Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2076 E., 2025/1953 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2076 E., 2025/1953 K. (12.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2076
Karar No
2025/1953
Karar Tarihi
12.05.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/2076 E. , 2025/1953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1594 E., 2024/479 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Develi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/1 E., 2021/271 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi, ... Mevkii cilt 42, sayfa 4106, ada SZ0, parsel 147 de bulunan taşınmaz üzerine prefabrik karkas soğuk hava deposu imalâtının müvekkili firma tarafından yapıldığını, 7.112,45 metrekare kapalı alan üretildiğini, davalı tarafın talebi üzerine taraflar arasındaki sözleşme haricinde ek imalâtlar yapıldığını, Develi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/396 Esas, 2015/193 Karar sayılı dosyasına konu edilmeyen davalı tarafın talebi doğrultusunda yapılan sözleşme harici imalâtların bedelinin tahsilinin gerektiğini, sözleşmede ayrıca cezai şart olarak günlük sözleşme bedelinin % 0,5’i kadar gecikme bedeli öngörüldüğünü, ödemenin gecikmesi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan bu bedelin de tahsilinin gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 8.000,00 TL ilave imalât ve 2.000,00 TL cezai şartın davalı firmadan yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.02.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle; cezai şart alacaklarını 128.395,24 TL, ilave imalât alacaklarını 524.883,77 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve kesin hüküm itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödeme tutarının 308.117,00 TL olduğunu, davalının davacı tarafa bir borcu bulunmadığını, ücretin götürü kararlaştırıldığı işlerde yüklenicinin yapılacak şeyi kararlaştırılan fiyatla yapmaya zorunlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebin sözleşme dışı yapılan iş bedelinin tahsiline yönelik olduğu, sözleşme dışı işlerin ne olduğunun belirli olmaması nedeniyle eser sözleşmesinin değil vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiği, davanın 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğu, Develi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/91 Esas, 2017/186 Karar sayılı ilamının davanın sözleşme kapsamında yapılan işlerde tahsil edilemeyen alacaklar için başlatılan takibe ilişkin itirazın iptali davası olduğu, iş bu dosyanın konusunun farklı olduğu, kesin hüküm itirazının reddine, fazla imalâtların yapıldığı 2010 yılının serbest piyasa rayiçlerine göre KDV eklenmeksizin bedelinin belirlendiği, cezai şartın sözleşme kapsamında yapılan işlerde uygulanması gerektiği, sözleşme dışı yapılan işlerde uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 186.062,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusunun sözleşme dışında yapılan iş bedelinin tahsiline ilişkin olarak nitelendirilmesine, vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanmasına ve alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına, cezai şartın sözleşme kapsamında yapılacak işler için kararlaştırılmış olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, mahkemece ilave işin yapıldığı tarih itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine göre değerinin belirlenmesinde hata yok ise de davacı vekili yaptığı iş bedelinin KDV hariç 126.317,00 TL olduğunu belirtmesi, bu değere KDV eklendiğinde mahkemece bilirkişiler aracılığıyla tespit edilen bedelin altında kalması nedeniyle bu bedele karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 149.054,06 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin ve bölge adliye mahkemesinin hatalı olarak eldeki davayı vekaletsiz iş görme olarak değerlendirdiğini, eldeki davada uygulanması gerekenin eser sözleşmesi hükümleri olduğunu, müvekkilinin varsayılan rıza ile hareket etmediğini, davalının isteği üzerine fazla imalâtların yapıldığını, eser sözleşmesinin fazla imalâtları da kapsadığını, cezai şart isteminin reddinin hatalı olduğunu, ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, alacağın hukuki niteliğinin vekaletsiz iş görme olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, ıslaha karşı zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, Develi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/91 E., 2017/186 K. sayılı dosyasında davacı tarafından sözleşme haricinde ve sözleşme dahilinde yapılan tüm imalâtlar tespit edilerek hüküm kurulduğunu, kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, muvafakatleri olmamasına rağmen davacı tanığının dinlendiğini, tanıkla sözleşme ilişkisinin ispatlanamayacağını, müvekkilinin davacı tarafa borcu bulunmadığını, iş bedelinin işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerektiğini, piyasa rayiçlerine yüklenici kârı ve KDV’nin dahil olduğunu, bunların dahil edilmeksizin hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Davalı vekilinin temyizi yönünden; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı vekilince temyize konu edilen miktar 149.054,06 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı vekilinin temyizi yönünden; uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamı dışında yapılan ilave imalâtların bedelinin ve cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalının Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE, B. Davacının Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcın talep halinde davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcın davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f2953feedbfc4898 b1696dad561b52b1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı