5. Hukuk Dairesi 2025/6757 E. , 2025/12393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2943 Esas, 2025/689 Karar KARAR: Esastan ret Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının diğer kat maliklerinin onayı dışında, konut nitelikli dairede kullanım biçimi değiştirdiğini ve ortak alanlara müdahale ederek projeye, yönetim planı ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) aykırı pek çok değişiklik yaptığını, bu durum için...Müdürlüğüne müvekkillerince başvuru yapıldığını, davalı ile bu hususta konuşulmaya çalışıldığında hakaretamiz ve tehditkar ifadelerine maruz kaldıklarını, açıklanan nedenlerle davalının bina üzerinde halihazırda yapmakta olduğu tüm işlemlerin durdurulması, ortak alanlarda yeni bir değişiklik yapmaması ve müdahalede bulunmaması yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkillerin izni ve onayı olmaksızın ortak alanlarda yapılan ve ayrıca projeye aykırı olarak yapılan tüm değişikliklerin proje aslına ve binanın orjinal haline uygun hale gelecek şekilde eski hale getirilmesine, bu şekilde davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; taşınmazda müşterek malik olan ... ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davalı tarafından 634 sayılı Kanun'a projeye ve ruhsat ve eklerine aykırı olmaksızın çok zorunlu bir takım ufak tedbirler alındığını, binanın yaklaşık 60 yıldan fazla ömrü olan bir bina olduğunu, kat malikleri davacıların, binanın hiçbir ihtiyacı ile ilgilenmediklerini, davalının kat maliklerinin şifahi onayı ile tamamen masraflarını kendisi üstlenerek çevre bahçe duvarı yaptırdığını, bu imalatın binaya bir zararı olmadığı gibi dışarıdan gelebilecek tehlikeleri de önleyici olması bakımından ana taşınmaz yararına olduğunu, davalı defalarca tüm kat maliklerini ısı yalıtımı mantolama yapılması konusunda işbirliğine davet etmiş ancak bunda başarılı olamayınca yani davacılar mantolama yaptırmaya yanaşmayınca sadece kendi dairesi için içten ısı yalıtımı yaptırmış olduğunu, bunun diğer dairelere ya da anataşınmaza bir zararı olmadığı gibi yan tarafında bulunan davacı dairesine de yararı bulunduğunu, davalı giriş kat dairesinde olduğu için üst katın balkonu kendi dairesinin üstüne düşme tehlikesi ile karşı karşı karşıya olup müvekkilinin üst kat dairenin maliki davacıdan bu sorunla ilgili bir sonuç alamayınca bu balkonunun altına destek amaçlı demirden bir taşıyıcı monte ettirmek zorunda kaldığını, bu imalatın da ana taşınmaza bir zararı olmadığı gibi tüm kat maliklerinin ve dışarıdan binaya gelen 3. şahısların yararına olduğunu, ana giriş kapısı oldukça kötü vaziyette ve eskimiş olup güvenlik için de gerekli olan çelikten kapı yapılması gerektiği hâlde, diğer malikler yanaşmadığı için davalının kendi imkanları ile bu kapıyı tamir ettirerek güçlendirdiğini, binanın elektrik tesisatı ve su tesisatı yenilemesi, giriş ve merdiven mermerlerinin değişmesi, 65 yıllık elektrik ana panosu ve saatlerinin değişmesi, bina içi boya yapılması gerektiği hâlde, davalıdan başka kimsenin ilgilenmediğini, pis su gideri eski olup zaman zaman taşma yaptığını, davalının sayaç panosuna da kendi maddi imkanı ile kapak yaptırdığını, ancak davacıların herhangi bir katılımda bulunmadığını, davalının binanın bahçesinde bulunan ağaçların bakımlarını da kendi imkanları ile yaptığını, çevre düzenlemesi olarak çiçek vs. ekimleri ile de ilgilendiğini ve bunlara baktırdığını, binanın temizliği ve bahçe sulaması için kendi dairesinden dışarıya su çektirdiğini ve kullandırdığını, lavabo ve musluk koydurduğunu, giderine de kendisi katlandığını, ancak tüm binanın yararlandığını, davalının binanın dış duvarının dip kısmından su çektiği için kendi dairesinin etrafına ince bir beton döktürmek zorunda kaldığını, görüldüğü üzere yapmış olduğu işler zorunlu bakım ve onarım işleri olup projeye aykırılık teşkil edecek ya da ana gayrimenkule ana yapıya zarar verecek türden işler olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 634 sayılı Kanun gereği davanın taşınmazın 1/18 payında müşterek malik olan ...'a da davanın yöneltilmesi gerektiğini, zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu, davanın bu nedenle öncelikle usulden reddedilmesi gerekirken davanın kabulü kararının hukuka aykırı olduğunu, hiçbir ikrar ve kabul anlamına gelmemek üzere davalı tarafından 634 sayılı Kanun'a projeye ve ruhsat ve eklerine aykırı olmaksızın çok zorunlu bir takım ufak tedbirler alındığını, eğer bu tedbirleri almamış olsa idi binanın zarar göreceğini, binanın yaklaşık 60 yıldan fazla ömrü olduğunu, kat malikleri davacıların binanın hiçbir ihtiyacı ile ilgilenmediklerini, açık ve net bir şekilde binayı kendi kaderine terk ettiklerini, binada çevre düzenlemesi diye bir şey olmadığını, davalı kat maliklerinin şifahi onayı ile ve tamamen masraflarını kendisi üstlenerek çevre bahçe duvarı yaptırdığını, davalının yapmış olduğu işler zorunlu bakım ve onarım işleri olup projeye aykırılık teşkil edecek ya da ana gayrımenkule ana yapıya zarar verecek türden işler olmadığını, bu konuda tanıkların dinlenmediğini, binada, eski hale getirilecek bir durum olmadığı gibi ana taşınmaz lehine yapılan bu tadilat ve onarımların geri alınması halinde ana yapı geri dönüşümü ve telafisi olmayan zararlara uğrayacağının gözden kaçırıldığını, davalı ana gayrimenkule zarar vermek bir tarafa aksine taşınmazın ömrünü uzatmak katma değer sağlamak için elinden geleni yaptığını, 29.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin hatalı, hesaplamaların fahiş olduğunu, davalı tarafından yapılan zorunlu giderlerin taşınmazın değerini de arttırdığını, sorunların giderilmesi amacıyla davalının elinden gelen çabayı gösterdiğini ve tüm maliyete de tek başına katlandığını, davalı iyi niyetli olup, hukukunda iyiniyetli olanı koruması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince tapu kaydı, yönetim planı, mimari proje, taraflarca sunulan fotoğraflar ve delillerin incelendiği, mahallinde keşif yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına, keşifte çekilen fotoğraflara uygun, gerekçeli, denetime elverişli, hüküm kurmaya da yeterli bir rapor olduğu, projeye aykırılığın projesine uygun eski hale getirilmesinden projeye aykırı davranan kişilerin sorumlu tutulması gerektiği, bu durumda dava konusu taşınmazın 1/2 maliki, taşınmazı kullananı ve tadilatların tamamını yapan kişi olarak davalının taraf gösterilmesinin doğru olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, yeterli ve gerekçeli bilirkişi raporu benimsenerek verilmiş olan davanın kabulüne ilişkin kararda kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya kapsamında yapılan incelemeye göre uyuşmazlık konusu müdahalelerin davalı tarafından yapıldığı tespit edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmakla temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9ef09c499cf0c531 23153385cfbf2c38