6. Hukuk Dairesi 2024/1646 E. , 2025/1749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/380 E., 2024/297 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/683 E., 2021/199 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı taraf ile 25.06.2014 tarihli İstanbul ili Sultangazi ilçesi 600 yataklı Devlet Hastanesi ile alt yapı ve çevre düzenlemesi ikmal inşaatı işine ait sözleşme imzalandığını, elektrik imalatları uygulama projesi ya da mahal listesinin ihale dökümanı kapsamında verilmediğini, verilen elektrik avan projesine uygun biçimde işin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını, özen sorumluluğu gereğince 6x1600 kw'lık güce göre hazırlanan avan projeye bağlı kalınmaksızın 6x2000 kw güce göre elektrik uygulama projelerinin hazırlanarak 15.01.2015 tarihli yazı ile davalı tarafın temsilcisi olan müşavir firmaya gönderildiğini, projeler arasındaki farklardan kaynaklanan ilave işlere ilişkin bedelin mukayeseli keşifte değerlendirilmesinin talep edildiğini, ihale dökümanı kapsamından çıkmadığı için teklif verme aşamasında müvekkilinin dikkate almadığı ilave imalatlar bedelinin iş artışı kapsamında karşılanması, müvekkiline ihale dökümanı kapsamında verilen proje ile uygulamada tatbik edilen projelerin tamamen farklı olup, müvekkilince meydana getirilen ilave işler bedelinin bu sebepten dolayı da ödenmesi gerektiğini, olayda aynı zamanda proje hali değişikliğinin de söz konusu olduğunu,davalının bedeli ödemekten imtina ettiğini ileri sürerek, şimdilik 100.000,00 TL’nin ilk temerrüt tarihi olan 15.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihale ekinde elektrik avan projesi ile birlikte elektrik genel teknik şartnamesinin de verildiğini, avan projesinde 6x1600 kVA trafo ve jenaratör güçleri verildiğini bu projenin onaylandığını, davacının iddia ettiği gibi 6x2000 kVA projenin onaylanmadığını, elektrik teknik şartnamesine göre uygulama projesinin hazırlanması gerektiğini, 4784 sayılı Kanun'un 68. maddesi gereği Toplu Konut İdaresi olarak kurumun iş yoğunluğu nedeniyle söz konusu bazı işlerde avan projeler ile ihaleye çıkıldığını, avan projenin onaylanmasının sözkonusu olmayıp uygulamaya dönüştürülüp onaylandığını, yüklenicinin itirazı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ihale aşamasında ihale dokümanları ekinde verilen teknik dokümanlar kapsamında bulunması gereken Elektrik Uygulama ve Elektrik Mahal Listesi olmadan teklif verdiği, idareye itirazda bulunmadığı, anahtar teslimi götürü bedelle sözleşme imzalandığı ve taahhüt altına girdiği basiretli bir iş adamı gibi davranmadığı, ayrıca davaya konu edilen ve iş artışı olduğunu belirttiği bu imalâtların öngörülemeyen bir durum kapsamında da değerlendirilemeyeceği ve bu imalatların yüklenicinin teklifi içerisindeki imalatlar olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki ve raporlar ile uzman görüşü arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, b. Hükme esas alınan 01.03.2021 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, KİSK’in 24. maddesinde aranan öngörülemeyen bir durum olması şartının keyfi uygulamaların önüne geçilmesine yönelik, yükleniciyi koruma amaçlı olduğunu, bilirkişi raporundaki proje hatalarını gidermek için yapılan imalâtların iş artışına konu edilemeyeceği gerekçesinin kanunun gerekçesi ile çeliştiğini, zira proje hatalarının giderilmesinin projenin tamamlanması için zorunluluk olduğunu, c. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla KİSK 24. maddede yer alan şartlar sağlanmasa dahi idarenin talebi üzerine gerçekleştirilen ve ihale dökümanında yer alan projede bulunmayan imalat bedelinin ödeneceğinin Yargıtay tarafından da kabul edildiğini, d. Yapım işleri genel şartnamesi 12/4, 22/1. maddesi gereğince uygulama projesinde yer alan birçok imalat avan projede yer almadığından bu imalatların iş artışı hükümleri kapsamında müvekkiline ödenmesi gerektiğini, e. Proje değişikliği şartlarının meydana gelmesi halinde ilave iş bedellerinin yükleniciye ödeneceğini, 31.10.2019 tarihli raporun teklif verme aşamasında öngörülemeyecek esaslı farklılıklar olduğu tespiti yaptığını, f. Yargıtay kararlarında sözleşme bedelinin %10’u şeklindeki sınırı aşmayan ilave işlerin bedelinin, öngörülebilir olup olmadığına bakılmaksızın YİGŞ çerçevesinde %10’u aşan işlerin bedelinin ise yine öngörülebilir olup olmadığına bakılmaksızın vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde ödeneceğinin kabul edildiğini, g. Genel ihbar külfetinin işin kapsamının belirlenmesiyle bir ilgisi bulunmadığını, ayıplı imlatlardan doğan sorumluluğu belirlediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 68/c maddesinde “2985 sayılı Toplu Konut Kanunu kapsamındaki "projelerde", 5 inci maddenin beşinci ve altıncı fıkraları, 62 nci maddenin (a) ve (b) bentleri ile (c) bendindeki kamulaştırma, mülkiyet, arsa temini, imar işlemleri ve uygulama projesine ilişkin şartlar aranmaksızın ihaleye çıkılabilir.” hükmü bulunmakta olup yine aynı Kanun’un 62/c maddesinde “Yapım işlerinde arsa temin edilmeden, mülkiyet, kamulaştırma ve gerekli hallerde imâr işlemleri tamamlanmadan ve uygulama projeleri yapılmadan ihaleye çıkılamaz. İhale konusu yapım işinin özgün nitelikte ve karmaşık olması nedeniyle teknik ve malî özelliklerinin gerekli olan netlikte belirlenemediği durumlarda ön veya kesin proje üzerinden ihaleye çıkılabilir.”hükmü bulunmaktadır. 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacının “Konut ihtiyacının karşılanması, konut inşaatını yapanların tabi olacağı usul ve esasların düzenlenmesi, memleket şart ve malzemelerine uygun endüstriyel inşaat teknikleri ile araç ve gereçlerin geliştirilmesi ve devletin yapacağı desteklemeler (...) (*) bu Kanun hükümlerine tabidir.”şeklinde tanımlanmış, kanunun Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın görevlerini belirleyen Ek 1/m maddesinde “Bakanlıkların talebi ve bağlı bulunduğu Bakanın onayı halinde talep konusu proje ve uygulamaları yapmak veya yaptırmak” denilerek TOKİ’nin bakanlıkların talebi ile talep konusu proje ve uygulamaları yapacağı belirtilmiştir. Somut olayda davacı ve davalı TOKİ arasında 25.06.2014 tarihli İstanbul ili Sultangazi ilçesi 600 yataklı Devlet Hastanesi ile alt yapı ve çevre düzenlemesi ikmal inşaatı işine ait sözleşme imzalanmış olup davacı ihale sırasında avan proje verildiğini, işin devamı sırasında düzenlenen projeler nedeniyle daha fazla harcama yaptığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuş ise de az yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre davalı TOKİ’nin avan proje ile ihaleyi gerçekleştirmesinde Yasa'ya aykırılık bulunmadığı gibi dosya kapsamına göre ihale evrak ekleri ile sözleşme eklerinde elektrik genel teknik şartnamesinin verildiği, davacının imzaladığı götürü bedelli sözleşmede basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu yaptığı imalât bedelinin kendisine ödendiği anlaşıldığından mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygundur. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 60e6ae54be0dd583 77a0d4e47e689bc9