Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/8224 E., 2025/13477 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8224 E., 2025/13477 K. (23.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8224
Karar No
2025/13477
Karar Tarihi
23.10.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/8224 E. , 2025/13477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/1488 E., 2025/1188 K. KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/131 Esas, 2025/6 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; İlk kararı istinaf etmeyen tarafın aleyhine durum oluşmadıkça temyiz etme hakkı bulunmadığından davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davacı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., Mahallesi 415 96... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zemin metrekare birim değeri ile üzerindeki yapı değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmaza yakın konumda bulunan ... Mahallesi 34 71... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kamulaştırmasız el atma dosyasının güçlü delil niteliğinde olup, yapılacak değerlendirmede esas alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamu yararı ve usul ekonomisi gözetilerek kararın depo edilmesi için ek süre verilmesi gerektiğini, yakın tarihli Yargıtay kararlarında usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediğine ilişkin beyanı alınmak suretiyle karar verilmesi yönünde hükmün bozulduğunu, dava konusu taşınmazın zemini için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha düşük bedellerin belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince ilk olarak 28.11.2024 tarihli celsede, yatırılacak bedeli, yatırılacağı yeri içerir şekilde 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince 15 gün süre verildiği, bedelin depo edilmemesi nedeni ile takip eden 17.12.2024 tarihli celsede 15 günlük kesin süre verildiği, gerekli yasal ihtarın yapıldığı, 17.01.2025 tarihli celsede kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeni ile davanın usulden reddine karar verildiğinin görüldüğü, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-1023 Esas, 2024/308 Karar sayılı ilamında da zikredildiği üzere 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında; "... kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın 10. maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir." hükmünün düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 94 üncü maddesinde; "(1) Kanunun belirlediği süreler kesindir.(2) (Değişik:22/7/2020-7251/6 md.) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar" şeklinde düzenleme bulunduğu, 6100 sayılı Kanun'un 90 ıncı ve 94 üncü maddeleri uyarınca kanunda belirtilen süreler kesin olup hakim tarafından, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, artırılıp veya eksiltilemeyeceği, süreye ilişkin normların kabulüyle medeni usul hukukunda gerçekleştirilmek istenen amacın adaletin bir an önce sağlanması, keyfiliğin önlenmesi, mahkemenin aynı işle uzun süre meşgul olmasının ve diğer dava ile işlere yeterince zaman ayıramaz duruma düşürülmesinin önlenmesi; uluslar üstü ve ulusal nitelikteki emredici normlar uyarınca davanın makul sürede sonuçlandırılmasının sağlanması, yargılamanın belli bir düzen ve öngörülebilir bir sürede yürütülmesi suretiyle adil şekilde yapılmasının sağlanması olduğu, dolayısıyla idarenin usulüne uygun ve yasal düzenlemeye riayet edilerek verilen sürelere riayet etmediği, karardan sonra sağlanan deponun kendisine hak bahşetmeyeceği görülmüş olup, dolayısıyla idarenin usulüne uygun ve yasal düzenlemeye riayet edilerek verilen sürelere riayet etmediği görülmüş olup, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmediği de gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalılar Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 09fff34de51b6fcd 0c05ab8571ed5515

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı