5. Hukuk Dairesi 2025/4451 E. , 2025/12389 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/1639 Esas, 2025/63 Karar KARAR: Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve dahili davalı vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "Zümrütevler Mahallesi ... Caddesi ... Sitesi 47. Blok Daire 35 ..." adresinde ikamet ettiğini ve mülk sahibi olduğunu, davalının da aynı yer 33 numaralı dairede ikamet ettiğini, davalının taşınmazın balkon ve teras kısmını kapatarak kış bahçesi ve kapalı balkon yapmak sureti ile site yönetim planında ortak alan olarak belirtilen kısma müdahele ettiğini, yapılan imalatın çocuklar için tehlike arz etmeye başladığını, davalı ile sözlü olarak konuşulduğunu, belediyeye şikayette bulunulduğunu, .... Noterliğinin 21.01.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak karşı tarafın herhangi bir işlem yapmadığını belirterek davalının ortak alana ve müvekkilinin dairesine yapmış olduğu müdahalenin önlenmesine ve imalatların kal'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/74 Esas, 2019/1069 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2020 tarihli ve 2019/1327 Esas, 2020/549 Karar sayılı kararıyla yapılan imalatların ana gayrimenkulün mimari projesine aykırı olduğunun tespit edildiği böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2020 tarihli ve 2019/1327 Esas, 2020/549 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu bağımsız bölüm tapuda dava dışı ... Ltd.Şti adına kayıtlı olup, ana taşınmazda kat mülkiyetinin kurulduğu, davalının davaya konu bağımsız bölümde intifa hakkı sahibi ve kiracı olduğu anlaşılmakla Yargıtay uygulamalarında, dava konusu edilen bağımsız bölümde tapu maliki ile birlikte oturan veya bu bağımsız bölümden faydalanan kimselere karşı açılan davada, usul ekonomisi ve verilecek karardan hukuku etkilenecek olan tapu malikinin de davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanması gerektiğinin kabul edildiği, Mahkemece, adı gecen tapu malikinin de yöntemince davaya dahil edilmesi ve ondan sonra işin esasına girilip tüm delillerin toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın kabulünün doğru görülmediği, kabule göre de Mahkeme kararının hüküm kısmında, taşınmazdaki ana yapının onaylı mimari projesine aykırı olarak gerçekleştirilmiş bulunan değişikliğin projeye uygun eski haline getirilmesine ve eski hale getirme için 2 hafta süre verilmesine karar verilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gözardı edilerek, dava konusu edilen ve mahkemenin kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda saptanıp müdahalenin men'ine ve eski hale getirilmesine karar verilen hususların neler olduğu anılan kanun hükmü uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça yazılması gerekirken, infazda duraksamaya sebep olacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas raporun eksik ve yetersiz incelemeye dayandığını, dava konusu sitede 100’den fazla dairede benzer veya daha büyük sabit nitelikteki yapıların mevcut olduğunu, ancak mahkemenin, bu durumu görmezden gelerek objektif bir inceleme yapmadığını, bilirkişi raporunda da bu hususlara dikkate etmediğini, müvekkili tarafından yapılan cam balkon uygulamasının, sökülebilir ve sabit eser niteliğinde olmayan bir yapı olduğunu, dava konusu yapı için İmar Barışı kapsamında gerekli başvuruların yapıldığını, ilgili idari merciler tarafından gerekli tescil ve izinlerin alındığını, mahkemenin müvekkilinin savunmaları kapsamında talep edilen delilleri toplamadığını, mevcut delillerin ise eksik incelenerek karar tesis edildiğini, el atmanın önlenmesi veya müdahalenin meni davalarında taşınmazın değeri üzerinden nispi harç ödenmesi gerektiğini, ancak dava konusu taşınmazın değerinin hesaplanmadığını ve harcın eksik yatırıldığını, kararın kesinleşmesine kadar icranın geri bırakılmasını (tehir-i icra) talep ettiklerini, mahkeme tarafından davalı taraf vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin fahiş ve hatalı hesaplandığını, dolayısıyla müvekkiline yükletin yargılama giderleri ile vekâlet ücretleri yönünden de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Dahili davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın dava tarihinden önce 20.10.2015 tarihinde diğer davalıya satılarak teslim edildiğini, taşınmazın davalı adına tapu da devrinin de 29.07.2016 tarihinde tamamlandığını, davalının davaya dahil edildiği tarihte taşınmazın tapuda maliki olmadığı gibi, fiilen de tasarrufunda bulunmayan bir taşınmaza müdahale ederek diğer davalı yanca yapılan imalatları kaldırarak eski hale getirmesinin hukuken mümkün olmadığını, imalatın kaldırılarak eski haline getirilmesine yönelik hükmün müvekkili açısından uygulanabirliği mümkün olmadığından, davanın müvekkili açısından husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu eylemin de müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, davada müvekkili aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu eylemin teslimden sonra dairenin maliki olan davalı tarafından gerçekleştirilmiş olup, adı geçen davalı da bu kapsamda yapılan şikayet nedeni ile 14.02.2017 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/119470 soruşturma sayılı dosyası kapsamında vermiş olduğu ifadesinde daireyi satın aldıktan sonra tadilat yaparak söz konusu eylemi bizzat kendisinin gerçekleştirdiğini açıkça ikrar ettiğini belirterek davanın müvekkili açısından reddi gerekmekte iken, aksi yöndeki Mahkeme kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Mahkemece yapılan araştırma neticesinde haksız müdahalelerin neler olduğu belirlenerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin ve dahili davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Mahkemece davanın kabulüne karar verilir iken davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece keşif yapmak sureti ile alınan bilirkişi raporunda da yapılan imalatların projesine aykırı olduğu belirtilmiş; ancak eski hale getirme bakımından yapılacak işlemler krokiye bağlanmak sureti ile anlatılmamıştır. 5. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Mahkemece projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmemesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ve dahili davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ve dahili davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, dahili davalıdan 3.033,70 TL temyize başvuru harcının alınmasına, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cc3a4340f767e66d cef6bda0fca69c45