Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/13817 E., 2025/3261 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13817 E., 2025/3261 K. (26.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13817
Karar No
2025/3261
Karar Tarihi
26.02.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/13817 E. , 2025/3261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2002/270 E., 2021/143 K. Mahkeme kararı davalı ..., ... vekili, davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... tereke temsilcisi, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; görevli banka personeli ile birlikte gerçekleştirdikleri usulsüz işlemlerle banka zararına neden olan davalılar ..., ... ve ...'ın bankaya olan borçlarını ödememek için sahibi oldukları taşınmazları diğer davalılara devrettikleri iddiası ile muvazaaya dayalı bu devirlerin iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili, diğer davalılar vekili cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ve YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 25.06.2001 tarih, 2001/99 E- 2001/160 K sayılı kararı ile "aciz vesikası yokluğundan davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20.06.2002 tarih, 2002/ 3629 E, 2002/7694 K sayılı ilamı ile; "Davacı her ne kadar İ.İ.K'nın 277 vd. maddelerini dayanak göstererek talepte bulunmuşsa da dava BK'nın 18. Maddelerinden kaynaklanmaktadır, davacının bu davadaki amacı, gerçekleşecek tazminat alacağını tahsil edebilmek için, davalılar arasındaki hukuki işlemin kendisi yönünden geçersizliğini, sağlamaktır, davaya konu satışların muvazaalı yapıldığı kanıtlandığı takdirde bu satışlara konu mallardan alacağını tahsili için yararlanabilecektir, davacının bu hakkı ayni değil şahsi bir hak doğurur, bu nedenle muvazaanın ispatı halinde tapunun iptaline değil (olayda kıyasen uygulanması gereken İ.İ.K'nın 283/1 maddesi uyarınca) iptal ve tescil olmaksızın davacının alacağının tahsili için bu taşınmazların haciz ve satışını isteyebileceğine karar verilmelidir, bu nedenle davalılar arasındaki satışlarda muvazaa olup olmadığı yönünde tarafların göstereceği tüm deliller toplanarak incelenmeli ve ondan sonra varılacak uygun sonuca göre karar verilmelidir, mahkemece bu yön üzerinde durulmadan eksik araştırma sonucu aciz belgesi yokluğu nedeniyle ve İİK'nın 277 maddesine dayalı yanlış tavsif sonucu davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir" gerekçesiyle temyiz olunan kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 01.04.2021 tarih, 2002/270 E., 2021/143 K sayılı kararı ile "Denizli 2. Ağır Ceza mahkemesinin 2013/335 Esas, 2015/146 karar sayılı dosyası ile mahkemenin 2002/33 Esas sayılı dosyasında yer alan davalılara ait beyanlardan ve toplanan delillerden anlaşılacağı üzere davalıların birbirlerini şahsi olarak tanıması, birbirleri ile yakın akrabalık ilişkileri bulunmaları, taşınmazların devir tarihleri ve aralıkları, dava konusu taşınmazların davalılar arasında kısa süreli aralıklarla yine rayiç bedelinin çok altında devredilmiş olmaları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; davalıların aralarındaki yakınlık ve taşınmazların devir tarihlerindeki rayiç bedelleri ile satışları arasındaki bedel farkları dikkate alınarak davalıların davacı alacaklılarından mal kaçırmak ve davacı alacaklıyı zarara uğratmak kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden oldukları anlaşıldığından davanın kabulüne, davalı ... adına kayıtlı Denizli ili, ... İlçesi, ... Mahallesi 88 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını 19.03.2001 tarihinde diğer davalı ...'a satışına ilişkin tasarruf ile 21.03.2001 tarihinde davalı ... tarafından diğer davalı ...'a satışına ilişkin tasarrufların BK'nın 18 ve İİK'nın 277 vd. maddeleri gereğince davacı yönünden iptali ile bu taşınmaz üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, davalı borçlu ... adına kayıtlı Denizli ili, ... İlçesi, ... Mahalle 307 ada, 12 parsel sayılı taşınmazın tamamını 16.03.2001 tarihinde diğer davalı ...'e satışına ilişkin tasarrufun BK'nın 18 ve İİK'nın 277 vd. maddeleri gereğince davacı yönünden iptali ile bu taşınmaz üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, davalı borçlu ... adına kayıtlı Denizli ili, ... İlçesi, ... Mahalle 172 ada, 12 parsel sayılı taşınmazın tamamını 16.03.2001 tarihinde diğer davalı ...'e satışına ilişkin tasarrufun BK'nın 18 ve İİK'nın 277 vd. maddeleri gereğince davacı yönünden iptali ile bu taşınmaz üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, davalı borçlu ... ve ...'ın adlarına kayıtlı Denizli ili, ... İlçesi, Yaka Mahallesi 264 ada, 1 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4'er hisselerini 16.03.2001 tarihinde diğer davalı ...'e satışına ilişkin tasarrufun BK'nın 18 ve İİK'nın 277 vd. maddeleri gereğince davacı yönünden, iptali ile bu taşınmaz üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, davalı borçlu ... ve ...'ın adlarına kayıtlı Denizli ili, ... İlçesi, ... Mahalle 172 ada, 12 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1 nolu ve 7 nolu bağımsız bölümlere ilişkin 1/4'er hisselerini 16.03.2001 tarihinde diğer davalı ...'e satışına ilişkin tasarrufun BK'nın 18 ve İİK'nın 277 vd. maddeleri gereğince davacı yönünden iptali ile bu taşınmaz üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ..., ... vekili, davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... tereke temsilcisi temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Davacı vekili 04.01.2021 tarihli tavzih dilekçesi ibraz etmiştir. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; kararda davanın tarafı olmayan kişiler olduğunu, bu bakımdan dosyanın usulden bozulması gerektiğini, davalı gösterirlen ...'ın vefat ettiğini, mirasçıların davaya dahil edilmediğini, alacağın dayanağı olan icra dosyası ile ilgili "alacak davası açıldığını" alacak davası akıbeti sonuçlanmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, ortada bir alacak olup olmadığının belli olmadığını, davacı banka ile sulh olunduğunu, bu sebeple müvekkil lehine yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. 2. Davalı ... mirasçıları (..., ..., ... ve ...) vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin davalı ...'ın mirasçıları olduklarını ancak mirasın reddedildiğini, buna rağmen aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama masrafları hükmedildiğini, davalı gösterilen ...'in de dava ile ilgilsi bulunmadığını, dava tasarrufun iptali davası olup aciz vesikasının dosyaya ibraz edilmediğini, alacak davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. 3. Davalı ... tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde; murisin mirasçılarının mirası reddettiğini, ...'ın ...'e ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmişse de bu kişilerin davada taraf gösterilmediğini, davalı borçlunun herhangi bir borcunun bulunmadığını, mirasçılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama masraflarına hükmedilmesinin doğru olmadığını, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığını bu sebeple vekalet ücreti ve yargılama masraflarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 4. Davacı vekili 04.01.2021 tarihli tavzih dilekçesi ile "İşbu dosya davalılarının ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğunu, kararın hüküm fıkrasında tüm davalılar ve yaptıkları muvazaalı tasarrufların iptaline dair hüküm kurulmuşsa da, kararın ilk sayfasında davalılar kısmında ..., ... ve ... hataen davalı olarak yazılmadığını, bu durumun kanaatince maddi hatadan kaynaklı olduğunu, dava dilekçesinde ve yargılama safhalarında adı geçen 6 şahsa karşı dava açtıklarını, bu nedenlerle maddi hatanın düzeltilmesi talebinin kabulü ile eldeki davada davalılar ..., ... ve ...'ün maddi hataen gerekçeli kararın ilk sayfasında davalılar arasında yazılmadıklarının belirtilerek bu yönde düzeltilmesine" karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 11.01.2021 tarihli Ek Kararı ile davanın 04.04.2001 tarihinde ikame edildiği, tarafların ilk kaydının incelenemesinde ..., ..., ..., ..., ... isimli şahısların ve ... T.A.Ş'ın kaydının 29.07.2010 tarihinde UYAP sistemine kaydının yapıldığı, bu işlemi yapan personelin zabıt katibi ... olduğu, dava dilekçesinde adı geçen ..., ... ve ...'ın kaydının UYAP sistemine işlenmediği, dava dilekçesinde husumet yöneltilen davalıların isimlerinin ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğu, dava dilekçesinde adı geçen ...'ın 28.11.2012 tarihinde vefat etmiş olduğu, muris ...'ın mirasçıları ..., ..., ... ve ... tarafından ...'ın mirasının hükmen reddi istemli davanın ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde ikame edildiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 26.12.2013 tarih, 2013/116 Esas 2013/183 Karar sayılı ilamı ile muris ...'ın mirasının mirasçıları yönünden hükmen reddine karar verildiği, kararın 09.05.2013 tarihinde kesinleştiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 18.07.2018 tarih, 2018/2 Tereke 2018/2 Karar sayılı ilamı ile muris ...'ın terekesine temsilci olarak Av. ...'nın temsilci olarak atanmasına karar verildiği, kararın 08.09.2018 tarihinde kesinleştiği, dava dilekçesinde adı geçen ...'ın 12.04.2015 tarihinde vefat etmiş olduğu, taraflarca ...'ın vefat ettiğine ilişkin bildirimde bulunulmadığı, Gerekçeli Karar tanzim edilirken gerekçeli kararın kaydedilmesinden sonra UYAP sisteminde işbu dosyada taraf olarak kayıtlı kişilerin karar başlığında UYAP sistemi tarafından otomatik olarak (şablon şekliyle) yer verildiği, bu sebeple karar başlığında yer alan kişilerin işbu dosyada taraf olup olmadığının kontrolünün sağlanamadığı ve mümkün olmadığı, tarafların bilgilerinin mahkememizce re'sen araştırıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304 maddesine göre taraf bilgilerinin düzeltilmesi gerektiği anlaşıldığından tashih talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... vekili de 23.02.2022 tarihli dilekçesi ile "Müvekkilinin davalı olarak gösterildiğini, halbuki müvekkili ile davacı arasında 18/01/2002 tarihinde protokol düzenlendiğini, karşılıklı olarak ibra edildiğini, müvekkili yönünden davanın konusuz kaldığını, müvekkili aleyhine davanın devam ettirildiğini, tasarrufun iptaline yönelik karar verilerek müvekkilinin mağduriyetinin arttığını, dava sırasında dava konusu taşınmazın diğer davalı ... tarafından müvekkiline satışının yapıldığını, bu nedenlerle kararın tavzihen düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir" Mahkemenin 01.03.2022 tarihli ek karar ile "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesinin 2. fıkrasına göre taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceğinden tavzih talebinin reddine" karar verilmiştir. Davacı vekilinin 01.02.2022 tarihli dilekçesi ile "Verilen karar ile kabulü ile taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisinin tanındığını, cebri icra yetkisi tanınan taşınmazlardan olan ... Mah. 307 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ve 172 ada 12 parsel 1 ve 7 numaralı bağımsız bölümler olduğunu, fakat hükümde bahsedilen taşınmazlarla ilgili olarak bazı maddi hataların olduğunu, cebri icra yetkisi tanınan taşınmazlardan olan ... Mah. 307 ada 12 parsel sayılı taşınmazın mahalle adının ... olduğu, 172 ada 12 parsel 1 ve 7 numaralı bağımsız bölümünün doğru tapu kaydının ... Mah. 172 ada 22 numaralı parsel 1 ve 7 numaralı bağımsız bölümler olduğunun bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, bu nedenlerle maddi hatanın düzeltilmesine "karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 01.03.2022 tarihli ek kararı ile "davalı borçlu ... adına kayıtlı Denizli İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 307 ada, 12 parsel sayılı taşınmazın tamamını 16.03.2001 tarihinde diğer davalı ...'e satışına ilişkin tasarrufun BK'nın 18 ve İİK'nın 277 vd. maddeleri gereğince davacı yönünden iptali ile bu taşınmaz üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınması ve davalı borçlu ... ve ...'ın adlarına kayıtlı Denizli İli, ... İlçesi, ... Mahalle, 172 ada, 22 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1 numaralı ve 7 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin 1/4'er hisselerini 16.03.2001 tarihinde diğer davalı ...'e satışına ilişkin tasarrufun BK'nın 18 ve İİK'nın 277 vd. maddeleri gereğince davacı yönünden iptali ile bu taşınmaz üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınması yönünden tashih şartları oluştuğundan tashih talebinin kabulüne, hüküm kısmının 2 numaralı bendinin; "Davalı borçlu ... adına kayıtlı Denizli İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 307 ada, 12 parsel sayılı taşınmazın tamamını 16.03.2001 tarihinde diğer davalı ...'e satışına ilişkin tasarrufun BK'nın 18 ve İİK'nın 277 vd. maddeleri gereğince davacı yönünden iptali ile bu taşınmaz üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına" şeklinde tashihine, hüküm kısmının 5 numaralı bendinin;"Davalı borçlu ... ve ...'ın adlarına kayıtlı Denizli İli, ... İlçesi, ... Mahalle, 172 ada, 22 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1 numaralı ve 7 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin 1/4'er hisselerini 16.03.2001 tarihinde diğer davalı ...'e satışına ilişkin tasarrufun BK'nın 18 ve İİK'nın 277 vd. maddeleri gereğince davacı yönünden iptali ile bu taşınmaz üzerinde davacı alacaklıya cebri icra yolu ile haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına" şeklinde tashihine, karar verilmiştir. Davalı ... ..., ... vekili ve davalı ... tereke temsilcisi ek kararın temyizini talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava niteliği itibarıyla BK'nın 18. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3. kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Somut olayda; davacı banka vekili davalı ... ..., ... ve ...'ın usulsüz işlemlerle davalı bankayı zarara uğrattıklarını beyan ederek iş bu davayı açtığı, ancak dosyada bahsi geçen Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/335 E- 2015/146 K sayılı dosyasında bir kısım sanıklar hakkında ceza kararı verildiği, bir kısım sanık hakkında beraat kararı verildiği, davalı ...'ın vefat etmesi sebebi ile de düşme kararı verildiği ancak davalılar aleyhine herhangi bir tazminata hükmedilmediği görülmüştür ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/33 E sayılı dava dosyası ile davalı borçlular aleyhine tazminat davası açıldığı, davalı ... terekesinin 49.824,00 TL'den sorumlu tutulmasına, davalı ... ...'ın borcunu ödemiş olması sebebi ile onun hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı ...'ın ise dosyada taraf olmadığı anlaşılmış ancak kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. Muvazaaya dayalı iptal davalarında davacı alacaklının kesinleşmiş bir alacağının bulunması davanın görülebilirlik şartlarından olduğundan bahsi geçen dava dosyaları, dosya arasına alınarak, davacının tasarruf tarihinden önce doğmuş ve kesinleşmiş bir alacağı olup olmadığının araştırılması, bu konuda devam eden bir dava var ise sonucunun beklenmesi ve temyiz edenler yönünden sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı ..., ... vekilinin, davalı ... mirasçıları vekilinin, davalı ... tereke temsilcisinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalılar ..., ... vekilinin, davalı ... mirasçıları vekilinin, davalı ... tereke temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı ..., ... vekili, davalı ... mirasçıları vekili, davalı ... tereke temsilcisinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ..., ..., ... mirasçıları, davalı ... tereke temsilcisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 84ed01f649585a22 44d89f5cf8167a38

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı