Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3069 E., 2025/560 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3069 E., 2025/560 K. (17.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3069
Karar No
2025/560
Karar Tarihi
17.02.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2023/3069 E. , 2025/560 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/548 E., 2023/749 K. Şirketi vekili Avukat ... DAVALILAR : 1- Ankara İflas (21. İcra) Müdürlüğü 2- Müflis S.S. ... Konut Yapı. Koop. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/336 E., 2021/978 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı iflas idaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... kooperatifin dava dışı arsa sahipleriyle 21.06.2001 tarihli düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, davalı kooperatifin üstlendiği işi yarım bıraktığını, davalı ... koopertif hakkında iflasın açılmasına karar verildiğini, müflise inşaatların tamamlanması için çalışma izni verildiğini, nihayetinde müvekkilinin yaptığı işlerle binaların tamamlandığını, davacının davalı kooperatife yaptığı işin tespiti için Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/41 D. İş dosyasında yapılan keşif ile 03.10.2012 tarihinde alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin yaptığı iş tutarının 744.425,54 TL olarak belirlendiğini, müvekkili tarafından yapılan işlerin daha fazla olduğunu, iflasın açılmasına karar verildiğinde binaların karkas halinde olduğunu, dükkanlarının hiç olmadığını, müvekkili tarafından %75 olan fiziki gerçekleşme oranının %100’e getirildiğini, davacı alacağının tespiti ile 744.425,54 TL'nin öncelikle masa borcu olarak kabul ve kayıt edilmesine, eğer masa alacağı olmadığı kanaatine varılır ise iflas alacağı olarak kayıt kabulüne, eğer iflas masasına dahil olmayan tasfiyeden pay almayacak türden bir alacak olduğu kanaatine varılır ise de, 100.000,00 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın müflis kooperatif iflas idaresi memurluğuna karşı açılması gerektiğini, alacaklının kooperatifi hasım göstererek dava açmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde iflas idaresi memurluğunun ayrı bir davalı olarak gösterildiğini, bu durumun da yasaya aykırı olduğunu, iflas idare memurluğunun tek başına bir anlam ifade etmediğini, iflas idare memurluğunun tek başına tüzel kişiliği olmadığı gibi bir temsilcilikte olmadığını, bu nedenle davalının dava dilekçesinde davalı olarak iflas idaresi memurluğunu davalı göstermesinin de usule aykırı olduğuna, davacının dava dilekçesinde iflas idaresinin reddettiği alacağın masaya kayıt ve kabulünü talep ederken ayrıca fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100.000,00 TL’nin davalılardan tahsilinin istendiği, davacının kayıt kabul davası açtıktan sonra aynı dilekçe ile aynı içeriğe sahip bir alacak davası açmasının mümkün olmadığını, davanın süresinde açılıp açılmadığının mahkemece resen değerlendirilmesi gerektiğini,, iflas idaresinin iflas kararından sonra 26.10.2011 tarihinde müflis ile davacı arasında yapılan sözleşmenin geçerli olmadığını ve buna icazet verilmediğini bildiren bir yazıyı davacının adresine gönderdiğini, davacı imalatların kendileri tarafından yapıldığını iddia etmiş ise de bu konuda herhangi bir kanıt sunamadığını, müflisin alacaklıları müflise 21.06.2011 tarihinde faaliyet izni verdiğini, bu nedenle iflas tarihinden faaliyet izni verilen tarihe kadar yapılan sözleşmeler ve işlerin müflis bakımından yasa gereği geçersiz olduğunu, kayıt kabul davalarında ispat külfetinin yasa gereği davacıda olduğunu savunarak dava dilekçesinin usüle aykırı olması nedeniyle reddine, iflas idaresi memurluğu adına açılan davanın öncelikle husumetten sonrasında ise esastan reddine, dava süresinde açılmamış ise süreden reddine, kayıt kabul alacak davasının bir arada görülmesi mümkün olmadığından davanın öncelikle bu sebeple aksi takdirde derdestlikten reddine, bunun yerinde görülmemesi halinde tefrik kararı verilerek davaların ayrılmalarına, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müflis şirket ile davacı arasında 26.01.2011 tarihli sözleşme akdedildiği, 15.07.2009 tarihinde iflas kararı verilmiş olup dolayısıyla akdedilen sözleşmenin iflastan sonra yapılmış bir sözleşme olduğu, iflas tasfiye işleminde müflis şirkete 21.06.2011 tarihinde olağanüstü alacaklılar toplantısında faaliyet izni verildiği, verilen faaliyet izni ile taraflar arasında akdedilen sözleşmeye muvafakat edildiği, 21.06.2011 tarihli faaliyet izninden sonra iflas idaresinin 26.10.2011 tarihinde taraflar arasında akdedilen 26.01.2011 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğuna dair davacıya bildirimde bulunmasının bir anlam ifade etmediği, 30.09.2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacı şirketin ana sözleşme ve ek sözleşme kapsamında yapmış olduğu işler tutarının KDV hariç toplam 743.582,49 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan davacıya 225.000,00 TL müflis adına yapılan ödeme düşüldükten sonra davacının davalı müflisten 518.582,49 TL alacağının kaldığı, sözleşmede yasal faiz öngörüldüğü, faizi ile birlikte davacı alacağının 594.920,67 TL olduğu gerekçesiyle davalı ... şirket hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, iflas idaresi aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, dava konusu alacağın masa borcu olduğunun kabulüyle 594.920,67 TL'nin iflas masasından 11.02.2013 tarihinden itibaren %9 yıllık yasal faiziyle birlikte tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı iflas idaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri “ Davalı iflas idaresi vekili temyiz dilekçesinde: a. Yerel mahkemece davacı tarafa ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmesine rağmen davacı tarafça defterlerin sunulmadığını, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin iki tarafa da borç yükleyen bir sözleşme olup, sözleşme ile yüklenilen borcun tasarruf işlemi olduğunu, yerel mahkemece sözleşmenin taahhüt işlemi olarak incelenip karar verilmesinin hatalı olduğunu, b. İflas masasının taraf olmadığı ve onay vermediği bir sözleşmeden sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, sözleşmenin yapıldığı tarihte müflisin faaliyet izninin bulunmadığını, iflas idaresince davacıya gönderilen 26.10.2011 tarihli bildirimde müflis ile yapılan sözleşmenin geçerli olmadığı ve buna icazet verilmediği hususlarının da bildirildiğini, c. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, tespit dosyasında iflas idaresinin taraf olmadığını, yapıldığı iddia edilen işlerin davacı tarafça yapılmadığını", beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Davalı ... kooperatifin, 15.07.2009 tarihinde iflasına karar verilmiştir. Davacı taşeron şirket, müflis kooperatifle 26.01.2011 tarihinde sözleşme akdettiğini ve bu sözleşme çerçevesinde tespit dosyasında belirlenen işleri yaptığını iddia ederek alacak ve kayıt kabul isteminde bulunmuştur. Mahkemece, dava konusu alacağın masa borcu olduğunun kabulüyle 594.920,67 TL'nin iflas masasından 11.02.2013 tarihinden itibaren %9 yıllık yasal faiziyle birlikte tahsiline ilişkin hüküm kurulmuştur. İflas idaresi, 21.06.2011 tarihli müflis kooperatifin dilekçesine istinaden kooperatife faaliyet izni vermiş ise de aynı yıl 26.10.2011 tarihinde davacının alacak talebi üzerine, davacı ...İletişim Tel...Ltd. Şti'ye "Müflis ... Konut Kooperatifi ile aranızda yapılan sözleşmenin geçersiz olduğuna dair bildirim" konulu yazı ile müflise faaliyet izninin 21.06.2011 tarihinde verildiğini, bu tarihten önce müflisin faaliyette bulunmasının yasal olarak mümkün bulunmadığını kaldı ki dosyada verilen faaliyet izni içerisinde masayı borçlandırıcı veya tapu devrini sağlayıcı herhangi bir yetki de verilmediğini, 26.01.2011 tarihli sözleşmenin geçeriz bir sözleşme olduğunu, İflas idaresinin geçersiz sözleşmeyi kabul etmediğini, bu sözleşme kapsamında yapılan hiçbir iş ve işleme de muvafakat etmediklerini bildirmiştir. Davalı iflas idaresi yargılama aşamasındaki beyanlarında, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işlerin başka taşeronlarca yapıldığını, tespit dosyasında taraf olarak iflas idaresi yerine müflis kooperatifin yer aldığını beyan etmiştir. İflasta sıra cetveli yapılırken, iflas tarihinden önceki alacaklar iflas alacağı; iflas kararından sonra iflas idaresinin izni ve onayı ile yapılan işler ise masa alacağı olarak nitelendirilir. İflas alacağının, masaya kayıt kabulüne, masa borcunun ise tahsiline karar verilmesi gerekir. Somut olayda, iflas idaresi davacıyla sözleşme yapmadığını, hatta dosya içeriği itibariyle talep edilen meblağ ile ilgili işlerin davacı tarafından yapılmadığını belirttiğine ve davacının yaptırmış olduğu Ankara 4. Hukuk Mahkemesi'nin 2012/41 D. İş sayılı tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun iflas idaresine tebliğ edilmemiş olmasına göre, davacının iflas tarihinden sonra iddia ettiği işleri yapıp yapmadığı dosya kapsamından anlaşılamamış, bu hususta dosyada yeterli delile rastlanılamamıştır. Öte yandan, müflis kooperatifin, iflas tarihinden sonra yaptığı ve masa lehine olan işlerin neler olduğu, masa yararına olan işlerden hangisine iş yapıldıktan önce veya sonra onay verildiğinin tespiti gerekir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının iflas tarihinden sonra tespit dosyasında belirtilen işleri yapıp yapmadığı hususunda yeterli ve denetime elverişli şekilde araştırma yaptıktan sonra müflis kooperatifin 21.06.2011 tarihli faaliyet izni talepli dilekçesi ve müflis şirkete 21.06.2011 tarihinde olağanüstü alacaklılar toplantısında verilen faaliyet izni birlikte değerlendirilerek, masa lehine olan ve iflas idaresinin yapılan işten önce veya sonra onay verip vermediği hususu araştırılarak, talep edilen davacı alacağının, masa alacağı olarak kabul edilip edilmeyeceği değerledirilerek oluşacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı