Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/8111 E., 2025/6105 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/8111 E., 2025/6105 K. (17.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8111
Karar No
2025/6105
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/8111 E. , 2025/6105 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/58 E., 2023/115 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.04.2009 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında ölen sürücü/işletenin kullandığı aracın kaza tarihinde geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığından, ölenin hak sahibi olarak davalı mirasçılara ... tarafından mahkeme hükmüne dayanılarak başlatılan icra takibi kapak hesabı olan 224.223,21 TL ve 9.713,30 TL yargılama gideri ödendiğini, bu miktarın faiziyle birlikte rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkillerine rücu hakkının bulunmadığını, 3. kişi konumunda bulunan müvekkillerinin kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2019/1269 Esas, 2019/1249 Karar sayılı kararı ile davalıların, zarar gören üçüncü kişi sıfatlarına dayanan zarar giderim talepleri nedeniyle, desteklerinin kazadaki kusurunun kendisine yansıtılamayacağı, desteğin idaresindeki aracın ZMSS poliçesi bulunmadığından Güvence Hesabının zarardan sorumlu olduğu, ödeme yapması halinde de davalıya rücu imkanının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2018/174 Esas, 2019/79 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/1269 Esas, 2019/1249 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/1269 Esas, 2019/1249 sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 26.11.2020 tarihli ve 2019/4051 Esas, 2020/7695 Karar sayılı ilamı ile; araç sürücüsünün tam kusuru ile sebebiyet verdiği zararı ... Yönetmeliği ve mevzuat gereği ödemek durumunda kalan ..., yine yönetmelik gereği ödediği tazminatı, araç sürücüsünün mirasçıları olan davalılara rücu edebileceğinden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile Vezirköprü İcra Dairesinin 2017/785 Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile mükerrer olmamak kaydı 224.223,21 TL asıl alacak, 276,44 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Vezirköprü İcra Müdürlüğünün 2017/880 Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile mükerrer olmamak kaydı 9.713,30 TL asıl alacak, 196,39 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; icra dosyası numarasının mahkeme tarafından hatalı yazıldığını, söz konusu maddi hatanın düzeltilmesi için taraflarınca tashih talebinde bulunulmuş ise de mahkemece bu konuda henüz bir karar verilmediğini, faiz yönünden kısmen ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen faiz asıl alacağın ferisi olduğundan davalılar lehine vekâlet ücreti verilmemesi gerektiğini, davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilecek olması durumunda ise kısmen reddedilen tutar olan 552,88 TL takdir edilmesi gerekirken 9.200,00 TL olarak takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın öncelikle istinaf aşamasından geçtikten sonra Yargıtay yoluna başvurulması gerektiğini, desteğin idaresindeki aracın ZMSS poliçesi bunmadığından ...'nın zarardan sorumlu olduğunu, ödeme yapması halinde de davalılara rücu imkanı bulunmadığını, alınan bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası sonucunda vefat nedeniyle ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tazminine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmedilen vekâlet ücretinin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiş olup mahkemece, davalılar lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin kısmen reddedilen faiz tutarı olan 552,88 TL olması gerekirken 9.200,00 TL olarak takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinde yer alan "9.200,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "552,88 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılara yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f225ef085892479b 2a7b12db849e74f9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı