Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/208 E., 2025/12375 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/208 E., 2025/12375 K. (06.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/208
Karar No
2025/12375
Karar Tarihi
06.10.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/208 E. , 2025/12375 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/3125 Esas, 2024/1727 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI: 2021/650 Esas, 2022/881 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, ... ilçesi, ... Mevki 1 76... , 1 77... , 1 77... ve 3 64... parsel sayılı taşınmazların 3/20 hissesinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazları giderilmeden eksik ve hatalı raporların hükme esas alındığını, alınan emsallerin uygun emsal olmadığını, bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaz mukayesesinde belediye hizmetlerini göz önüne alıp, emsal taşınmazdan puan düşüşü yaparak dava konusu taşınmazın değerini artırma yoluna gidilmesinin yanlış olduğunu, bir taşınmazın arsa vasfı taşıması için zaten belediyenin tüm hizmetlerinden yararlanması gerektiğini, arsa vergi değeri yoluyla yapılan alım-satımların piyasa değerini yansıtmadığını, kat mülkiyetine geçmiş taşınmazların emsal olarak kullanılamayacağına ilişkin çok sayıda Yargıtay kararı bulunduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi gereğince 2013’ten sonra yapılan sabit tesisler ile dikilen ağaçların bedelinin, kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınamayacağını, imar durumuyla ilgili sağlıklı bir puanlamaya gidilmediğini, hesap hatası yapıldığını, dava konusu taşınmazların değerini etkileyecek fiziki özellikleri, çevresel özellikleri, altyapı durumu ve imar durumu vb. faktörlerin yeterince incelenmediğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerce hazırlanan gerek kök rapor gerekse ek raporlara karşı yaptıkları itirazlar değerlendirilmeden kanuna, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına aykırı olarak düzenlenen rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda asgari emlak ve beyan değerinin altında değer belirlenmesinin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, vergi değerinden daha düşük metrekare değeri belirlenmesi nedeniyle bilirkişi kurulu raporunun hüküm kurmaya yeterli ve inandırıcı olmadığını, emsalin uygun emsal olmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın benzer nitelikte olmaları zorunluluğunun göz ardı edildiğini, sunulan emsallerin değerlendirilmeye alınmamasının adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/27 Esas sayılı dosyası ile ... ilçesi su kavuşumu mevkinde (... ... ... mevki 1 30... ve 2 parsel sayılı taşınmazlar) yapılan kamulaştırma işlemi ile dava konusu taşınmazlar ile aynı yönde ilçeye 8 km uzaklıkta taşınmazlar hakkında yapılan kamulaştırmalarda 2006 yılı değerleri ile arsa metrekare bedelinin 874,00 TL olarak belirlendiği ve bu bedellerin Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, yine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/657 Esas, 2016/295 Karar sayılı kararı ile ... ilçesi su kavuşumu mevkinde yapılan kamulaştırma işlemi ile ilçe merkezine 8 km uzaklıkta dava konusu taşınmaz hakkında yapılan kamulaştırmalarda 978.00 TL/m² olarak tespit edildiğini, yine ... ... ... Mevki 1 31... -3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yapılan kamulaştırmalarda 2015 yılı değerleri ile arsa metrekare bedeli 978,25 TL olarak belirlendiğini ve bu bedellerin Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların yaşları ve yıpranma paylarının yüksek alındığını, 2021 yılı Eylül- Ekim ayında açılan dava dosyasında aradan 10 ay geçtiği hâlde 10 ay önceki fiyat değişimlerinin dikkate alınmasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, baraj kamulaştırması nedeniyle araziler, evler ve tüm yaşam alanları yok olduğundan ve taşınmaz sahiplerinin geçmişinden koparak yer değiştirmeleri gerektiğinden taşınma ve yeni yer bulmaları ve bu arada geçecek süre de dikkate alındığında bu nedenle de bir objektif artışın yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; ana taşınmazlar üzerindeki yapıya dava tarihinde geçerli bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ... Maliyet Cetveli ve 02.12.1982 tarihli ve 17886 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan aşınma paylarına ilişkin oranları tatbik edilmek suretiyle değer biçilerek bulunan bedelin zemin bedeline eklenmesinde, taşınmazlar üzerinde kapama niteliği gösteren meyve ağaçlarının değerinin kaim değer yöntemine göre hesaplanıp yine zemin bedeline eklenmesinde, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün Parsel Sorgu ekran görüntüsüne göre taşınmazların ... ... Caddesine cepheli olması sebebiyle ... Mahallesi için bildirilen emlak vergisine esas metrekare birim değerinin incelemeye esas alınmasında, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin dava yılı 20 06... /27 Esas sayılı ve 2015/657 Esas, 2016/295 Karar dava dosyasındaki taşınmazlar için verilen karara ilişkin dava tarihleri arasındaki uzun zaman aralığı gözetildiğinde güçlü delil mahiyetinde görülmemesinde ve davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, adil ve hakkaniyete uygun olarak belirlenen bedelin davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hâzineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4761a751663be154 7bbd6e4aabddf660

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı