Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/2236 E., 2025/561 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2236 E., 2025/561 K. (17.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2236
Karar No
2025/561
Karar Tarihi
17.02.2025

6. Hukuk Dairesi 2023/2236 E. , 2025/561 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/68 E., 2022/842 K. vekili Avukat ... Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının aldığı taahhüt işlerinin ahşap dekorasyon ve mobilya işlerini yaptığını, bazı işlerde malzemenin kendisi tarafından, bazı işlerde davalı tarafından temin edildiğini, bir kısım ödemeler yapıldığını faturada yazılı 41.300,00 TL iş bedelinin ödenmediğini, faturaya haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, 41.300,00 TL alacağın 23.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili aşamalardaki savunmalarında, davacının faturasına yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, davacının bazı taahhüt işlerinde davalının mobilya işleri taşeronluğunu yaptığını, malzeme, hammadde ve aksesuarları kendisi verip davacı taşeronun sadece işçilik yaptığını, faturada talep edilen mobilya imâlatı bedelinin haksız olduğunu, işçilik ücretini de ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.05.2012 tarihli ve 2010/858 Esas, 2012/621 Karar sayılı kararı ile davalının, aşamalardaki dilekçelerinde, faturaya konu işleri davacıya yaptırmadığını, bu nedenle keşif ve tanık deliline muvafakat etmediğini beyan etttiği, akdi ilişki ihtilaflı olduğundan, ifa konusunda tanık dinlenmesinin davalının muvafakatine bağlı olduğu, davalı taraf tanık deliline muvafakat etmediğinden tanık dinletme talebinin reddedildiği, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterinde dava konusu fatura ve alacağın kayıtlı olduğu, davalının faturaya süresinde itiraz ettiği hususunun dava dilekçesinde de belirtildiği, davacının ticari defterleri usulüne uygun olmakla birlikte, davalının faturaya itiraz etmiş olması karşısında defterlere göre davanın ispatlandığının kabulü mümkün görülmediği, davacı vekilinin iddialarını ispat etmek üzere yemin deliline de dayanmayacağını belirttiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 30.05.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 26.09.2013 tarihli ve 2012/7114 Esas, 2013/5213 Karar sayılı kararıyla; davalının üstlendiği bazı taahhütlerin mobilya işlerinin davacı tarafından yapımı konusunda sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, bu ilişki sebebiyle davalının davacıya 15.000,00 TL ödeme yaptığının sabit olduğu, uyuşmazlığın malzemelerin kimin tarafından temin edildiği ve işin kapsamı noktalarında toplandığı, Dairenin yerleşik içtihat ve uygulamalarında akdî ilişkinin varlığı halinde kapsamının yazılı belge dışında diğer deliller ve tanık beyanları ile de kanıtlanabileceğinin kabul edildiği, işin yapıldığı tarih ile dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 357/I. maddesinde, yüklenici imal ettiği şeyde kullandığı malzemenin iyi cinste olmamasından dolayı iş sahibine karşı sorumlu ve bu hususta satıcı gibi mütekeffil olur şeklindeki düzenleme karşısında, aksine sözleşme bulunmadığı ya da aksi karşı tarafca kanıtlanmadığı sürece malzemenin yüklenici tarafından temin edildiğinin kabulü gerektiği, mahkemece öncelikle tarafların tanıkları da dinlenmek suretiyle iş kapsamının davalının kabul ettiği 78 m²'den az olmamak üzere belirlenmesi, davacı taşeron bir kısım malzemeleri davalının temin ettiğini kabul ettiğinden, bunların nelerden ibaret olduğu ve miktarının kendisinden sorularak açıklattırılması, davacının kendisi tarafından temin edildiğini ileri sürdüğü malzemelerin kendisi tarafından alındığını ispat külfeti davalıya düşeceğinden bunun ispatı konusunda davalıya süre verilip delilleri toplandıktan sonra oluşacak kanaat de dikkate alınarak mahallinde konusunda uzman teknik bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp kanıtlanacak iş kapsamına göre BK'nın 366. maddesi uyarınca işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle davalının kabul ettiği 15.000,00 TL'den az olmamak üzere işçilik bedeli ve yine aynı tarih itibariyle mahalli piyasa rayiçleri ile davacının temin ettiği malzeme bedelleri hesaplattırılıp bulunacak toplam miktardan ihtilaf konusu olmayan 15.000,00 TL ödeme düşüldükten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda, 31.07.2019 tarihli keşif sonucu hazırlanan davacının alacak tutarını 27.697,55 TL olarak belirleyen, ödenen 15.000,00 TL'nin mahsubu sonucu 12.697,55 TL olarak hesaplayan bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan 31.07.2019 tarihli keşif üzerine dosyaya sunulan raporun yapılması gereken dört yerin keşfinden sadece iki adrese ait keşiflerle ilgili yapılan hesapları içerdiğini, bu nedenle eksik olduğunu beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bütün bilirkişi raporlarında iddiaların soyut, mevcut delillerin karar vermek için yeterli olmadığının belirtildiğini, Yargıtay bozma ilamına göre iddiaların ispat edilemediğini, malzemelerin müvekkilince tedarik edildiğinin faturalarla ispat edildiğini, beş ayrı bilirkişi raporuna rağmen hükme esas alınan raporun gerekçeye dayanak sebebinin açıklanmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) - MUHALEFET ŞERHİ - Dava, eser sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece, alacağın kısmen kabulüne karar verilmiş, sayın çoğunluk tarafından bu karar onanmıştır. Çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, bozma gereğinin yerine getirilip getirilmediği, bu çerçevede hükme esas alının araştırmanın yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bozma ilamında bozmanın hangi gerekçelerle yapıldığı açıktır. O nedenle buraya bozma gereklerini yazmaya ihtiyaç duyulmamıştır. Davacı, davalının sorumluluğundaki 5 ayrı yerde mobilya işi yaptığını belirterek fatura düzenlemiş, yargılama aşamasında sadece iki ayrı yerde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını belirterek rapora itiraz etmiş, ne var i bu itirazlar değerlendirilmemiştir. Bunun sonucunda davacı alacağının hesabında yalnız iki ayrı yerde yapılan işler esas alınarak davacı alacağı eksik hesaplanmıştır. Açıklanan bu nedenlerle, bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereklerinin yerine getirilmemesi, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle kararın davacı yararına bozulması gerekirken onanması yönünde oluşan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 535cf4787ec82104 252369a5f616ac4d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı