6. Hukuk Dairesi 2024/1711 E. , 2025/1760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/314 E., 2024/376 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/573 E., 2022/499 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı vekili Avukat ..., davacı şirket yetkilisi ... ile davalı şirket vekili Avukat ...’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili iş sahibi ile davalı yüklenici arasında 08.05.2018 tarihli kesimhane için gerekli olan makine ve ekipman imalatı ve montajı işi sözleşmesi imzalandığını, anlaşmayla birlikte müvekkilinin kendi adına olan 15.10.2018 keşide tarihli 0002930 seri no’lu 250.000,00 TL bedelli çeki karşı tarafa işin başlangıcında iş karşılığı olarak verdiğini, davalının müvekkil ile yapılan anlaşmaya istinaden sorumluluklarını yerine getirmeden çeki kullandığını, çeki alan dava dışı firma olan ... Sistem Ltd. Şti.'nin çekle ilgili olarak ihtiyati haciz kararı alarak, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2018/42311 E. sayılı dosyasında takibe koyduğunu, davalı şirketçe, müvekkiline ait 500.000,00 TL bedelli, 20.11.2019 keşide tarihli ve 2931 seri no’lu çekin ise Bursa 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6130 E. sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davalı firma tarafından müvekkili şirkete kesilen bir fatura olmamasının bu durumu ispatladığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kesilen bir fatura olsa dahi davalı, malı teslim ettiğini ispatla mükellef olduğunu ileri sürerek çeklerden dolayı müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespitine ve davalının alacağın %40’ı oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın icra takibi başladığı süreç içerisinde herhangi bir şekilde dava açmadığını, taşınmazlar üzerinde satış işlemi başlatıldıktan sonra menfi tespit davası ile icra takibindeki olası tahsilatın önlenmesi amacıyla işbu davayı açtığını, dava konusu çeklerle sözleşme arasında bağlantı olmadığını, sözleşme kapsamında verildiğini davacının yazılı delille ispatının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı taraf, dava konusu çeklerin sözleşme kapsamında verildiğini iddia etmiş ise de sözleşmenin ödeme bölümünde bahsi geçen çekler arasında dava konusu çeklerin yer almadığı, davacı tarafın, dava konusu çeklerin sözleşme kapsamında verildiğini ve takibe konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığını yazılı ve kesin delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekilinin temyiz nedenleri; a. Gerekçeli kararda bilirkişi raporunun irdelenmediğini ve bilirkişi raporunda belirtilen hususlar üzerinde durulmadığını, mahkemenin bilirkişi raporuna itibar etmemesinin kararın bozulma nedeni olduğunu, b. Delil başlangıcı yazılı evraklar sunulmuş olmasına rağmen ispat yükümlülüğünün yer değiştirilmesi hususunun gerekçeli kararda hiç bahsedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, c. Yazılı bir sözleşmenin bulunduğunu, bu sözleşmenin davalı tarafından inkâr edilmediğini, davaya konu çeklerin ticari deftere işlendiğini, d. Bilirkişi raporunda davalı tarafın kendi defter kayıtlarında borçlu olduğu hususunun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, e. Davalının bu çekleri hangi işin karşılığında aldığına dair cevap dilekçesinde hiçbir beyanda bulunmadığını, söz konusu çeklerin 08.05.2018 tarihli sözleşme haricindeki başka bir işin karşılığında alındı ise davalı yanın bunu kanıtlaması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemeleri'nin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 847dcd5314bcd5c0 bbe43dd825869daa