4. Hukuk Dairesi 2025/5825 E. , 2025/9702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1122 Değişik İş – 2024/1132 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT-2024/644 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/168607 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında elektrikli bisiklet kullanan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında sunulan bedel arttırım dilekçesi ile talebini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin bulunmadığını, kaza ile illiyet bağının kurulması için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin teminat dışı olduğunu, kaza nedeniyle elde edilen kazanımların belirlenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin haksız olduğunu, avans faizi talebinin yerinde olmadığını ve davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakem heyetince ara karar ile başvuranda meydana gelen araz ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının ve maluliyet oranının kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespitine karar verildiği, alınan raporda; başvuranın 24.06.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrasında tespit edilen radyolojik bulguların dejeneratif nitelikte olduğu, orijinin kaza öncesine dayandığı, radyolojik tetkiklerde trafik kazasına bağlı travmatik lezyon tarif edilmediği, bu nedenle başvuranda tarif edilen araz ile yaralanma arasında sağlıklı illiyet bağı bulunmadığı ve dava konusu kazaya bağlı kalıcı maluliyet oluşmadığı sonucuna varıldığı, bu kapsamda davacının kazaya ilişkin maluliyetinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin 30.01.2022 tarih ve 2022/İHK-4484 sayılı kararı ile hükme esas alınan ve adli tıp uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 15.10.2021 tarihli bilirkişi raporunun tüm dosya kapsamının ayrıntılı şekilde incelenmesi suretiyle düzenlendiği, uzmanlık seviyesi ve kapsamı itibariyle hüküm tesisi için yeterli ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.06.2023 tarihli ve 2022/3063 Esas, 2023/7827 Karar sayılı ilamıyla; ''...Davacı tarafından dosyaya sunulan ve ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 26.07.2021 tarihli maluliyet raporunda, davacının trafik kazasına bağlı lomber intervertebral disk bozuklukları nedeniyle % 13 oranında sürekli maluliyeti olduğu, trafik kazası ile aralarında illiyet bağı bulunduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazları doğrultusunda 3 adli tıp uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten aldırılan 15.10.2021 tarihli raporda ise "davacının trafik kazası sonrasında tespit edilen radyolojik bulgular dejeneratif nitelikte olup orjini kaza öncesine dayanmaktadır... Başvuranda tarif edimen araz ile yaralanma arasında sağlıklı bir illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmıştır" değerlendirmesinin yapıldığı görülmektedir. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince davacıya ait tüm tedavi evrakı (kaza öncesine ilişkin sağlık kayıtları da dahil) temin edildikten sonra bizzat muayenesi de yapılarak kaza tarihi olan 24.06.2020 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “lomber disk arızası” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde nöroloji uzmanı ile beyin ve sinir cerrahi uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan davacının maluliyeti hususundaki çelişkiyi giderecek şekilde gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı üzere çelişki giderilecek şekilde, Adli Tıp Kurumu ya da Üniversite Hastanesinden (... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi dışında) rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme sonucunda; Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 29.07.2024 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının %8 oranında maluliyet kaybına uğradığının belirlendiği, kaza tespit tutanağının aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğu, dosya kapsamında kusur oranlarının daha farklı olabileceğine ilişkin somut herhangi bir delil bulunmadığı gözetilerek sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusuru ile kazanın meydana geldiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 8 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak geçici iş göremezlik tazmintının 9.171,46 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 581.198,73 TL olmak üzere toplam tazminatın 590.370,19 TL olarak hesaplandığı, kaza tarihinde poliçe limitinin ise 410.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile taleple bağlılık ilkesi gereğince 410.000,00 TL maddi tazminatın 21.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, bozma sonrası alınan maluliyet raporunu düzenleyen heyette bozma ilamı uyarınca beyin ve sinir cerrahisi uzmanı yer almayıp sadece nöroloji uzmanının yer aldığını, davacının olay sebebiyle elde ettiği kazanımlar var ise tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı elektrikli bisiklet sürücüsünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacı tarafından davalı ... şirketine usul ve yasaya uygun başvuru yapılmış olduğu, davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alındığı, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alındığı, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında isabetsizlik bulunmadığı ve uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme süresine ilişkin geçici iş göremezlik zararından doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.