4. Hukuk Dairesi 2023/3317 E. , 2025/4393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1415 E., 2022/1594 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/386 E., 2022/188 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalılar ... ve ... vekili Avukat ... geldiler, davalı ... adına gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.03.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı Avukat ...'nun davacıların hukuki konulardaki bilgi eksikliklerini ve yasalara karşı olan saygılarını, korkularını fark ederek bu durumu kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık yöntemiyle davacıları dolandırdığını, zarara uğratıldığını, hataya düşen davacıların farklı tarihlerde tespit edilebilen toplam 41.480.098,00 TL'yi ödediklerini, davacılardan haksız olarak gasp edilen paraların iadesi amacıyla dava açıldığını, davalının davacılardan aldığı paralarla eşi, çocukları ve temsilcisi, ortağı olduğu şirketlere para transferleri yaptığını, fonladığı ve bu şekilde namı müstear ve muvazaalı işlemlerle eşi ve çocukları ve ortağı olduğu şirketler adına taşınmazlar alarak mülk edindiğinin tespit edildiğini, yine davalı ...'nun .... Sanayi ve Yatırımlar A.Ş. 'de ... adına 4.000,000 TL hissenin 2.500,000 TL sinin davalı kızı ... , 1.500.000 TL hissenin oğlu ...'na devrini mal kaçırmak amaçlı devrettiğini ve ticaret sicilinde ilan ettiğini öğrendiklerini belirterek hisse devirlerine ilişkin bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava ikame edilmeden önce dava konusu payların zaten ... adına kayıtlı bulunduğunu, hali hazırda davalı ... adına kayıtlı payların yeniden ... adına tescil edilmesi talebinin taraflarınca anlaşılmadığını, davacı tarafın açmakta yararı olmadığı huzurdaki davanın açmasının tek sebebinin müvekkiller aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesinden ibaret olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasındaki devirlere ilişkin yönetim kararı alındıktan sonra noter onayı yapılıp ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, son yayın tarihinden (14.12.2020) bir gün sonra yani 15.12.2020 tarihinde noter onayı ve ilan süreci olmaksızın sadece pay defteri üzerinden davalı ... adına hisselerin devrinin yapıldığı, tarafların alt soy-üst soy oldukları ve pay defteri üzerindeki işlemlerin adi yazılı nitelikte olduğu, anonim şirketlerde zorunlu olmamakla birlikte bir önceki devir sürecinin bu devir sürecinde aynen uygulanmadığı gibi bir gün sonra yapılan hisse devirlerinin gerçekliğinin ispatlanamadığı (hisse bedelleri vs...) davanın 20.01.2021 tarihinde açıldığı son ilanın 14.12.2020 yapıldığı 15.12.2020 tarihli hisse devirlerinin yayımlanmaması sebebiyle üçüncü kişilere karşı bir gün sonra yapılan devirlerin ileri sürülmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, dolayısıyla davalıların dava açılmasına sebebiyet verdikleri gerekçesiyle hisselerin talep sonucu gibi davalı ... adına kaydı yapıldığından davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama sürecince davalıların yapılan devirlerin gerçek devirler olduğunu gösterir nitelikte deliller ibraz edememeleri sebebiyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar aleyhine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; TTK'nın 415. maddesi uyarınca, "hamile yazılı senetler, elden teslim ile devredilir ve bu işlemle pay devri yapılmış olur. Nama yazılı pay senetleri ise, ciro ve teslim ile devredilir, devir şirkete karşı pay defterine kayıtla hüküm ifade eder." Anonim ortaklığın çıplak paylarının devri konusunda TTK bünyesinde bir hüküm bulunmadığı, payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği hususunda görüş birliğinin mevcut olduğu, davacı tarafça eldeki davanın açıldığı tarihte iptali istenen devir işlemine konu payların davalı borçlu ... adına kayıtlı olduğu, mahkemece her ne kadar davanın konusunun kalmadığına yönelik hüküm kurulmuş ise de; davanın konusuz kalması için iptale konu borçlu hisselerinin yargılama sırasında tekrar borçluya dönmüş olması gerektiği; ancak dava tarihi itibariyle iptali gerekli bir hisse devri bulunmadığı ve iptali istenen payların borçlu üzerinde kayıtlı olduğu hususunun pay defterine işlenmiş olmasının devir için gerekli ve yeterli olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/386 Esas 2022/188 Karar sayılı kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/547 E. Sayılı dosyası kapsamında, davalı ...'nun sunduğu 26.01.2021 tarihli davaya cevap dilekçesinde, davalı ...'nun, ..... San. Tic. ve Yatırım A.Ş.'de %40 pay sahibi olduğu, bu pay ile yönetim kurulu başkalığı yaptığı ve halen de yapmaya devam ettiğinin açıkça ifade edildiğini, 09.02.2021 tarihli haciz tutanağında, dava dışı şirketin ticaret sicil adresine yapılan haciz mahallinde davalı ...'nun bulunduğu ve anılan davalı ...'nun şirket yetkilisi olduğunun resmi nitelikte haciz tutanağı ile de sabit olduğunu, davalı ...'nun şirket pay defterini sunmadığını, ...'na ait pay defteri incelendiğinde davalı ...'nun, şirkette hisse sahibi olması için nakit taahhütte bulunduğu tarihin 13.03.2018 tarihi olduğunun açıkça belirtildiğini, ancak pay defterinin sol üst kısımda davalı ...'nun üyeliğe giriş tarihinin 13.03.2018 tarihi yazılacağı yerde; 13.03.2020 tarihi yazıldığını, çıplak gözle dahi tespit edileceği üzere pay defterindeki kayıtların, tek bir elden, tek bir kalemle sonradan doldurulup imzalandığını, bu durumun dahi başlı başına davalı ...'na ait pay defterine ilişkin kayıtların sonradan doldurulduğunu, düzenlendiğini, pay defterinde hile yapıldığını davalıların aile içerisinde mal kaçırma, sonrasında da yargılama giderlerinden kurtulma amaçlı kötüniyetli ve muvazaalı şekilde hareket ettiklerini, kendi muvazaalı işlemlerini, pay defterine yazdıkları çelişkili tarihler (nakit taahhüt 13.03.2018 olmasına rağmen üyeliğe giriş 13.03.2020 yazılmıştır.) ile somut olarak gösterdiklerini, davalılar arasında alt soy-üst soy (baba-kız-oğul) ilişkisi bulunduğunu ve pay defteri üzerindeki işlemlerin adi yazılı nitelikte olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ...'na verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .