6. Hukuk Dairesi 2024/1726 E. , 2025/2426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/50 E., 2024/10 K.. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...’in hizmet sözleşmesi fesih olana kadar davacı kurum idaresinde mimar olarak görev yaptığını, .... Cami röleve restorasyon ve çevre tanzim projelerinin hazırlanması işi ile ilgili yaklaşık maliyet değerinin davalı ... tarafından usulüne uygun yapılmadığından proje çizim ihalesinin gerçek maliyet değerinin üzerinde davalı şirket ... Mimarlık Arkeolojik Restorasyon Kon. Prj. İnş. Tic. Ltd. Şti'ye ihale edildiğini, 26.941,52 TL'lik idare zararının doğduğunu, 26.941,52 TL idare zararının doğduğu tarihten itibaren işlenecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.04.2013 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek talebini 31.784,46 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; idare mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, yapılan ihalenin doğrudan temin olmadığını bu nedenle yaklaşık maliyet çıkarılmasının zorunlu olmadığını, piyasa araştırması yapılarak tutanak düzenlendiğini, teftiş raporunda hizmetin değerinin eksik hesaplandığını, sadece röleve değil restitüsyon projesinin de bulunduğunu, dava konusu yerin tescilli eser yapı grubunda bulunduğundan eserin yer aldığı parselinde tescilli olduğunu, hesaplama yapılırken parsel alanı üzerinden hesaplama yapılacağını, yaklaşık maliyetin doğru hesapalandığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Restorasyon Konservasyon Projelendirme İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; söz konusu binanın Mimarlar Odasının korunması gerekli kültür varlıklarının rölove restitüsyon restorasyon hizmetleri şartnamesi ve en az bedel tarifesinin hizmetler ve ücretlerinin belirlenmesi için kullanılacak kültür varlığına ilişkin kriterleri anlatan 8. maddesinin c bendine göre üçüncü sınıf çok karmaşık yapılardan olduğunu, bu binanın en az maliyet bedelinin nasıl hesaplanması gerektiğinin bir örneğinin verildiğini, dava konusu yapı için yaklaşık maliyet hesabının mimarlar odasına yaptırıldığında ihale edilen rakamın çok üstünde olduğunu, bu rakamlara ayrıca peyzaj projesi bedellerinin de eklenmesi gerektiğini, idarenin zararının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.02.2015 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 20.946,83 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 05.02.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı yüklenici vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 10.05.20 16... /83 Esas, 2016/2675 Karar sayılı ilamı ile; davalı yüklenici ... Mimarlık Ark. Rest. Kon. Prj. İnş. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ... ve diğer davalı eski idare çalışanı ...'in de bulunduğu bir kısım yükleniciler ve idare çalışanları hakkında, içinde dava konusu İzmir-Tire .... Cami Röleve, Restorasyon ve Çevre Tanzim Projeleri işinin de bulunduğu ihalelere ilişkin olarak İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/262 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucu davalılardan ...'in zincirleme olarak yetkide görevi kötüye kullanmak ve özel evrakta sahtecilik suçları nedeniyle cezalandırılmasına, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, ...'in ise üzerine atılı ihaleye fesat karıştırmak suçu sabit olmadığından beraatına karar verildiği kararın temyiz edildiği, dosyanın temyiz aşamasında olup, henüz kesinleşmediği İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/262 Esas, 2012/43 Karar sayılı dava dosyasının sonucu beklenip, kesinleşecek maddi olgular da dikkate alınarak ayrıca ihale dosyasının tamamı getirilip incelenerek davalıların hukuki durumları ve sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru bulunmamış karar bozulmuştur. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İzmir 9.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/262 Esas, 2012/43 Karar sayılı dosyasında; İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nce toplam 1.643.950 TL'lik 43 adet proje çizim hizmeti alım ihalesi yapıldığı, bu ihalelerle ilgili davalılardan ... hakkında zincirleme olarak görevi kötüye kullanma ve özel evrakta sahtecilik suçlarından hapis cezası verilmiş olup mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, görevi kötüye kullanma suçuna dair verilen hükmün yapılan itirazın reddedilmesi ile özel belgede sahtecilik suçuna dair verilen hükmün ise itiraz edilmeden kesinleştiği, davalı şirket yöneticisi hakkında verilen beraat kararının ise kesinleştiği, davalılardan ... hakkında mahkumiyet hükmü verilmiş ise de; CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedeniyle kesin hükmün sonuçlarını doğurmasının mümkün olmadığı, davalı şirket yöneticisi hakkında da beraat kararı verildiğinden ceza dosyasında verilen kararın hukuk hakimini bağlamayacağı ve maddi vakıaların subuta erdiği söylenemeyeceğinden İzmir 9.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/262 Esas, 2012/43 Karar sayılı dosyası üzerinden verilen kararın mahkemece hükme esas alınmadığı, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda eksik kayıtların celp edilerek 07.02.2020 tarihli kök rapor, 19.10.2021 tarihli ek rapor, emekli Sayıştay denetçisinden 03.07.2023 tarihli rapor alındığı, İzmir ili, Tire ilçesi, ...Camii röleve, restorasyon ve çevre tanzim projelerinin hazırlanması işi ile ilgili olarak yaklaşık maliyet değeri ile ilgili davacı idare tarafından davalılar aleyhine tazminat davası açılmış ise de ihaleye katılan beş isteklinin organize oldukları, danışıklı teklif verdiklerine dair kesin bir delil bulunmadığı, idarenin takdirinde bulunan yaklaşık maliyet tespitinde yüklenicilerin bir dahilinin de sözkonusu olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile ahde vefa ilkesine göre yüklenicinin idare zararından sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 05.02.2012 tarihli ilk bilirkişi raporunda idare zararının 31.784,46 TL olduğunun belirlendiğini, bu bedel üzerinden davanın ıslah edildiğini, rapora yapılan itirazlar üzerine aynı bilirkişilerden 20.01.2014 tarihli ek rapor alındığını, ek raporda idarenin zararının oluşmadığının belirtildiğini, itirazlar üzerine yine aynı bilirkişilerce 01.12.2014 tarihli rapor düzenlenerek idare zararının 20.946,83 TL olarak belirlendiğini, mahkemece kendi içinde çelişkili güven yaratmayan bu raporlardan 01.12.2014 tarihli rapor esas alınarak; 05.02.2015 tarihli 2009/62 E. - 2015/16 K. sayılı ilam ile idarenin zararının 20.946,83 TL olduğunun hüküm altına alındığını, bu kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 10.05.2016 tarih ve 2016/83 E. - 2675 K. sayılı ilamı ile İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/262 E. sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesi yönünden bozulduğunu, bozma sonrası alınan 07.02.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda idare zararının 10.684,91 TL olduğunun belirlendiğini, bilirkişilerce İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/262 E. sayılı dosyasında mevcut olan 12.10.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporuna aykırı rapor düzenlendiğini, aynı bilirkişilerin 19.10.2021 tarihli raporu hazırlayarak bu kez de; idare zararının 7.829,07 TL olduğunu tespit ettiklerini, tüm bunların bilirkişilerin hazırladıkları raporların hükme esas alınmasının mümkün olmadığını gösterdiğini, farklı bilirkişilerden oluşan heyete dosyanın tevdine karar verilmesine ilişkin taleplerinin kabul edilmediğini, hükme esas alınacak nitelikte olmayan bilirkişi raporu ile hüküm tesis edildiğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yapı yaklaşık maliyet cetveli düzenlenirken yapılan usulsüzlük nedeniyle oluşan idare zararının tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'nın 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 26dd93f57aab2064 636d17a016e55fcc