4. Hukuk Dairesi 2025/8132 E. , 2025/13151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/20 Esas - 2025/105 Karar Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.02.2015 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracı ile çevreyolu yan yol üzerinde seyir halinde iken davalı belediyeye ait su borusu patlağından yola çok fazla miktarda su birikmesi ve yine yolda buzlanmanın oluşması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıktığını ve direğe çarpması sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını, her ne kadar trafik ekiplerince tanzim olunan kaza tutanağında müvekkili davacıya kusur atfedilmiş ise de kazanın oluşumunda davalıların sorumluluğu bulunduğundan davalıların kusurlu olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 3.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesiyle dava değerini 104.396,47 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmakla görevli yargı yerinin idari yargı olduğundan bahisle görev yönünden davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu kazanın olduğu yerde müvekkili kurumun içme suyu hattı bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazlarının olduğunu, dava konusu kazanın olduğu yerde arıza olduğuna dair müvekkili kuruma iletilmiş bir ihbar bulunmadığını, ancak içme suyu daire başkanlığına bağlı ekiplerce yapılan kontrollerde ... istasyonuna 50 mt mesafede bulunan üst geçidin ayaklarının bulunduğu bölgede içme suyu hattında arıza olduğunun tespit edildiğini, söz konusu arızanın tespit yapan ekipler tarafından anında müdahale edilerek tamir edildiğini, ancak dava konusu kaza yerinin anılan yer ile mesafesinin çok uzak olduğunu, yan yolun sol tarafında bulunduğunu, kaza yerinde müvekkili kuruma ait içme suyu hattı bulunmadığını, kaza tarihinde yağışın bol olduğunu, bu nedenle su birikintisinin olabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya idari yargıda bakılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluk sahasında bulunmayan yerde meydana gelen kaza ve sonucundaki zararın tazminine ilişkin bu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, müvekkili ile dava dışı yükleniciler arasında imzalanan sözleşme gereği dava konusu kazanın olduğu yeri de kapsayan sözleşme uyarınca anılan şirketlerin sorumluluğu dikkate alınarak davanın anılan şirketlere ihbarını talep ettiğini, davacının kış sezonu olması nedeniyle aracına zincir takmadan, aracını yolun durumuna ayarlamadan kullanması nedeniyle davacının kusuru ile kazanın meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkiline husumet düşmediğini, husumetin ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, davaya bakma görevinin idari yargıda olduğunu, kazanın tamamen davacının dikkatsizliği ve tedbirsizliğinden ileri geldiğini, kaza tespit tutanağında kaza mahallinde "kaygan zemin" ve "yol kesim ve kar lastiği ve zincir takma zorunluluğu" olduğunu gösteren trafik levhalarının bulunduğunun tespit edildiğini, yine kaza tespit tutanağında kazaya etki eden yol sorunu olmadığının belirlendiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.10.2020 tarihli, 2016/1104 Esas ve 2020/278 Karar sayılı kararıyla davanın davalı ... yönünden kabulü ile 104.396,47 TL'nin kaza tarihi 22.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davanın diğer davalılar ... ve ... yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 08.10.2020 tarihli, 2016/1104 Esas ve 2020/278 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz edilmesi üzerine Dairenin 13.12.2021 tarihli, 2021/16591 Esas ve 2021/10226 Karar sayılı kararı ile mahkemece; mahallinde keşif yapılarak, kazanın gerçekleştiği yolun hangi kurum/kurumların sorumluluk sahasında kaldığı konusunda, tarafların itirazlarını da karşılar şekilde, dosyada mevcut raporlar ve yolun rutin bakım ve buzla mücadele hizmetlerinin yapılması işine dair 04.06.2014 tarihli sözleşme de irdelenmek suretiyle uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınarak, bu hususun net bir şekilde açıklığa kavuşturulması ve her bir davalı yönünden kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş; davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın davalı ... yönünden kabulü ile 104.396,47 TL'nin kaza tarihi 22.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davanın diğer davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin dahili dava dilekçesi ile davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkili davaya dahil edilmeden önce alınan ve aleyhe tespitler içeren kusur raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, meydana gelen olayda davacının kusurlu olduğunun 3 ayrı bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, ayrıca kaza tespit tutanağında kazanın olduğu yolda kaygan zemin levhasının bulunduğunun tespit edildiğini, yine tutanakta kazaya etki eden yol sorunu olmadığının belirtildiğini, meydana gelen olayda müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 2918 sayılı Kanun ve 6001 sayılı Kanun gereğince Karayolları Genel Müdürlüğünün karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanımlarını sağlamak, karayollarını onarmak, işletmek ve işlettirmekle görevli olduğunu, davalılardan ... Su ve Kanalizasyon İdaresinin de su borularının, atık su giderlerinin ve mazgalların arızası ve tamirinden birinci derecede sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davalılar ... ve ... yönünden de davanın kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin maluliyetinin tespit edilenden daha yüksek olduğunu, hesap raporuna itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, olayda sorumlu kuruluşun kim olduğunun tespitinin mahkeme kanalıyla dahi çok uzun süre aldığını, bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların bakım ve onarımından sorumlu olduğu iddia edilen yolda meydana gelen su birikintisi ve buzlanma nedeniyle davacının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 1. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Dairenin yukarıda anılan bozma ilamında mahallinde keşif yapılarak dosyada mevcut raporlar ve yolun rutin bakım ve buzla mücadele hizmetlerinin yapılması işine dair 04.06.2014 tarihli sözleşme de irdelenmek suretiyle uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınarak her bir davalı yönünden kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak mahallinde keşif yapılmış ise de kusura ilişkin raporun bilirkişi heyetinden alınması gerekirken bozma ilamına aykırı şekilde tek bilirkişiden alınmıştır. Ayrıca mahkemece hüküm tesis edilirken Dairenin yukarıda anılan bozma ilamından önce alınan rapora itibar edilmiştir. Şu durumda mahkemece; uyulmasına karar verilen ve yukarıda anılan Dairenin bozma ilamına uygun şekilde araştırma yapılıp bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.