Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/12024 E., 2025/6070 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12024 E., 2025/6070 K. (17.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12024
Karar No
2025/6070
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/12024 E. , 2025/6070 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/530 - 2023/530 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-39549 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/195497 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.07.2013 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün vefat ettiğini, geriye davacının annesinin kaldığını ve onun da destekten yoksun kaldığını açıklamış, ıslah dilekçesiyle birlikte 250.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, desteklik olgusunun ispatı gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurundan sorumlu olmadıklarını, talebin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 250.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 02.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana gelen kazada sorumluluklarının bulunmadığını, davacının destekten yoksun kalan üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceğini, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün karıştığı trafik kazası sonucu vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, talebin zamanaşımına uğramamış olmasına, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre davacının talebinin poliçe teminatı kapsamında olmasına, aktüer bilirkişinin hazırladığı raporun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, mevzuata ve denetime uygun olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacılar sürücüsü desteklerinin olduğuaraç ile dava dışı başka bir aracın çarpışması sonucu desteklerinin vefat ettiği iddiası ile destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti davanın kabulüne karar vermiş davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti itirazı vekalet ücreti yönünden değiştirerek diğer itirazların reddine karar vermiştir. Dosyanın incelenmesinde; davacıların desteği kendisinin sevk ve idaresindeki araçla dava dışı araca yüzde yüz kendi kusuru ile arkadan çarparak öldüğü görülmektedir. Somut dosyada ki uyuşmazlığın temeli yüzde yüz kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücünün zorunlu mali sorumluluk sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı alıp almayacağı ile ilgilidir. Sorumluluk sigortası bir zarar sigortası olmakla birlikte bir mal sigortası değildir. Sorumluluk sigortasında sigortacı, sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğu riskini teminat altına almaktadır. Bu nedenle mal sigortalarında sigortalı ve sigortacı şeklinde ikili bir taraf bulunurken sorumluluk sigortalarında sigorta ettiren/sigortalı, sigortacı ile birlikte birde sigortalının zarar verdiği üçüncü kişi bulunmaktadır. Bir başka ifade ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası olarak işletenin veya sürücünün zararlarını değil işleten ve eylemlerinden sorumlu olduğu sürücüsünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına alır. Burada ki üçüncü kişi kavramı doğrudan trafik kazası nedeniyle ölen kişi ile ilgilidir. Yani destekten yoksun kalma zararından sorumluluk sigortacısının sorumlu olabilmesi için trafik kazası sonucu ölen kişinin sigortalı ve sürücüsünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Zira sorumluluk sigortası sigortalının üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alır. Ancak işleten veya onun eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü üçüncü kişi olmadığı için onların zararlarından sorumluluğu bulunmamaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nun “Sorumluluk Sigortaları” başlığı altında 1473. maddesine göre; Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder. Görüldüğü gibi bu maddede sorumluluk sigortalarında “sigortalı”, “sigortacı” ve “zarar gören” olarak üçlü bir ilişki belirlenerek sigortacının sigortalısının üçüncü kişiye verdiği zararı teminat altına aldığı açık bir şekilde hüküm altına almıştır. Ayrıca, Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası araç işleteninin aynı kanun 85/1. maddesindeki sorumluluğu yani bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda bu sorumluluğunu teminat altına alır. Burada açıkça belirtildiği gibi ölen kişi “bir kimse” yani işleten ve sürücünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Ölen kişi işleten ve sürücü ise sorumluluk sigortacısı bu zararı karşılamaz. Kazanın meydana geldiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüyle sözleşmenin kapsamı ve amacı net olarak belirlenmiş, tazminat kapsamında kalan hususlar da A-6. maddede sayılarak “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır. Görüldüğü gibi, karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır (Karasu, R: Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Ankara 2016, s. 23). Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nun 85/1. maddesinde yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; aracın sürücüsü olan desteğin yüzde yüz kendi kusuru ile trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davacıların nasıl kendi kusuru ile ölen destekten tazminat talep edemeyeceklerse davalı zorunlu sorumluluk sigortasından da destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerdir. Zira sigorta şirketinin üstleneceği bir işletenin sorumluluğu burada bulunmamaktadır. Bu gerekçelerle İtiraz Hakem Heyetinin ret kararı vermesi gerekirken kabul kararının usul ve yasalara uygun olmadığından Hakem kararı bozulması gerekirken kararınonanması yönünde verilen çoğunluk kararına katılmamaktayım. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2907abf5ed9ec4f2 fcea702f5217c790

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı