Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/8123 E., 2025/3262 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/8123 E., 2025/3262 K. (26.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8123
Karar No
2025/3262
Karar Tarihi
26.02.2025
Konu
Tapu, Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/8123 E. , 2025/3262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/393 E., 2023/326 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda "davanın kabulüne/ karar verilmesine yer olmadığına" dair verilen karar; davalı ... vekili, dahili davalı ..., ..., ... ve dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, davalı borçlu ...’in taşınmazını 10.04.2014 tarihinde üzerindeki 300.000,00 TL bedelli ipotekle birlikte diğer davalı ...'a 27.000,00 TL bedelle sattığını, bu bedelin taşınmazın gerçek değerinden çok düşük olduğunu, mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak satışın yapıldığının anlaşıldığını, belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın dava açma şartlarının gerçekleşmediğini, geçici veya kesin aciz belgesi bulunmadığını, yalnızca davalı - borçlu açısından borcu ödeyecek malın olmadığının tespitinin yeterli olmadığını, diğer borçlular açısından da aciz şartlarının gerçekleşmesi gerektiğini, ... Bankasından kredi çekilip davalı - borçlu ...'e ödenen miktar ile mevcut ipoteğin kaldırılması için toplam 120.000,00 TL bedel ödenerek taşınmazın alındığını, tapudaki alım bedeli olarak gösterilen 27.000,00 TL tutarın da belediye emlak rayiç değerine göre belirlendiğini, satışın gerçek bir satış olduğunu, taraflar arasında akrabalık bağı bulunmaması nedeniyle açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 19.07.2016 gün, 2015/612 E- 2016/600 K sayılı ilamı ile; "davalı ...'nin davaya konu taşınmazla ilgili olarak bankadan 64.000 TL kredi kullandığı anlaşılmakla beraber kullandığı kredinin ve satış bedelinin borçlu - davalı ...'ye ödendiğine dair delil mevcut değildir. Yine taşınmaz üzerindeki ipoteğinde dava açıldığında halen mevcut olduğu, ipotek bedeli ödenmesine rağmen taşınmaz üzerinden kaldırılmadığı anlaşılmış olup, taşınmazın gerçek değeri ile tapudaki satış değeri arasında çok ciddi (yaklaşık 3 kat) fark mevcut olduğu, asıl borçlu ...'in taşınmazın gerçekte kendisine ait olmadığı, taşınmazı kime sattığını dahi bilmediği, bu satıştan dolayı 1 lira dahi almadığını, kendisini damadının yönlendirdiğine ilişkin beyanı da dikkate alındığında taşınmazın alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı sonuç ve kanaatine varılmakla, davanın kabulüne" karar verilmiştir. 2. Karar aleyhine süresi içerisinde davalı ... vekili tarafından temyize başvurulmuştur. 3. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.04.2019 gün, 2016/18020 E- 2019/5269 K sayılı ilamı ile " dosya içerisindeki tapu kayıtları ve resmi akit tabloları incelendiğinde ... Mah. 188 Ada 2 Parsel sayılı taşınmazın davalı borçlu ... tarafından 10.04.2014 tarihinde 27.000,00TL bedelle davalı 3. kişi ...’ye satıldığı ve üzerinde 10.02.2014 tarihli 300.000,00 TL’lik ... Bankası lehine ipotekli olarak devredildiği, bilirkişi raporu uyarınca taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerinin ise 79.318,00 TL olarak belirlendiği ve dosya içerisindeki yeni tarihli tapu kaydında 17.09.2014 tarihli 120.000,00 TL bedelli ... Bankası Lehine ipotek bulunduğu görülmektedir. Mahkemece ipotek alacaklısı ... Bankası’ndan 10.02.2014 tarihli 300.000,00 TL’lik ipoteğin ödenip ödenmediğini, ödenmiş ise kim tarafından ödendiği ile tapu kaydında 17.09.2014 tarihli 120.000,00 TL’lik ipotek kaydı bulunduğu görülmekle, ipoteğin 300.000,00 TL bedelden 120.000,00 TL’lik bedele dönüştüğü nedeninin sorularak gelecek cevabı yazısı ile toplanan ve toplanacak delillerle birlikte bedel farkının olup olmadığının değerledirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4. Davacı vekili kararın düzeltilmesini talep etmiştir. 5. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.02.2022 gün, 2021/17521 E- 2022/3237 K sayılı ilamı ile "dava dışı 3 parseli satın alan ...-... ve ... ...’ın beyanlarında 2 ve 3 nolu parsellerin dedeler ...’a ait olduğu, halalarının dünürü olan dvalı borçlu ...’nin bankadan kredi çekebilmek için söz konusu gayrımenkullerin devredildiği beyan edilmiş, dosyada yer alan bilgilere göre de iş bu davanın davalısı ...’un da dava dışı ... (1989 yılında vefat eden)’ın kızı olduğu, 3 parseli satın alan dava dışı ...-... ve ... ... arasında hısımlık ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 29/04/2019 gün, 2016/18020 E- 2019/5269 K. sayılı bozma ilamında belirtilen husular yanında, yukarıda açıklanan, davacı vekilinin beyan ettiği dava dosyasında (Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/613 E) yer alan husular birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 29/04/2019 gün, 2016/18020 E- 2019/5269 K. sayılı ilamının kaldırılarak mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA," karar verilmiştir. 6. Karar Düzeltme ilamı sonrasında ilk derece mahkemesince verilen 17.05.2023 gün, 2022/393 E- 2023/326 K sayılı ilamı ile "davaya konu taşınmazın bitişiğinde bulunan ... Mahallesi 188 ada 3 parsele ilişkin mahkememizin 2015/613 E- 2017/121 K. sayılı kesinleşen kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/17521 E- 2022/3237 K. sayılı 23.02.2022 tarihli kararına göre davalı borçlu ...'nin 188 ada 3 parseli üzerindeki ipotek yüküyle birlikte 11.04.2014 tarihinde ..., ... ve ... ...'a devrettiği, 188 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin evveliyatında ..., ... ve ...'ın dedeleri olan ...'a ait olduğu, dosyamız davalılarından ...'ın da ...'ın kızı olduğu, ...'ın halasının dünürü olan davalı borçlu ...'nin bankadan kredi çekebilmek için söz konusu taşınmazları bedelsiz şekilde devraldığı, sonraki aşamada ...'nin bedelsiz şekilde her iki taşınmazı da tekrar gerçek sahiplerine devrettiği, bu devirlerden birinin de eldeki davanın konusu olan ve davalı ...'a yapılan 10.04.2014 tarihli devir olduğu, bir başka deyişle davaya konu taşınmazı devralan ... ile davalı borçlu ...'nin akraba oldukları, devralan davalının borçlunun aciz halinde olduğunu bilebilecek kişilerden olduğu, öte yandan taşınmazın tapuda devredildiği bedel ile devir tarihindeki gerçek değeri arasında misli oranda fark bulunduğu, taşınmazın üzerindeki ipotek yüküyle birlikte devredilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Yargıtay bozma ilamı sonrasında ipotek alacaklısı bankadan celp edilen kayıtlara göre; ...'nin borcundan dolayı taşınmaz üzerinde davalılar arasındaki devir tarihinde mevcut ipotek borcunun devirden beş ay sonra 18.09.2014 tarihinde ödendiği, ...'un bankadan ayrıca kredi çekmesi üzerine taşınmaza banka tarafından 17.09.2014 tarihinde ikinci bir ipoteğin konulduğu, devir tarihinde taşınmazda bulunan ipotek ile işbu ipotek arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığı, bilakis ...'un bankanın talebi ile 2. derecedeki sonraki tarihli ipoteğin 1. sıraya yükselmesi için devir tarihinde mevcut ipotek borcunu ödemek zorunda kaldığı, netice itibarıyla davalı borçlu ...'nin akrabası olan davalı ...'a davaya konu taşınmazı mal kaçırmak amacıyla bedelsiz şekilde devrettiğinin sabit olduğu ve somut olayda İİİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali şartlarının oluştuğu kanaatine varılmakla Denizli İcra Müdürlüğünün 2022/43858 Esas (Kapatılan Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2014/3972 Esas) sayılı dosyası yönünden açılan davanın kabulü ile Denizli İli, ... İlçesi, ... Mah. 188 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ölen davalı-borçlu ... tarafından 10.04.2014 tarihinde davalı ...'a devrine dair tasarrufun iptaline, davacıya Denizli İcra Müdürlüğünün 2022/43858 esas sayılı takip dosyasının alacak ve fer'ileri ile sınırlı olacak şekilde davaya konu taşınmaz üzerinde cebri icra yolu ile haciz ve satış yetkisi verilmesine, Denizli İcra Müdürlüğünün 2022/43857 Esas sayılı (Kapatılan Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2014/3969 Esas) dosyası yönünden açılan dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. IV.TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, dahili davalı ..., ..., ... ve dahili davalı ... temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Dahili davalı ..., ..., ... temyiz dilekçesinde; kendilerinin davalı ... nin mirasını Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/676 E- 2017/1315 K sayılı dosyası ile kayıtsız şartsız reddettiklerini, bu dava ile ilgileri olmadığını, aleyhe yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. 2. Dahili Davalı ... temyiz dilekçesinde; davalı ...'nin mirasını Denizli 2. Sulh Hukuk Mahk. 2017/676 E- 2017/1315 K sayılı dosyası ile kayıtsız şartsız reddettiğini, aleyhlerine yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ipotek borcunun müvekkil tarafından ödendiğini, bedel farkının bulunmadığını, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, davalı ...'un İİK'nın 280/1. maddesi gereğince davalı borçlunun durumunu bilen ve/veya bilmesi gereken kişi olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin tüm, dahili davalı ..., ..., ... ve dahili davalı ... ... aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/676 E- 201771375 K sayılı ilamı incelendiğinde; davalı ... mirasçıları olan ..., ..., ... ve ...'nin mirası reddettiği anlaşılmış olmasına rağmen mahkemece davalı borçlu ...'nin mirasını reddeden mirasçıları aleyhine de yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmetmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK’nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin tüm, dahili davalı ..., ..., ... ve dahili davalı ...'nın sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalılar ..., ..., ... ve ...'nin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 2022/393 E- 2023/326 K. sayılı ilamın 3. bendindeki, 4. bendindeki, 6. bendindeki “ dahili davalılar" ifadesinin silinerek yerine "dahili davalılar ..., ..., ..., ...'dan" olarak yazılmasına, hükmün düzeltilen bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ..., ..., ... ve ...'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4119255d2b02ee3a 4da9fee55216b7d0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı