6. Hukuk Dairesi 2024/1700 E. , 2025/1758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2023/6 E., 2024/3 K. Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece) kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ...’ın gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taşeron ile müvekkili alt taşeron arasında 15.01.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 13. maddesinde tahkime ilişkin düzenlenmenin bulunduğunu, 4. maddesinde sözleşme konusu iş için çalıştırılacak işçilerin iş sözleşmelerinin davalı ile akdedileceğinin ve işçilerin davalı bünyesinde çalıştırılacağının, sözleşme konusu işte çalışacak işçiler için ödediği maaş, prim gibi her türlü işçilik ödemelerini ödedikten sonra müvekkilin hakedişinden kesinti yoluyla düşeceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin uzama süresi içerisinde gerçek kişi müvekkilince tek ortaklı sermaye şirketi ... Yapı İnş. Taah. Ltd. Şti.'nin kurulması üzerine 01.11.2008 tarihinde davalı ile ... Yapı. Ltd. Şti. arasında ilk sözleşme ile aynı konuda yeni bir sözleşme imzalandığını, bu ikinci sözleşme ile davalının müvekkilinin şahsı ile olan sözleşme ilişkisinin eylemli olarak ... Yapı. Ltd. Şti'ne devredildiğini, sözleşmelere konu işin 22.02.2009 tarihinde sona erdiğini, işin bitmesi ile birlikte işçilerin iş sözleşmelerinin de davalı tarafından feshedildiğini, sonrasında işçilerin bazılarına kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, bazılarına ise bu ödemenin yapılmadığını, ayrıca hiçbir işçiye ihbar tazminatı ödemesinde de bulunulmadığını, davalının bu kanuni ve sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine işçilerin Ankara İş Mahkemeleri nezdinde davalı aleyhine iş davaları (toplam 17 adet) açtıklarını, davaların davalı aleyhine sonuçlanması üzerine davalı aleyhine icra takiplerinin başlatıldığını ve davalı tarafından 2009 yılında ödenmiş olması gereken işçilik alacaklarının ilamlı icra yoluyla tahsil edildiğini ve işbu davalar neticesinde ödemiş olduğu yargılama giderleri, icra giderleri dahil tüm tutarları rücu etmek amacıyla müvekkili aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün 2021/14433 E. ve 28. İcra Müdürlüğü'nün 2022/13703 E. sayılı dosyaları üzerinden icra takiplerinin başlatıldığını, müvekkilinin itirazı üzerine de bu iki icra dosyası kapsamında itirazların iptalleri talebiyle tahkime başvurulduğunu, hakem kararının deliller toplanmadan müvekkilinin savunma hakları ihlal edilerek verildiğini, emredici hukuk kurallarına açıkça aykırılık içerdiğini, kamu düzenine aykırı olduğunu, tarafların eşitliği ilkesi gözetilmeyerek müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, itirazın iptali davasında, yargılama yapan hakemin sadece itirazın iptaline ve takibin devamına karar vermekle yetineceğini, talep edilen faiz oranlarında bir hata var ise de, sadece oranı düzeltebileceğini, fakat ayrı bir faiz hesaplamasına girip de bunu hükme konu edemeyeceğinin açık olduğunu, yine itirazın iptali davalarında ayrıca tahsil kararı verilmesinin talepten fazlaya karar vermek niteliğinde olduğunu, 4686 sayılı MTK'nın 15/1-e bendi gereğince hakem kararının iptalinin gerektiğini, kamu düzenine aykırılığın söz konusu olduğunu, davalı aleyhine açılan davaların sadece ikisinin müvekkiline ihbar edildiğini, husumet itirazında bulunduklarını, esaslı hataların düzeltme yolu ile giderilmesi mümkün olmasa da hakem heyetinin 18.12.2023 tarihinde düzeltme kararı verdiğini, ne var ki söz konusu düzeltme kararında sadece "itirazın iptali" ibaresinin eklendiğini, fakat yine "davalı tarafın davacıya toplam 1.023.369,63 TL ödenmesine" şeklinde tahsil hükmü kurulduğunu, hem itirazın iptali hem de tahsil hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, hakem heyetinin bu yönde bir düzeltme yetkisinin bulunmadığı gibi, bu düzeltmenin hukuka aykırılığı düzeltici bir yönü de bulunmadığını ileri sürerek, 15.11.2023 tarihli hakem kararı ve 18.12.2023 düzeltme kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Libya'da mukim "Libya İdare Merkezleri Kalkındırma ve Geliştirme İdaresi" (ODAC) ile 28.8.1375 (miladi 2007) tarihli sözleşmeyi akdederek, Trablus kentindeki Al-Fateh Üniversitesi’nin bazı fakülte binalarının onarım işlerini üstlendiğini ve bu kapsamda mühendislik fakültesinin onarım işçiliğini de 15.01.2008 tarihli taşeron sözleşmesi ile davacıya verdiğini, davacının sözleşme uyarınca 28 tane işçisini 2008-2009 yıllarında Libya'da çalıştırdığını ancak, Libya'da başlayan iç karışıklıklar nedeniyle müvekkilinin şantiyelerini kapatarak Libya’yı terk etmek zorunda kaldığını, davacının işçilerinin de hizmet sözleşmelerinin son bulduğunu, bu kapsamda 17 işçi tarafından açılan davaların sonucunda başlatılan ilamlı icra takiplerine istinaden müvekkili şirketin 2019 - 2021 yılları arasında davacının 17 tane işçisine toplamda 525.770,87 TL kıdem ve ihbar tazminatı, faiz, yargılama gideri ve icra masrafı, ilam ve icra vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığını, akabinde müvekkilinin davacı işçilerine yapmak zorunda kaldığı söz konusu ödemeleri genel hükümler ve sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca davalıya rücu etmek için davacı aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün 2021/14433 E. sayılı dosyası üzerinden ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte 451.563,54 TL'lik, Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nün 2022/13703 E. sayılı dosyası üzerinden ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile toplamda 187.205,71 TL'lik takipleri başlattığını, davacının ise müvekkili şirket ile aralarında akdedilen taşeron sözleşmesinde tahkim şartı bulunduğunu sözleşmenin 13. maddesine istinaden 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümlerine uygun biçimde tahkim sürecinin başlatıldığını, hakem heyetinin 15.11.2023 tarihli karar ve 18.12.2023 tarihli ek kararıyla (Düzeltme Kararı) davacının husumet, zamanaşımı ve esasa yönelik tüm itirazlarını reddederek tahkim davasını kabul ettiğini ve 18.12.2023 tarihli ek kararında da açıkça ifade edildiği üzere davacının Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14433 E. ve Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2022/13703 E. sayılı dosyalarına itirazlarının iptaliyle, takiplerin devamına, davacı aleyhine icra inkar tazminatlarına, faiz ve yargılama giderlerine hükmettiğini, MTK'nın 15. maddesinde hakem kararlarının iptal sebeplerinin tahdidi olarak belirtildiğini, yargı içtihatları ve doktrinde de hakem kararlarının kanundaki iptal sebeplerine dayalı olarak sadece şekli yönden incelenebileceği, bunun tek istisnasının kamu düzenine aykırılık olduğunun benimsendiğini, kamu düzenine aykırılık iddiasının da Yargıtay içtihatlarında dar yorumlandığını, davacının iptal davasına konu ettiği nedenlerin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI ( İLK DERECE MAHKEMESİ SIFATIYLA) Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hakem kurulunca talebi aşar nitelikte hüküm kurulduğu, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve sadece icra inkar tazminatı, hakem ücreti, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden tahsil kararı verilmesi gerekirken, icra takiplerindeki asıl alacak ve işlemiş faizin de eklenmesi suretiyle itirazın iptali, takibin devamı kararı yanında alacağın tahsili yönünden de karar verilmiş olmasının infazda tereddüt yaratacağı, verilen kararların infazı kabil nitelikte olmadığından kamu düzenine aykırı nitelikte olduğu, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 15/1-e ve 15/2-b maddelerindeki iptal sebeplerinin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. 4686 sayılı MTK’nın 15. maddesindeki iptal sebeplerinden hiçbirisinin gerçekleşmediğini, b. Görev belgesinde hakem kurulunun rücu alacaklarının ferileriyle birlikte tahsili taleplerinin karara bağlanacağı hususunda görevlendirildiğinin açıkça belirtildiğini, c. Hakem Heyeti kararının infaz bakımından herhangi bir tereddüt oluşturacak nitelikte olmadığını, d. Davacının MTK’nın 14/B maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde kararın düzeltilmesi için talepte bulunma hakkını kullanmadığını, esas hakkında aleyhine verilen kararın usulden bozulmasını sağlamak amacıyla MTK’nın kendisine tanıdığı düzeltme hakkını bilerek ve isteyerek kullanmayıp, iyi niyet kurallarına aykırı şekilde iptal davası açma yoluna gittiğini, davacının işbu davayı ikame etmesinin hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiğini, e. Davanın esasına ilişkin olarak hakem kurulunca verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, f. Hakem heyetinin sehven 2022/13703 E. dosyası için 182.808,54 TL üzerinden takibin devamına karar verdiğini, MTK’nın iptal sebeplerini düzenleyen 15/A maddesinin ilgili paragrafı gereği mahkeme tarafından kısmi iptal kararı verilebileceğini, tahkim sürecinin sıfırdan yeniden başlamasının usul ekonomisine aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uyarınca verilen hakem heyeti kararının ve ek kararının iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, hakem kararlarının iptaline ilişkin tahkim sözleşmesinde uygulanması kararlaştırılan 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 15/1-2 maddesinde sınırlı olarak sayılan sebepler kapsamında inceleme yapılmış olmasına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR: 1-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı HMK’nın 372. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine (İlk Derece Mahkemesi) gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1c0efbc1cba3542f 68b25344ab4fc542