4. Hukuk Dairesi 2024/6783 E. , 2025/6103 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/80 E., 2023/2 K. BİRLEŞTİRİLEN DOSYA MAHKEMESİ : Çukurca Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/17 E., 2011/29 K. Mahkeme kararı asıl davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 22.07.2010 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını, bu kaza nedeniyle sigorta şirketinin müvekkiline tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin kaza esnasında hamile olduğunu ve kaza nedeniyle çocuğunu kaybettiğini, müvekkilinin mağdur olduğunu ve yatağa bağlı duruma geldiğini, müvekkilinin çocuklarının geçimini sağlamakla yükümlü olduğunu, kaza sonucunda müvekkiline 2 ay boyunca yatak istirahati önerildiğini, ayrıca kaza nedeniyle müvekkilinin yüzünde kalıcı izler meydana geldiğini, davalı ... şirketine ihtarname göndermelerine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 03.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl davadaki talebini 362.018,00 TL'ye yükseltmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; aynı kaza nedeni ile hizmet kusuruna dayanarak davalı kurumdan müvekkilinin uğramış olduğu zarar karşılığı olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.07.2012 tarihli ve 2011/10 Esas, 2012/29 Karar sayılı kararı ile; 6100 sayılı HMK'nın 114/1-g ve 115/2, 448 maddeleri gereğince yatırılması gereken gider avansının yatırılmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 12.07.2012 tarihli ve 2011/10 Esas, 2012/29 Karar sayılı kararının süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.10.2017 tarihli ve 2015/2769 Esas, 2017/8638 Karar sayılı ilamı ile; delil avansının yatırılmamasından bahisle davanın usulden reddedilmesinin hatalı olduğu, asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden 175.000,00 TL (poliçe teminat limiti ile sınırlı) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 187.018,00 TL yönünden davanın reddine, davanın ... yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; davada ıslah edilen tutarlar yönünden talebin zamanaşımına uğradığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının sigortalı araçta hatır için taşındığını, bu nedenle hesaplanan tazminattan hatır indiriminin yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant tekniğinin kullanılmasının hatalı olduğunu, davacı ev hanımı olup asgari geçim indirimi dahil asgari ücret üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne yüklenen kusurun hatalı olduğunu, maluliyet raporunun uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl davada, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine, birleşen davada trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; asıl davada davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Dosya kapsamından; eldeki davada kazanın, 22.07.2010 tarihinde meydana geldiği, karara esas Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 21.02.2022 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının kaza ile illiyetli ve sürekli özürlülük oranının %17 olduğu, arızasının 9 ay geçici olarak iş göremezliğine neden olacak nitelikte bulunduğu ve geçici iş göremezlik süresi içerisinde 2 ay tam zamanlı bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, kaza tarihinde geçerli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin esas alınmadığı, karara esas alınan bahsi geçen maluliyet raporunun davacı tarafından sunulu Hakkari Devlet Hastanesinden alınan %2 iş gücü kaybı tespitine yer verilen raporla da uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında asıl dava davalısının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Davalı ..., kazaya karışan karşı aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, dosya evrakı içinde davadan önce davalı ... şirketine başvurulduğuna dair belge bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... şirketinin asıl dava tarihi olan 17.02.2011 tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi ve faiz başlangıcın 17.02.2011 tarihi olması gerekirken yazılı şekilde kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi isabetli olmamıştır.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl davada davalı ....'ye yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 34325da7a60406fc 54e056d8d203b14a