan, taşeron davalı tarafından da ek süre kullanacağını; davalı yanın işe başlamada nihai onay tarihinin 25.06.2015 tarihi olduğuna ve bu tarihe göre teslim tarihi 10.10.2015 günü kabul edilse dahi gecikme olmadığına ilişkin savunmalarının haklı kabul edildiği; zira davacının her kalemde - aşamada işlemlere proje detaylarına ilişkin onay vermesi gerektiği, davacı yetkilisi tarafından ilk mail mesajının 16.06.2015 tarihinde gönderildiği, mesajda " Önümüzdeki hafta başı oluk imalatlarına başlayacağız, bu hafta sigorta açılışı ve mobilizasyon işlemlerini tamamlamanızı rica ediyorum." denildiği, davacı şantiyedeki, bir önceki aşama işleri tamamlayamadığı için, bir grup işin 22.06.2015 haftasına ertelendiği, diğer taşeron şirketler ve davalının 22.06.2015 tarihinde şantiye sahasına girebildikleri, davalının şantiye düzenini kurduğu ve davacı isteği doğrultusunda bir kaç kez revizyon yapıldığı, son olarak 25.06.2015 günü davalı şirket yetkilisi ... ile davacı şirket yetkilisi ... arasındaki mail mesajı doğrultusunda, davacının imalata başlama konusunda onay verdiği ve işe 25.06.2015 tarihinde başlandığı, buna göre ve yine B blok ile ilgili torklama işinin bitmesinin beklenmesi sebebiyle 01.09.2015 günü başlanan işin, 05.10.2015 günü bitirildiği ve taraflar arasında yazılı programa bağlı olmayan işin, fiilen yapılan işler ve tarafların birbirlerine gönderdikleri e-maillerle, işe başlama tarihine göre süresinde yapıldığı, teslimin 06.10.2015 tarihinde yapıldığının kabul edildiği; zira bu tarihte değerleme raporu düzenlendiği, eksik işler olsa da işin kabul edildiği, davacı yüklenici tarafından hiçbir ön koşul ileri sürülmediği; hatta teslim tarihi 10.10.2015 tarihi kabul edilse dahi aynı olguların ileri sürülebileceği; davacının, davalıdan TBK'nın 179/2. maddesine dayalı ifaya bağlı ceza-i şart talep ettiği; oysa hiçbir ön koşul ileri sürmeksizin işi teslim almakla ceza koşulunun tahsilini isteyemeyeceği; hükme dayanak edilen bilirkişi raporunda 4 günlük gecikme olduğu varsayılabileceği ancak, bu husutaki takdirin hukuki yorum gerektirip mahkemeye ait olduğu bildirilmiş olmakla ve Yargıtay 15 Hukuk Dairesi'nin 2012/5483 - 2013/4240 E.K. sayılı 27.06.2013 tarihli kararı, YHGK'nın 2013/19-690-2014/507 E.K. sayılı 09.04.2014 tarihli kararları göz önüne alındığında ve sözleşmenin 5. maddesinde ilave işler için ilave süreler taraflarca yazılı olarak belirlenir hükmü referans alınarak her ne kadar taraflar arasında ek süreye dair yazılı bir sözleşme yok ise de mail mesajlarıyla davacının da onayıyla ek süreler kullanıldığının açık olduğu, davalı tarafından işin geç teslim edildiğinin söylenemeyeceği, kaldı ki iş geç teslim edilmiş olsa dahi davacının ön koşul ileri sürmeksizin işi teslim aldığı, bu sebeple işin geç tesliminden dolayı davacının cezai şart alacağı talep edemeyeceği, yargılama sırasında ... Gayrimenkul A.Ş. tarafından, açılış tarihinde eksik işler arasında çatı işlerinin olmadığı, ayrıca gecikilen işler nedeniyle herhangi bir ceza uygulanmadığının bildirildiğinden, davacı yanın 20 gün üzerinden talep ettiği gecikmeden kaynaklı cezai şart talebinin reddine karar verildiği; bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda İSG ceza bedellerinin talep edilebilir olup olmadığının hukuki bir uyuşmazlık olduğu ve bu nedenle yapılacak hesaplamada dikkate alınmayacaklarının belirtildiği; davacı yan tarafından, iş güvenliği uzmanı ... tarafından ceza tutanağı tutulduğu, ceza kesilen ihmalin fotoğraflandığı, davalının mail yazışmalarında iş güvenliği önlemlerine uyulması hakkında uyarıldığı, ceza tutanaklarından bahsedildiği, davalının maillere herhangi bir itirazı olmadığı iddia edilmiş ise de, ceza tutarının geçici hakedişlerde yer almaması, kesin hakedişte istenemeyeceği anlamını taşımadığı kabul edilmiş, ancak İSG ceza tutanaklarında tarafların imzasının olmadığı ve bu tutanakların usulüne uygun tebliğ edilmediği sebebiyle ve dahi davalı yanın bütün iş güvenliği önlemlerinin alındığına, herhangibir iş kazası olmadığına, davacı tarafından deliller arasında sunulan fotoğraf ve tutanakları kabul etmediklerine dair beyanları karşısında, davacı yanın tek taraflı düzenlediği ve dayandığı ancak her iki taraf yetkililerin imzası bulunmayan tutanaklara itibar edilemediğinden davacının İSG cezası talep edemeyeceği kabul edilerek talebin reddine karar verildiği; davacının, sözleşmenin 15. maddesine dayalı olarak şantiye saha gideri ve saha giderine katılım payı talep ettiği, bilirkişiler heyeti raporunda tespit edildiği üzere kesin hesaplarda kesintiler kısmında görünen cezalar, malzemeler, yemekler kalemi için taraflar arasında herhangi bir ihtilaf olmadığı, 40.006,00 TL'lik kesintinin her iki tarafın da düzenlediği hakedişte mevcut olduğunun anlaşıldığı; bunun dışında davacının 35.714,75 TL şantiye saha gideri katılım payı talep etttiği; sözleşmenin 15. maddesinde taşeronun yararlanacağı elektrik, su, yemek, konaklama, iş iskelesi, mobilizasyon araçları, şantiye iş güvenlik sistemi, şantiye ortak giderleri hizmetleri karşılığı her ayki hakedişin %3'ü kesinti yapılacağının bildirildiği; kesilmiş olan 40.006,50 TL'lik bedelin detayı incelendiğinde, yemek, iş güvenliği hizmet bedeli, sarf malzeme bedelinin bu kalem içinde olduğunun belirlendiği; ancak su, elektrik, konaklama, iş iskelesi, vinç vb. giderlerin bu kalem içinde olmadığı; kalem içinde yer alan yemek, iş güvenliği giderleri, sarf malzeme (yelek gibi) bedeli olarak 20.285,15 TL'nin bahsedilen iş kalemine dahil olduğu, yani 19.721,35 TL davalı şirketin kendi harcaması, 20.285,15 TL ise sözleşmenin 15. maddesinde bahsedilen %3'lük kesinti kapsamında yapıldığı, %3'ten bakiye kalan bedelin davalının hakedişinden düşülmesi gerektiği, bunun da kesin hesapta nazara alındığı, dolayısıyla davacının ayrıca sözleşme 15. maddeye dayalı olarak şantiye harcamaları ve saha gideri katılma payı kesin hesapta ve bilirkişi ek raporu kesin hakediş hesabında ... adına şantiye harcamaları 19.721,35 TL ve %3 saha giderleri katılım payı 35.354,75 TL olarak hesaba alınmakla artık davacıdan bu bedellerin ayrıca ve yeniden talep edemeyeceği anlaşıldığından bu talebinde reddine karar verildiği gerekçesi ile davacının alacak talepleri haklı ve yasal görülmediğinden asıl davanın reddine karar verilmiş; birleşen dava yönünden; bilirkişiler tarafından ve asıl davada talep edilen alacaklar incelenirken hesap edilen kesin hakediş raporuna göre ve davacı ve davalı yanın itirazları ile özellikle davacı ...'nın kompozit çatı kaplaması yapılması işinin metraj olarak 300 m², birim fiyatın ise 40.000,00 TL olduğunu kabulü ve bu doğrultuda davalı ...'in 17.05.2018 tarihli, "davacının kabul beyanının yerinde olduğuna" dair beyanları doğrultusunda düzenlenen 08.10.2018 tarihli bilirkişiler heyeti ek raporuna göre kesin hakedişin; ... marka çatı kaplaması yapılması 1.045.238,68 TL; çatı deresi yapılması 133.252,94 TL; ... marka çatı kaplaması yapılması 12.000,00 TL; ... adına şantiye harcamaları 19.721.35 TL; % 3 saha giderleri katılım payı 35.354,75 TL; kesintiler toplamı 55.076,10 TL; kesin hakediş tutarı 1.135.415,52 TL; KDV %18 204.374,79 TL olmak üzere kesin hakediş tutarı toplam 1.339.790,32 TL olarak tespit edildiği, davalı ...'in toplam 889.478,94 TL ödeme yaptığı, davacı taşeron ...' nın ancak birleşen davada alacak temlik edilmekle davacı ... Metal Makina .... Ltd. Şti'nin kesin hakedişten bakiye 450.311,38 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davacı ... - temlik alan ..., ... . İcra Müdürlüğü'nün 2016/13677 Esas sayılı dosyası ile giriştiği takipte 433.030,39 TL asıl alacak talebinde bulunmuş olmakla taleple bağlı kalınmak kaydı ile itirazın bu miktar asıl alacak üzerinden iptaline, davalıya takipten önce ... . Noterliği'nin 16.03.2016 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesinde tebliğ şerhi bulunmadığından alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, alacak miktarı teknik hesaplamalarla tespit edildiğinden likit olmadığından davacı yanın koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı yüklenici ... Mühendislik Ltd. Şti. vekili ve birleşen davanın davacısı taşerondan temlik alan ... Metal Makina San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, somut olayda, hem yüklenici tarafından açılan asıl dava hem de taşeron tarafından açılan birleşen dava birleştirme kararına rağmen, bağımsızlıklarını koruyacağından, her dava ayrı ayrı değerlendirilip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, asıl davada yüklenicinin alacak talebinde bulunduğu gözardı edilerek bilirkişilerce kesin hesap yapılmasından dolayı yüklenici alacağının taşeron alacağından kesin hesap hakedişinde mahsubu suretiyle asıl davada yazılı şekilde ret hükmü kurulmasının doğru olmadığı, bu durumda mahkemece, asıl davada talep edilip de bilirkişilerce kesin hesap hakedişinde yüklenici alacağı olarak hesaplanan şantiye harcamaları 19.721,35 TL ve % 3 saha giderleri katılım payı 35.354,75 TL olmak üzere toplam 55.076,10 TL + %18 KDV = 64.989,79 TL alacağın birleşen davada taşeron alacağından mahsup edilmemesi, şantiye harcamaları ve saha giderleri katılım payı alacakları olan toplam 64.989,79 TL üzerinden asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve asıl davanın kısmen kabulüne, 64.989,79 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, taleple bağlı kalınarak davalının ... . İcra Müdürlüğü'nün 2016/13677 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 433.030,09 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa ticari avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı yanın icra tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; iş programına göre işin teslim edilmesi gereken tarihte cezai şart hakkının saklı tutulmuş olmasına ve bilirkişi raporunda da belirlenen teslim tarihi uyarınca da cezai şart hakkı kanuna uygun olarak kullanılmış olmasına rağmen işin çekincesiz teslim alındığına dair mahkeme değerlendirmesinin hatalı olduğunu, buna ek olarak sözleşmeye göre iş tesliminin ve kabulünün ne şekilde yapılacağının belirtilmemiş olduğunu ve davalının bu usule uymamasının mahkemece değerlendirilmediğini, geçici kabulü ve kesin hakedişi yapılmayan işin fiili bir tesliminin olmaması ve kesin hakedişte dahi cezai şart talebinin mümkün olabileceği gerçeğine rağmen cezai şart taleplerinin kabul edilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada geç tesliminden dolayı cezai şart, İSG ceza bedeli ve şantiye saha gideri ile şantiye saha giderlerine katılım payının tahsili ; birleşen davada bakiye kesin hakediş bedelinin tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 59c64b6800667782 17cb32a5248b6337