4. Hukuk Dairesi 2025/3183 E. , 2025/7041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/226 Değişik İş, 2025/234 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.04.2019 tarihinde, trafik sigortası poliçesi bulunmayan aracın davacının kullanımındaki motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını ve maluliyeti oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik ve 101,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 5.001,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında toplam talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davaya konu olay nedeniyle davacının maluliyeti de bulunmadığını, geçici iş göremezlikten sorumlu olunmadığını ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak başvurunun kabulüne, 360.000,00 TL'nin davalıdan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, alacağa 06.08.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dosyada mevcut rapor, bilirkişi raporu ve hesaplamalar ile başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 20.04.2022 tarih ve 2022/İHK-15449 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.09.2024 tarihli ve 2024/6534 Esas, 2024/7359 Karar sayılı ilamıyla; "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Islahın zamanı ve şekli" başlıklı 177 nci maddesinde "(1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (2) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." düzenlenmesi yer almaktadır. Davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinin, davalıya tebliğ edilmemesi ile HMK 177/2 nci maddesine aykırı davranılmış, davalının hukuki dinlenilme ve savunma hakkı ihlal edilmiştir. Şu durumda; davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği ile davalının hukuki dinlenilme hakkının kullanılmasına olanak verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden, ıslah dilekçesi ile istenilen kısmı da kapsar şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir...." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut rapor, bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kesin hüküm sebebiyle reddi gerektiğini, her ne kadar ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda başvuranın dava konusu kaza nedeniyle %23 maluliyeti oluştuğu bildirilmişse de raporun hatalı ve yetersiz olduğunu, ayrıntılı psikiyatri raporu ile birlikte uygulanan tedaviyi gösterir tıbbi evrak ibrazı gerektiğini, kaza ile illiyet bağı kurulmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rapor ücretinden kurumun sorumluluğu bulunmadığını, faiz verilmesinin ve faiz başlangıcının da hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; daha önce verilen kararın usulden ret kararı olması ve sonrasında yeniden maluliyet raporu alınarak dava açılmış olması, ıslah dilekçesiyle faiz talep edilmiş olması, dosya kapsamında davacının müterafik kusuru bulunduğunu gösterir bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda hükme esas alınan ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 25.06.2021 tarihli adli kurul raporunda, dirsekteki hareket kısıtlılığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı %4, davacının anksiyete bozukluğuna bağlı ve tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen sürekli iş göremezlik oranı %20 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı (eksiksiz) temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen (raprda davacının öncesinde de anksiyete tedavisi gördüğü de yazılmış olup), “anksiyete bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle, raporda tedavi ile işlevselliği kısmen düzeldiğine dair açıklama yapılması da gözetilerek, davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilikte geçen pasif dönem olarak ayrılması, genel kabule göre aktif dönemin 60 yaşında sona ereceğinin kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Somut olayda, pasif dönem başlangıcı olarak 65 yaş esas alınmış buna göre hesaplama yapılmıştır. Ayrıca söz konusu 65 yaş sınırı 20.03.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'da düzenlenmiş olup, olay tarihinde yürürlükte de değildir. Bu nedenle pasif dönemin 60 yaşında başlayacağı gözetilerek aynı bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e0f0f8143bd92222 c67eb0907cc1da59