Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2797 E., 2025/12374 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2797 E., 2025/12374 K. (06.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2797
Karar No
2025/12374
Karar Tarihi
06.10.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/2797 E. , 2025/12374 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/306 Esas, 2024/1732 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı Hazine adına tesciline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Köye Tüzel Kişiliği vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine ve davalılar ... vd. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kars ili, ... ilçesi, ... köyü 1 03... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, taşınmazın baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesinin (C) bendi uyarınca tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artışı kriterinin dikkate alınmadığını, taşınmazın Aras Nehri kıyısında ve Erzurum- Kars- Iğdır karayoluna komşu olup jeopolitik konum itibarıyla çevre köy taşınmazlarına nazaran daha verimli ve önemli bir yere sahip olduğunu, Mahkeme tarafından Karakurt Bölgesinde hangi ürünlerin yetiştirildiği ve yetiştirmeye elverişli olduğunun Tarım ve Orman Müdürlüklerinden sorulmadığını, bu husus tamamlandığı zaman bu bölgede birçok ürünün yetiştirildiği ve iklimin buna müsait olduğunun görüleceğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının %5 olup bu oranın Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, Yargıtay kararları doğrultusunda sulu tarım arazilerine uygulanması gereken kapitalizasyon faiz oranı %4 olup bu kararların mahkemeler tarafından göz önüne alınması gerektiğini, kamulaştırılan taşınmaz sulu tarım arazisi özelliğine sahip olup doğal yollarla sulanabilen taşınmaz olduğunu, alım gücünün, günümüz koşullarında enflasyon oranının ve maliyetlerin yüksek olduğu ülkemizde bu hususların göz ardı edilerek kamulaştırılan taşınmazlara ve alanlara düşük bedeller biçilmesinin Sosyal Devlet İlkesi ile bağdaşmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazın resmi veriler esas alınarak net gelirinin tespit edilmesinde, dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunun kabulü ile taşınmazın niteliğine uygun olarak kapitalizasyon faiz oranının %5 tespit edilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 7,45TL/m² üzerinde zemin bedelinin hesaplanmasında, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların maktu değeri hesaplanarak kamulaştırma bedeline eklenmesinde, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama uygulaması sitesinden edinilen bilgilerden tespit edilen dava konusu taşınmazın bulunduğu konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alındığında objektif değer artışı uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dava konusu taşınmazın mülkiyeti ... Kadastro Mahkemesi'nin 2007/337 Esas sayılı dosyasında ihtilaflı olması nedeniyle belirlenen bedelin ileride belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta bekletilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde peşin ödenmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, öte yandan, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05.04.2023 tarihli, 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı gözetilerek tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğinden ve dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatı tespit edilirken dosyaya getirtilen resmi verilere göre yörede yetiştirilen münavebe konusu çayır biçenek (kuru ot) ürünün resmi verilerde yazılı ortalama verim, fiyat ve maliyet cetveli göz önüne alınarak net çayır otu gelirine göre bedel belirlenmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca %35 otlatma payı da eklenerek fazlaya hükmedilmesi hatalı ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu husus eleştirilmekle yetinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz uygulanması gerektiğinden bahisle hüküm kaldırılmış ise de bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, bu davanın Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce açılmış ve karara çıkmış olup Anayasa Mahkemesi kararını geriye yürüterek hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın sulu tarım arazi kabul edilmesinin hatalı olduğunu ve münavebe ürünleri yanlış belirlendiğini, ayrıca kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı fazla uygulanarak taşınmazın değerinin yükseltildiğini ileri sürmüştür. 2.Davalılar ... . vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin düşük olduğunu kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekilinin tüm, davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının III. Fıkra, 3-a) bendinde yer alan "dava tarihi olan 11.06.2019 tarihinden itibaren ilk derece mahkemesi karar tarihi olan 13.07.2021 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmasına," ibaresinin çıkarılarak yerine "dava tarihi olan 11.06.2019 tarihinden 4 ay sonrası olan 12.10.2019 itibaren İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan 13.07.2021 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ....'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda kanaatimce; Her ne kadar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmesi ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”, diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak “dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi(aynen temyiz incelememize konu Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4 üncü Hukuk Dairesinin; “dava tarihinden itibaren ilk derece mahkemesinin karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmasına ilişkin” kararında olduğu gibi)” gerekmekte ise de; Davalı tarafın, “dava tarihinden itibaren” “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin” Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talebi söz konusu olmadığından, Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Dairemiz Sayın çoğunluğu tarafından verilen, sonucu ve diğer yönleri itibarıyla katıldığım, “Düzeltilerek Onanma Kararı”nın, “Gerekçe/Değerlendirme” bölümünün 4 No’lu bendinde yazılı olan gerekçelere (hususen de bu bentte yazılı olan; “davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği” gerekçesine) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 06.10.2025 SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3c8efda55d1d79cb 7343f0452530c05a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı