6. Hukuk Dairesi 2024/1462 E. , 2025/1702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1078 E., 2024/268 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/478 E., 2022/495 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, iş sahibi dava dışı ... Holding'e ait, inşaat işlerindeki çelik konstrüksiyon işlerini müvekkiline taşere ettiğini, müvekkilinin, davalı ile aralarındaki sözleşme ve revize sözleşmelere uygun bir şekilde hiçbir eksik ve kusura yer vermeden üstlendiği işi tamamlamış olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince, ilk başta anlaşmaya varılan imalat miktarının, müvekkilinin yapmış olduğu işin tarafların mutabakatı çerçevesinde arttırıldığını, taraflarca imzalanan ilk sözleşmede her ne kadar 2.213.529,40 TL+ KDV üzerinden anlaşmaya varılmış ise de müvekkilinin bu işi tamamladıktan sonra da davalı şirketin müvekkilden ek imalatlar yapmasını istediğini ve bu çerçevede müvekkilinin davalı için bedeli mukabilinde ek imalatlar da yaptığını, müvekkilinin sözleşme gereğince yapmış olduğu imalâtlara dair hakediş kontrol ve kabullerinin yapılmasını müteakiben hak ettiği alacak miktarınca fatura düzenleyip tebliğ ettiğini, davalıya kesilen tüm faturaların e-fatura olarak düzenlendiğini, anılan faturalara karşı herhangi bir itiraz veya iade fatura düzenlenmediğini, faturaya konu alacakların kesinleşmiş olduğunu, müvekkilinin, üstlendiği tüm yükümlülüklerini eksiksiz bir biçimde yerine getirerek hakedişleri doğrultusunda faturalarını düzenleyerek davalıya teslim ettiğini ve yine sözleşme çerçevesinde geçici kabul onayı alarak, tüm işlerinin bitimi sonunda SGK kaydındaki taşeronluk dosyasını kapatarak kapanış bilgisini davalıya bildirdiğini, müvekkilinin sözleşme çerçevesinde üstlendiği işleri eksiksiz olarak tamamladığına dair davalı şirket yetkililerince 26.12.2019 tarihinde şantiye ve iş sahasında denetimler yapıldığını ve Kabul Heyeti tarafından müvekkilin tamamlamış olduğu tüm işlerin kabul edilerek onaylandığını, davalı tarafından imalat aşamasında bir kısım ödemeler yapılmış ise de 30.11.2019 son tarihli cari hesap ekstresinde yer alan 447.830,31TL alacağın davalı tarafından ödenmediğini, davalı borçluya ihtarname keşide edildiğini, başvuruda bulunulduğunu, cevap verilmediği gibi bakiye borcun da ödenmediğini, müvekkilinin kesinleşmiş alacaklarının tahsili için başlatılan icra takiplerine davalı tarafından itiraz edildiğini, borcunu ödemeyen davalı hakkında İstanbul 9. İcra Dairesi'nin 2020/15565 Esas sayılı dosyasında fatura alacağına dayalı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun anılan takibin yetkisine itiraz ettiğini, Ankara 10. İcra Dairesi'nin 2020/6756 Esasına kaydedilerek davalıya yeniden ödeme emri ve dayanak belge suretlerinin tebliğ edildiğini, davalının, takibe itiraz ederek icra takibini durdurduğunu belirterek, Ankara 10. İcra Dairesi' nin 2020/6756 Esas sayılı dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile anılan takibin takip talebindeki şartları ile devamına, takip ile talep olunan alacağın % 40'ı oranında inkâr ve kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 15.02.2018 tarihinde Taşeron Sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme bedelinin 2.213.529,40 TL ve KDV olduğunu, aynı taraflar arasında malzeme ve işçilik fiyatlarındaki artışlar sebebiyle 01.09.2018 tarihinde ise Taşeronluk Sözleşmesine Ek Zeyilname akdedildiğini ve sözleşme bedelinin 552.902,00 TL arttırılarak 2.766.431,80 TL olduğunu, Zeyilname akabinde de müvekkili şirket ile davacı şirket arasında yapılan yazışmalar ile söz konusu proje kapsamında ek işler olması, birim fiyat artışları ve keşif miktarı imalat miktarı arasında fark olması sebebiyle sözleşme bedelinin yeniden arttırılarak 3.094.910,00 TL olduğunu, taraflar arasında yaşanan işbu dava konusu uyuşmazlığın Taşeronluk Sözleşmesi ve Zeyilnameden kaynaklandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerince davacı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş olduğundan, hakediş alacaklarının ödenmemiş ve nakit teminatın iade edilmemiş olduğunu, davacının iş bu dava konusu taleplerinin; Taşeronluk Sözleşmesi kapsamında düzenlenen 6 no'lu hakedişe ilişkin 31.08.2019 tarihli, 369.384,10 TL bedelli fatura, Taşeronluk Sözleşmesi kapsamında düzenlenen 7 nolu hakedişe ilişkin 30.11.2019 tarihli, 37.992,59 TL bedelli fatura, bakiye nakit teminat bedeli olan 40.453,62 TL olmak üzere toplam 447.830,31 TL olduğunu, dava konusu taleplerin Taşeron Sözleşmesi kapsamında düzenlenen hakkedişler ile kesilen nakit teminattan kaynaklandığını, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili şirketten 407.376,69 TL hakediş ve 40.453,62 TL nakit teminat alacağı olduğunu ve bu alacaklarının muaccel olduğunu iddia ettiğini, davacının bu iddialarının taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, Taşeronluk Sözleşmesi'nin 12.5. maddesine dayanarak taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca hakedişlerden yapılan nakit teminat kesintisinin, yüklenicinin SGK'dan bu sözleşmeye konu işlerde görevli işçiler bakımından herhangi bir sigorta primi vs borcu olmadığına dair ilişiksiz belgesi ve SGK'dan kayıt tetkik raporu getirilmesi halinde ve geçici kabulü müteakip 30 gün içerinde nakden ödeneceğinin kabul edildiğini, anılan madde kapsamında davacının hak ediş alacaklarından nakit teminat kesintisi yapıldığını, ancak ilgili madde kapsamındaki şartlar davacı tarafından yerine getirilmediğinden bakiye nakit teminat kesintisinin iade edilemediğini, aynı şekilde Taşeronluk Sözleşmesi'nin 12.6. hükmü uyarınca hakediş alacaklarının ödenme şartlarının belirlendiğini, anılan madde kapsamında Taşeron'un her hakediş ödemesinden evvel işçi alacağına dair o tarihe kadarki imzalı ücret bordrosunu veya ücretlerin bankaya yatırıldığına dair banka talimatını işverene ibrazı zorunlu olup, aksi halde ödeme yapılmayacağını, her ne kadar davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında geçici kabulün yapılmış olması, hakedişlerin ödenmesi ve teminatların iadesini gerektiren yegane koşul gibi gösterilmeye çalışılsa da taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin ilgili maddeleri gereğince sözleşme kapsamında geçici kabulün yapılmasının hakedişlerin ödenmesi ve nakit teminatın iadesi için gerekli ancak yeterli olmadığını, sözleşmenin yukarıda yer verilen ilgili maddesi kapsamında gerekli şartlar yerine getirilmediğinden ödemelerin yapılamadığını, davacı şirket tarafından yapılan ek işler kapsamında teminat açığı bulunduğundan müvekkili şirketin hakediş ödemelerini bloke etme hakkı bulunduğunu, davacı şirketle akdedilen Taşeron Sözleşmesi ve Zeyilname akabinde söz konusu proje kapsamında hem ek işlerin olması, hem birim fiyat artışları, hem de keşif miktarı imalat miktarı arasında fark olması sebebiyle, sözleşme bedelinin yeniden arttırılarak 3.094.910,00 TL olduğunu, Taşeron Sözleşmesi'nin 11. maddesi kapsamında sözleşme bedeli artmış olmasına rağmen, kesin teminat açığının tamamlanmadığını, takip talebi incelendiğinde, davacının yıllık yüzde 13,5 avans faizi ile toplam 29.437,43 TL geçmiş gün faizi talep etmekte olduğunun görüldüğünü, davacının iş bu talebi ile takipten sonra işleyen ve işleyecek olan faiz taleplerinin tamamının da reddi gerektiğini, zira taraflar arasında akdedilen Taşeron Sözleşmesinin 12.7. maddesinin amir olduğunu, anılan proje kapsamında mal sahibi ... Gayrimenkül Yatırım Danışmanlık İnşaat ve Ticaret A.Ş. tarafından müvekkili şirketin hakediş alacaklarının uzun zamandır ödenmediğini, bu sebeple müvekkili şirket tarafından hakediş alacaklarının ödenmesi talebiyle İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1858 E. sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe haksız itiraz üzerine takibin durduğunu ve İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün 2020/136 E. sayılı dosyası ile itirazın kaldırılması davasının ikame edildiğini, iş bu davanın halihazırda derdest olduğunu, söz konusu proje kapsamında mal sahibi tarafından ana yüklenici müvekkile ödeme yapılmadığından, Taşeron Sözleşmesi'nin 12.7. maddesi kapsamında davacının gerek takip öncesi gerek takip sonrası faiz talepleri mesnetsiz olup bu taleplerinin de reddi gerektiğini, haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan takip sebebiyle müvekkil şirket lehine alacağın % 20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, huzurdaki dava dayanağı ilamsız icra takibinin konusu olan taleplerin taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında dayanağı bulunmadığını beyanla davanın reddini, icra takibi nedeniyle davacı aleyhine % 20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca sözleşme konusu işin yapıldığı ve davacının yükümlülüğünü yerine getirdiği, düzenlenen hakedişlerin taraflarca imzalandığı, hakedişlerde herhangi bir ihtirazi kaydın yer almadığı, sözleşme hükümlerine göre somut olayda SGK ilişiksiz belgesinin bulunduğu, davacının sözleşme konusu işle ilgili muaccel bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline ve alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, reddolunan kısım yönünden davacının takip yapmaktaki kötüniyeti ispat olunamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı tarafın edimlerini ifa etmediğini, bu nedenle alacaklarının ödenmediğini, nakit teminatın iade edilmediğini, dava konusu taleplerin davacının hakediş ve kesilen nakit teminat alacağından kaynaklı olduğunu, sözleşmenin 12.5 maddesinde ödemelerin nasıl yapılacağının düzenlendiğini, yine 12.6 maddesinde düzenlemelerin mevcut olduğunu, ek işler kapsamında teminat açığı bulunduğundan müvekkilinin hakediş ödemelerine bloke koyma hakkı bulunduğunu, takip talebinde yer alan geçmiş gün faizi ile takipten sonra işleyen ve işleyecek olan faiz taleplerinin de reddinin gerektiğini, sözleşmenin 12.7 maddesinde de böyle bir sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkili lehine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B.Değerlendirme ve Gerekçe; Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cdf1a9797f4b0864 db42c3e035dc8f25