6. Hukuk Dairesi 2024/2045 E. , 2025/546 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/248 E., 2024/698 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/108 E., 2023/293 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edeni şirket sahibi ve yetkilisi ile dava dışı ... arasında ... 3. Noterliğinin 17.03.2017 tarihli ve 2155 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi kapsamında 223 Ada, 1 Parsel no'lu taşınmaz üzerinde öğrenci yurdu inşaatı yapıldığını, yurt binasının tamamı vekil edeni tarafından finanse edilen bir takım ek işler yapıldığını, sözleşmeye istinaden vekil edeninin taşınmazda % 50 oranında hissesi bulunduğunu, taşınmazdaki bakiye hisse sahibi olan dava dışı ... hissesinin % 10' una denk gelen kısmını davalı borçlu ...'e devrettiğini, sözleşmede öğrenci yurdu ve iş yerlerinde kullanılan demirbaşların taraflarca birlikte karşılanacağı kararlaştırıldığını, yurt binasına mimari proje kapsamı dışında imal edilen sözleşme gereği yapılmış işler yapıldığını ve sözleşme kapsamında demirbaşların alındığını, bu masrafların vekil edeni tarafından karşılandığını, buna ilişkin Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/47 D. İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdığını, davalı ...' in 1/10 oranında hissedarı olduğu İzmit Kabaoğlu Köyü, 223 Ada, 1 Parseldeki öğrenci yurdu binasındaki hissesi sebebiyle bedeli vekil edeni tarafından ödenen, binadaki mimari proje kapsamı dışında imal edilen sözleşme gereği yapılmış işler ile sözleşme kapsamında alınan demirbaşların borçlu davalının hissesine düşen kısmı ödemesi için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve yersiz olarak itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev ve husumet itirazlarının bulunduğunu, davaya dayanak sözleşmenin vekil edeni ile davacı taraf arasında gerçekleşmediğini, davacı şirket aleyhine açılan Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/290 E. sayılı ecrimisil konulu davasının derdest olduğunu, 06.10.2018 tarihinde eski malik ...'in payını davalı şirkete sattığını, ...'ın ise hissesini davalı şirkete "taşınmazın tamamını kullanacak şekilde" kira sözleşmesi ile kiraya verdiğini, sözleşmeye göre kira başlangıç tarihinin 09.10.2018 olduğunu, sözleşmenin maddelerine bakıldığında ise ...'nın 23 ay boyunca kira bedeli talep etmeyeceğini, kiralananın aylık kullanım bedelinin ise 56.000,00 TL olduğunu, bu hususlar kapsamında davacı şirketin mevcut yeri öğrenci yurdu olarak kullandığı beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inşaat sözleşmesi uyarınca taşınmaz üzerinde öğrenci yurdunun yapılmış olduğu, sözleşme uyarınca demirbaşlardan hisse oranında maliklerin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafın taşınmazda % 10 hisse ile malik olduğu ve yapılan sözleşme ile halef olarak bağlı olduğu, bilirkişi raporu ile de yapılan hesaplamaların icra takibine konu borç sebebiyle miktar olarak örtüştüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın iptaline icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davalının haksız zenginleştiğini bu sebeple ilgili masraflar kapsamında alacağın tazminine karar verilmesi gerekirken hukuki nitelendirmede yanlış değerlendirme yapılarak salt sözleşmeden kaynaklanan alacak olarak tespit yapılıp nisbilik ilkesi gereği davanın reddine karar verildiğini, b. Davacının yüklenici değil taşınmazın maliki sıfatıyla ödemeleri yaptığını, c. Davanın kaynağının sözleşme değil delil tespiti dosyası olduğunu, ç. Davalının sözleşmeden ve masraflardan haberdar olarak taşınmazı devraldığını, ödemelerde bulunduğuna dair dekontlar sunduğunu halefiyet ilkesi gereği sorumlu olduğunu, d. Davalı ...'ün şirketin hissedarı ve yüklenici ...'nin öz kardeşi olması dolayısıyla her şeyden haberdar olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dair başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile tarafların davacının dayandığı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığı, edimler ve yükümlülüklerin bu sözleşmenin tarafları arasında geçerli olduğu, sözleşmeden kaynaklı borçların ve alacakların devraldığına ve üstlendiğine ilişkin bir iddia bulunmadığı, davalının sözleşme sonrasında pay sahibi olmasının davalıyı sözleşmenin tarafı haline getirmeyeceği, sözleşmenin tarafı olmayan tarafların dava ehliyetlerinin bulunmadığından bahisle istinaf talebinin kabulüne ve davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmişse de; davacı şirketin tek başına sahibi ve yetkilisi olan ... ile dava dışı ... arasında yapılan ve tapuya şerh edilen düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmenisin 8. maddesinde öğrenci yurdu ve iş yeri olarak kullanılacak binanın odalarındaki demirbaş ve ilave imalatların birlikte kararlaştırılacağı ve bedellerinden tarafların imar durumuna göre oluşacak hisseleri oranında birlikte sorumlu olacağının kararlaştırıldığı davalı ... hem kardeşi olan dava dışı ...'ten satın alma hemde sözleşmenin tapuya şerh edilmesi nedeniyle hissedar olarak taşınmazı satın aldığında sözleşme gereği bu bedellerden hissesi oranında sorumlu tutulacağını bilerek taşınmazda tapuda % 10 hisse satın almak suretiyle taşınmaza malik olduğu ve taşınmaza malik olan hissedarında sözleşmenin 8. maddesindeki imalatlar ve demirbaşların bedelinden hissesi oranında sorumlu olacağı karalaştırıldığı için şahsi hak tapuya şerhedildiğinden (TMK. m. 1009) TMK. m. 1009/2. fıkrası gereğince taşınmazdan hisse alan davalınında sorumluluğunun doğduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle arsa payı karşılığı inşat sözleşmesi tapuya şerh edildiği için şerhten sonra taşınmaz üzerinde hak kazanan davalının, şerhin; "eşyaya bağlı borç doğurma" etkisi nedeniyle karar doğru olmamıştır. Dolayısıyla davalının hissesi oranında sorumlu olduğu kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi dava dışı yüklenici ... ile dava dışı arsa sahibi ... arasında 17.03.2017 tarihinde imzalanmış, davalı bu taşınmazın 1/10 hissesini 02.11.2017 tarihinde satın almıştır. Davacının talebi sözleşmeye dayanmaktadır. Sözleşmeye dayanan hak nisbi nitelikte olup ancak sözleşmenin tarafına karşı ileri sürülebilir. Davalı sözleşmenin tarafı olmadığından husumetin davalıya yöneltilmesi usulen mümkün değildir. Bu durum eşya hukukunun temel ilkelerinden birisi olup hakim tarafından re'sen gözetilmesi gerekir. Yine HMK'nın 53. maddesinde düzenlenen takip yetkisi HMK'nın 114. maddesi gereğince dava şartıdır. Dava şartı bulunmayan bu davanın usulen görülmesi mümkün olmadığı gibi esasen de yukarıda belirtildiği gibi maddi hukukun temel ilke ve kurumlarına aykırılık oluşturmaktadır. Netice itibariyle usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin kararının onanması gerektiği düşüncemizle Sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyoruz. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c2b0532f0d23f936 c9792a407c6c1f35