Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1112 E., 2025/1605 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1112 E., 2025/1605 K. (21.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1112
Karar No
2025/1605
Karar Tarihi
21.04.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/1112 E. , 2025/1605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/861 E., 2023/1589 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/189 E., 2021/216 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kilis ili, Merkez ilçesi, ... Mah., 362 ada, 38 parsel (36 ve 37 numaralı parsellerin tevhidi ile oluşturulan) taşınmazın 1/2 sahibi olduğunu, söz konusu taşınmazın diğer sahiplerinin ise davalı ... ile ... olduğunu, tarafların, ... İnş. Müh. Gayrimenkul Taah. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile söz konusu arsa üzerine kat karşlığı inşaat ve taşınmazın satış vaadi sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmeyi kendi aralarında adi sözleşme olarak imzaladıklarını, taşınmazın üzerinde bulunan dükkanlar yıkılıp, temel atılıp, bodrum kat yapılıp, zemin kat için gerekli sütunlar oluşturulduktan sonra Gaziantep Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından Belediyeden alınmış olunan imar çapı kaldırarak, ruhsatın iptal edildiğini, ancak zemin+1 kat 9.5 m yükseklikte inşaat yapılabileceğinin taraflara bildirildiğini, gerek müvekkilerinin gerekse de yüklenici şirketin sözleşmenin yeni şartlara uyarlanmasını ve bu doğrultuda inşaata devam edilmesini istemiş olsa da davalı ... ve davalıların murisi ...'un bu yönde yeni bir sözleşme yapılmasına ve inşaata başlanmasına muvafakat vermediklerini, müvekkilinin inşaatın bitirilmemesinden kaynaklı yoksun kaldığı kira ve işletme gelirlerine, maddi kazanca yönelik fazlaya ve ıslaha ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacı müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine Gaziantep Anıtlar Yüksek Kurulu'ndan bir bildirim yapılmadığını, üstelik davacının oğlu Mehmet ... ... ve oğlunun şirketi olan müteaahhit ... İnş. Ltd. Şti'nin ruhsatsız olarak hatta bilgilendirmeden inşaata başlamış ve yürütmüş olduğunu, taraflar arasında uyarlama görüşmeleri olmadığını, davacının davadaki taleplerini inşaatı yüklenen kişi müteahhide yapması gerekirken asıl mağdur olan davalılara yönelttiğini, oysa inşaatı yapmayı yüklenen ve yapmayıp mağdur eden müteahhidin davacının oğlu olduğunu, davalıların, davacının zararından hiç bir sorumluluklarının bulunmadığını, davalıların yüklenici müteahhit Mehmet ... ...'e karşı Kilis 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/47 Esas sayılı dosyası ile inşaat yapılmayıp mağdur olduklarından dolayı derdest dava dosyaları bulunduğunu, o dosyada müteahhit Mehmet ... ...'in sözleşme ve buna ilişkin işlem ve eylemleri kabul ettiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının oğlu yüklenici ... ... ile aralarında resmi şekilde taşınmazın tüm malikleri ile yapılmış geçerli bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi olmadığı, tacir olan müteahhidin basiretli bir iş adamı gibi hareket etmeyerek 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 4 ve 21. maddelerine göre Kültür Varlıkları Bölge Kurulu'ndan ruhsat alınması gerektiğini bilmesi gerektiği ancak bu gibi alanlarda gerekli izin ve ruhsatları almadığı ve buna rağmen taşınmaz üzerindeki mevcut binayı da yıktığı bu halde taraflarla anlaşma yapmaya kalkıştığı, ancak bu gibi yerlerde izin verilse dahi belli kısıtlamaların olduğu müteahhidin bunu öngörmeyerek taraflarla dilediği gibi anlaşma koşulları belirlediği, dolayısıyla sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getiremediği, sözleşme serbestliği ilkesi gereği kimsenin sözleşme yapmaya zorlanamayacağı, müteahhidin kusuru ile ruhsat alınamadığı, edimini yerine getiremediği ve davalıların bu sözleşmeden döndüğü ve zararlarının tazminin talep ettikleri davalar açtıklarının tespit olunduğu tekrar davacı ve oğlu olan müteahhit tarafından sözleşme yapmaya zorlanmayacakları gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava dilekçesini aynen tekrar ettiğini, b. Yüklenici firmanın ilk başta inşaat iznini aldığını, bu izin doğrultusunda anlaşma yapıldığını, ancak Anıtlar Yüksek Kurulu'nun sonradan yapmış olduğu değişiklikle şartların değiştiğini, değişen şartlara göre uyarlama zarureti olduğunu, değişen şartlardan dolayı tek sorumlunun Anıtlar Yüksek Kurulu olduğunu, şartlar değiştikten sonra tarafların tekrardan anlaşması gerektiğini, davalıların kötü niyetli bir şekilde bu tutumdan kaçındıklarını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesininden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı