4. Hukuk Dairesi 2023/13622 E. , 2025/4396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/393 E., 2021/8 K. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle temyiz edilmiş; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.03.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ..., ..., ... ve ...'in birlikte şirket kurmaya karar verdiklerini ve bu yönde 30.12.1996 tarihinde protokol tanzim edip imzaladıklarını, protokolün imzalandığı tarihte ...'in yanlarında bulunmadığını ancak mutabık olduklarını, ...'in 31.12.1996 tarihinde ön protokolü imzaladığını ve dört ortak şirket kurma akdini tamamladıklarını, hazırlanan protokoller ile ortaklardan ...'in taahhüdünün maliki olduğu Zonguldak ili .... ilçesi .... köyünde 6.000 m2'lik kapalı alana fabrika kurulması, fabrikanın trafo-elektirik-su gibi alt yapı bedellerinin karşılanması ve 25 tonluk 2 adet gezer vinç kurulması olduğunu, kuruluş işlemleri tamamlanan şirketin 11.03.1997 tarihinde Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü'ne müracaat edilerek Yatırım Teşvik Belgesi talep edildiğini ve 14.04.1997 ve ... sayılı Yatırım ve Teşvik Belgesi alındığını, ortaklar kurulunun 02.03.1998 tarih 6 sayılı kararı ile ... Sanayi Ltd. Şti.'nin Ereğli şubesinin açılmasına karar verildiğini, ortaklardan ..., ... ve ...'in taahhütleri gereğini yerine getirdiklerini ve ....'te kurulacak olan fabrikayı getirmeye başladıklarını, ancak ...'in 31.12.1996, 31.12.1996 ve 13.01.1997 tarihli protokoller ile belirlenen ayni sermaye taahhüdünü yerine getirmeyerek, maliki olduğu arsayı ... Sanayi Ltd. Şti.'ne ayni sermaye olarak koymadığını, yatırım yeri olarak belirlenen Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü 17 pafta 1192 parselde kayıtlı arsa ve üzerindeki fabrikayı sahibi ve yöneticisi olduğu diğer davalılardan ... Ticaret Ltd. Şti.'ye devrettiğini, davalılardan ...'in Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 21.11.2012 tarih ve .... sayılı işlem ile ...'ndeki payını davalı ...'a devrettiğini, davalılar ... ile ...'in mal kaçırmak için ... 'ndeki paylarını davalı ...'a devrettiklerini belirterek taşınmazın ..... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne devir edileceğinin tespiti ile tesciline, .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortaklık payı olarak belirlenen kıymet takdirinin 1/4'ünün tarafına ödenmesi hususunda satış işlemi yapılmasına, mahkeme masraflarının davalı taraflarca karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının muvaaza iddialarının gerçek dışı olduğunu, kendinin davanın yöneltilmesi gereken bir kişi olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalılar .... ve ..., Makinecilik Lti. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu gayrimenkuller üzerinde iki adet çelik kontüksyondan yapılmış fabrika binası bulunduğunu, bu hali ile gayrimenkullerin değerinin 1.000.0000,00 TL'den fazla olduğunu ve eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, davacı taraf aynı nedenlerle dava konusu gayrimenkullerin ...'e devri için .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açtığını, davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'yi temsil etme yetkisinin olmadığından işbu davaya açma yetkisinin de bulunmadığını, davacı tarafın .... San. ve Tic. Ltd. Şti. değerinin tespiti ve kendisine ödenmek ile şirket ortaklığından çıkartılması talebi ile dava açtığını, davanın karara bağlanarak kesinleştiğini, bu taleple ilgili yeniden dava açamayacağını, dava konusu tapunun iptali talebine ilişkin ... . Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının ve zararın tespitine ilişkin .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyalarında kesinleşmiş hüküm bulunması ve davacının davaya konu şirketi temsil hakkı bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/855 Esas, 2008/43 Karar sayılı ilamı ile davacının ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti'den haklı sebeplerle çıkmasına izin verildiği, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan yargılama esnasında da davacının 1192 parselin şirket değerine dahil edilmesini talep ettiği, ancak 31.12.1996 tarihli protokolün ortaklar arasında ön sözleşme niteliğinde olduğu, şirket ortağı ...'in ortaklık sözleşmesinde sermaye koyma taahhüdünde bulunmadığından geçerli koşulları içermeyen ayni sermaye koyulması taahhüdünün geçersiz olduğu, bu hususun .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/855 Esas, 2008/43 Karar sayılı ilamı ile de kesinleştiği, bu haliyle davalı ...'in taşınmazı şirkete devretmemek için muvazaalı olarak davalı .... Makinecilik Ltd. Şti'ne devrettiğinden bahsedilemeyeceği, zaten ...'in ayni sermaye taahhüdünün bulunmadığının sabit olduğu ve davacının dava dilekçesinde belirttiği sebeplerle bu taşınmazın tapusunun iptalini talep edemeyeceği gibi satış suretiyle 1/4'ünün davacıya verilmesine yönelik talebin dinlenmesinin mümkün olmadığı, böylelikle muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı ... temyiz dilekçesinde; ..., ..., ... ve ...'in birlikte şirket kurma gayesi ile 30.12.1996 tarihinde protokol imzaladıklarını, ...'in işbu protokol ile maliki olduğu Zonguldak, ...'de bulunan kapalı alana fabrika kurmayı ve fabrikanın alt yapı bedellerini karşılamayı taahhüt ettiğini, işbu taahhütlerin yerine getirilmemesi durumunda cezai şart olarak 10.000.000.00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, protokole uygun olarak 17.01.1997 tarihinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı olarak ... Sanayi Ltd. Şti. kurulduğunu, ancak ...'in ayni sermaye taahhüdünü yerine getirmediğini, maliki olduğu arsaya fabrika kurmadığını, anılan arsayı da ayni sermaye olarak şirkete koymadığını, yerel mahkemenin taraflar arasında tanzim edilen ön protokolün taraflara edimlerini gerçekleştirme yükümlülüğü yüklemediği yönündeki gerekçesinin isabetsiz olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin adının ön protokol olmasının bir önemi olmayıp, taraflar iradeleri ile edimleri yerine getirdiğinden anılan sözleşme adı her ne olursa olur geçerli olup tarafların kendilerine sözleşme ile yükletilen edimler ile bağlı olduklarını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davacı ...'nun tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl ve birleşen dava davacısı ...'na yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 78c4c7f124e197b6 e777b8668276aaf9