Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/366 E., 2025/4416 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/366 E., 2025/4416 K. (17.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/366
Karar No
2025/4416
Karar Tarihi
17.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/366 E. , 2025/4416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/734 D.İş, 2022/733 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait olup davalı tarafından genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda hasarlandığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL hasar bedeli, 1.324,70 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 6.424,70 TL maddi tazminat bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 77.534,71 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza ile hasar beyanının uyumsuz olduğunu, kaza sonrası davacıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, söz konusu olayda sürücü değişikliği şüphesinin mevcut olduğunu, araç sürücüsünün gsm-hts kayıtlarının incelenmesi, olay yerinde keşif yapılması, olaya karışan kişilerin ve tanık beyanlarının alınması gerektiğini, bu nedenle yargılamanın Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davayı kabul etmemekle beraber yapılan incelemede aracın kiralık olarak kullanıldığının tespit edildiğini, delil tespiti gideri, ekspertiz ücreti, vekalet ücreti, keşif harcı, tebligat gideri, bilirkişi ücreti vb masrafların sigorta teminatı dışında kaldığını, faiz talebinin reddi gerektiğini, aksi halde başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 76.209,71 TL hasar tazminatının ve 198,31 TL ekspertiz ücretinin 31.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait araç sürücüsünün kaza yerini Genel Şartlar'da belirtilen zorunlu nedenlerle terk ettiğini, dolayısıyla zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükü davacı sigortalıya ait olup dosyadaki mevcut deliler ile de hasarın teminat kapsamında kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfetinin sigortacıda bulunduğunu, sigortacının bunu somut delillerle kanıtlaması gerektiğini, sadece olay yerinin terk edilmiş olunmasının doğrudan talebin reddi sonucunu doğurmayacağını, sürücünün üzerine düşeni yaptığını ve olay yerinden ayrılmadan gerekli fotoğrafları çektiğini, kazanın teminat dışı olduğunu ispatın sigortacıya ait olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucunda hasara uğraması nedeniyle hasar bedeli ve ekspertiz rapor ücreti talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde Başkan ... ile Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait olup dava dışı sürücü idaresindeyken tek taraflı kaza yapması sonucu aracın hasara uğradığı iddiası ile davalı kasko sigortacısından tazminat talep edilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hasarın teminat dışı kaldığının davalı sigortacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; davalı yanın teminat dışılığa ilişkin itirazlarını kabul eden İtiraz Hakem Heyeti tarafından davanın reddine karar verilmiş, sayın çoğunluk tarafından karar onanmıştır. Davacının sigortalı aracının 23.10.2020 günü saat 23:30 sıralarında tek taraflı kaza yaptığı; olaya ilişkin olarak kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağının yaklaşık 2,5 saat sonra (01:55'te) düzenlendiği, bu tutanakta davacıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği belirtilerek kusur belirlemesinin yapılamadığının kayıt altına alındığı, araç sürücüsü...'nın olaydan sonra davalı ... şirketine verdiği yazılı beyanda polisi aradığını ancak gelmeyince olay yerinden ayrıldığını ifade ettiği, kaza mahallinde bulunan bir işyerine ait güvenlik kamera kaydı ile kazanın sabit olduğu ve bu hususun kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanağa da kaydedildiği, davalı sigortacının olay yerinin terk edilmiş olmasını gerekçe göstererek hasar bedelini ödemediği görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 1409 uncu maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2 nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.1.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2 nci maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.10. maddesi gereği, can güvenliği ya da tedavi amaçlı sağlık kuruluşuna gitme gibi zorunlu haller dışında, araç sürücüsünün ehliyet ve alkol durumunun tespitini engellemek için kaza yerini terk etmesi teminat dışında kalan hallerdendir. Kaza sonrası olay yerini terk durumunun bulunduğu hallerde, bu terk halinin haklılığını ispat yükünün davacı sigortalıda olduğu kabul edilmeli; ancak, olay yerini terk nedeniyle zararın teminat dışı olduğu hususu davacıya ispat hakkı tanınmadan kabul edilmemelidir. Bu itibarla, olay yerini terk hali bulunan durumda, genel kurala göre davalı sigortacının ispat yükü altında olup bunu yerine getiremediği kabul edilerek zararın teminat kapsamında kaldığı hiçbir araştırma yapılmadan kabul edilemeyeceği gibi, olay yerini terk eden sigortalıya bu terkin haklılığını ispat hakkı tanınmadan doğrudan zararın teminat dışında olduğu kabulüyle karar verilemez. Açıklanan tüm bu hukuksal ve maddi olgulara göre; somut olayda olay yerini terk hali bulunduğundan, ispat yükü kendisine geçen davacıya bu terkin haklı nedene dayandığını, sürücünün ehliyetli ve alkolsüz olduğunu ispata yarar delillerini sunma ve ispat hakkı tanınmadan, davacının bu yükümlülüğü yerine getiremediği ve zararın teminat dışı olması nedeniyle davanın tümden reddi gerektiği şeklindeki İtiraz Hakem Heyeti gerekçesinin kabulü mümkün değildir. İspat yüküne ilişkin ana kuralın istisnası olacak biçimde ispat yükünün yer değiştirdiği kabul edildiği için, davacıya bu yükümlülüğü yerine getirecek tüm delillerini sunma imkanı verilmesinin gerektiği; ispat yükü altına girdiği kabul edilen davacının tüm delilleri toplanmadan dosya üzerinden verilecek kararın, adil yargılanma hakkına aykırı olacağı da gözetilmek suretiyle, belirtilen tüm bu işlemlerin genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilebilmesi için, dosyadan el çekilmesine karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8b01e83b93bd4d4b 73a19472ae2f9d7a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı