4. Hukuk Dairesi 2022/7352 E. , 2025/7031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1455 E., 2020/1949 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ... Mahallesinde bulunan 1009 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların sahipleri olduğunu, bu taşınmazlardan 1009 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 2 bodrum, 1 zemin, 5 normal ve 1 çatı katı bulunduğunu, 1009 ada 27 parselde ise 1 bodrum, 1 zemin, 1 normal kattan ibaret evin bulunduğunu, "..." kapsamında yapılan çalışmalar ve kazılar nedeni ile davacıların sahibi bulunduğu bina ve arazilerinde çatlaklar oluşmaya başladığını ve zamanla büyüdüğünü, Rize Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/23 Değişik İş sayılı dosyası ile tespite gidildiğini, alınan bilirkişi raporunda 25-30 cm genişliğinde çatlaklar oluştuğu, binaların blok halinde kuzeye kaydığı, binanın zemininde meydana gelen kayma nedeni ile beton yüzeyde kırılmalar olduğunun tespit edildiğini, 1009 ada 27 parsel sayılı binada ise 1009 ada 26 parselde bulunan evin kayması nedeni ile binaya baskı uyguladığının ve dış taşıyıcı kolonlarda kesilme ve ayrışmalar olduğunun tespit edildiğini, kazı çalışması yapılırken davacıların binasının korunması için hiçbir tedbirin alınmadığını, zemindeki kaymaların diğer binaları da etkilediğini, yapılan bu çalışmalar nedeni ile binaların zarar görmesi, oturulamaz hale gelmesinden dolayı ... İl Afet Müdürlüğü tarafından evlerinin boşaltıldığını belirterek dava konusu yerde davacılara ait bina ve arazide oluşan zararın bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; "..."nde yapılan çalışmaların TOKİ tarafından yapıldığını, belediyelerinin bahse konu yer ile ilgili fiili bir çalışmasının olmadığını, davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen zarar ile bu zararın meydana gelmesine neden olan eylem arasında illiyet bağı bulunmasının gerektiğini, belediyenin dava konusu olayda kusurlu veya ihmali bir eyleminin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların idareleri ile diğer davalı ... arasında 21.02.2012 tarihinde imzalanan protokol ile başlatılan Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi sınırları içerisinde yer almadığını, bu taşınmazların bu proje dışında kaldığı, idareleri ile bu taşınmazların hiçbir hukuki ve fiziksel bağlantılarının olmadığını, proje alanında olan işlemlerin ise belediyenin sorumluluğuna bırakıldığını, bu yüzden konuyla ilgili idareye atfı kabil sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2015/946 Esas, 2018/708 Karar sayılı kararıyla; davanın, davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yönünden kabulü ile; toplam 691.357,86 TL tazminat bedelinin 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 28.10.2015 tarihinden itibaren, 681.357,86 TL'nin ise ıslah tarihi olan 05.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'ndan alınarak davacılara tapudaki hisseleri oranında ve 19.11.2018 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre ödenmesine; ... aleyhine açılan davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince davalıya bilirkişi raporu tebliğ edilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, Bölge Adliye Mahkemesi gönderme kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporlarıyla açıklandığı gibi zararın salt davalının inşaat ve kazı çalışmaları sebebiyle oluştuğuna kanaat getirildiği gerekçesiyle, davanın davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı açısından ıslahla bağlı kalınarak kabulü ile toplam 691.357,86 TL tazminat bedelinin haksız fiil tarihi olan 29.04.205 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'ndan alınarak davacılara tapudaki hisseleri oranında ve 19.11.2018 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre ödenmesine, davacılardan muris ...'ın mirasçılık belgesindeki mirasçılara miras payları oranında verilmesine, davacılardan ...'ın hissesi üzerinde ... Bankasının ipotek tesisi olduğu ve müzekkere gönderdiği görüldüğünden, tapu kaydındaki takyidatlar ile haciz ve ipotek şerhinin bedele yansıtılmasının istenilmesine; ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yapılan yer ile ... Belediyesi ile imzalanan merkez kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında devam eden iş arasında Karayolları ... Bölge Müdürlüğünce projelendirilerek yapımı devam eden ...çevre yolu çalışmaları bulunmakta olup, davalıya atefedilecek bir kusur bulunmadığını, aksi düşünülse bile diğer taraftan, kentsel dönüşüm projesi kapsamında ... Tic.A.Ş. iş ortaklığı yükleniminde devam ettiğini, müteahhidin vermiş olduğu zarardan davalının sorumlu olmadığını, ayrıca TOKİ'nin gerekli tedbir alınarak faaliyetlerine devam ettiğini, kazı çalışmalarından kaynaklı zarar olsaydı, diğer binalarda da hasar meydana geleceğini, ama sadece davacılara ait binalarda zarar oluştuğunu, bunun da binaların beton kalitesindeki düşüklüğün göstergesi olduğunu, binaların statiğinin de araştırılması gerektiğini, alanda öncesinde Karayolları Genel Müdürlüğünce de yıkım çalışmaları yapıldığını, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalılarca yürütülen Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında, başlatılan "... Projesi" kapsamında yürütülen kazı çalışmaları sırasında gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle davacılara ait taşınmazda oluşan hasar nedeniyle uğranılan zararın davalılardan tazmini talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, faiz başlangıç tarihinin "2015" yerine "205" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Tam yargı davaları, 2577 sayılı İYUK'nın 2/b maddesinde İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının I. bendinde açıkça belirtildiği gibi, bir kamu kurumu tarafından verilen kararlar üzerine plan ve projesine göre bir yol yapılması dolayısıyla evinin duvarı yıkılan veya bodrum katını sel basan, bir su tesisi yapılması neticesinde tarlasındaki sular çekilip ağaçları ve mahsulleri kuruyan veya tarlası artık ekin ekilemez hale gelen yahut tarlasının kenarından geçen derenin kuruması yüzünden tarlası susuz kalan veya su tesisinin bozukluğu yahut bakımındaki ihmal yüzünden tarlasını sular basıp bu suların getirdiği kumlardan dolayı tarlası artık ekin ekilemeyecek duruma düşen kimsenin uğradığı zararlar gibi zararlar idari kararın ve fiilin neticesinde meydana gelen zararlardır. Zira bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp o plan ve projeler gereğince işi görmesi de kararın neticesi olan birer idari eylemdir. O halde sözü edilen kararda örnek olarak belirtilen bu eylemlerden doğan zararların ödettirilmesi istekleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi hükmünce bir tam yargı davasıdır ve bu davalara bakmaya idari yargı yeri görevlidir. Somut davada, davacı tarafça davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile davalı ... arasında imzalanan Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesine ilişkin protokol kapsamında yürütülen kazı çalışmaları sırasında gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle oluşan zararın tazmini istendiğine göre, davalı ... yönünden dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddedilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.