Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/7796 E., 2025/9820 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/7796 E., 2025/9820 K. (23.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7796
Karar No
2025/9820
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/7796 E. , 2025/9820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/436 E., 2024/121 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.04.2018 günü müvekkilinin oğlunun müvekkiline ait araçla seyir halindeyken rögar kapağına çarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında yolun yapımından ve bakımından sorumlu olan davalının can ve mal güvenliği bakımından gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak herhangi bir güvenlik önlemi almaması nedeniyle asli olarak sekizde sekiz oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tespit dosyasında yapılan masrafların ve araçta oluşan değer kaybı için 3.000,00 TL, araçsız kalınan döneme ilişkin mahrumiyet tazminatı için 100,00 TL, araç hasar bedeli için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 13.100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 04.03.2024 tarihli dilekçesiyle araç hasar bedeli yönünden 17.985,00 TL ve araç mahrumiyet tazminatı yönünden 3.750,00 TL'ye olmak üzere toplam talebini 21.735,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli yargı yerinde açılmadığını, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2018/199 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararı ile tazminata konu olayın hizmet kusuru kapsamında kaldığı ve davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle yargı yolu bakımından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2019 tarihli ve 2019/173 Esas, 2019/1894 Karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.01.2019 tarihli ve 2020/1895 Esas, 2021/6 Karar sayılı ilamı ile eldeki davanın görüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğu, davalı idare yönünden işin esasına girilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2021/159 Esas, 2021/711 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile araçta oluşan hasarın onarımı için talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak 10.04.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri temyiz istemine bulunmuştur. Dairemizin 14.11.2022 tarihli ve 2022/12979 Esas, 2022/14487 Karar sayılı ilamıyla, "kusur raporu alınmaksızın hüküm kurulmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı yararına, değer kaybı yönünden Dairemizin fark kriterine uyulmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, mahkemece yeni bir bilirkişiden aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihindeki hasarsız 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespit edilmesinden sonra aradaki farkın hesaplanarak değer kaybı miktarının bulunması hususunda ayrıntılı denetime elverişli rapor alınarak sonucuna karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı yararına, araç mahrumiyet bedeli yönünden mahkemece davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre belirlenen (kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs. zorunlu giderler indirildikten sonra) makul tamir süresine ilişkin aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde oluşan araç mahrumiyet bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı yararına" hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yargılamada alınan kusur raporunda araç sürücüsünün kusursuz, davalının ise kusurlu bulunduğu, alınan kök ve ek raporda aracın değişen parçalarının plastik ön tampon ve sökülüp takılabilen alt takımları olması ve aracın kaportasında boya ve değişen parça olmaması nedeniyle değer kaybı oluşmadığının belirtildiği, bilirkişi raporları hükme esas alınarak ve davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile araçta oluşan hasarın onarım bedeli olan 17.985,00 TL maddi tazminattan 10.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 10.04.2018 tarihinden, 7.985,00 TL'nin ıslah tarihi olan 05.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, araç mahrumiyet bedeli olarak 3.750,00 TL maddi tazminattan 100,00 TL'nin kaza tarihi olan 10.04.2018 tarihinden, 3.650,00 TL'nin ıslah tarihi olan 05.03.2024 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, değer kaybı talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; değer kaybı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bozma ilamında değer kaybına ilişkin işaret edildiği şekilde inceleme yapılmadığını, dava tarihinde 17.985 TL hasara uğrayan bir aracın değer kaybına uğramamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, delil tespiti dosyasında aracın değer kaybına uğradığının belirtildiğini, yine delil tespiti dosyasında yapılan masrafların tahsili konusunda hüküm kurulmadığını, hükmün 6. bendinde davalı yararına 3.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen trafik kazasıyla ilgili olarak idarenin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, konuya ilişkin idareye yapılan bir başvuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağının kusura ilişkin kısmının kabul edilmediğini, kusurun araç sürücüsünde olduğunu, tazminat hesabını kabul etmediklerini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 10.04.2018 tarihinde davacının oğlunun sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken rögar kapağına çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu yolun yapımından ve bakımından sorumlu olduğu belirtilen davalıdan araç hasar bedeli, mahrumiyet bedeli ve değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmamasına, bozma öncesi verilen karara karşı tespit masrafının davacı yanca temyize getirilmemesine, alınan kusur raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı (incelenmeyen vekalet ücretine yönelik itirazı) dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacının değer kaybına ilişkin temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede; Bir mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı). Bozma kararı ile dava usul ve yasaya uygun bir hâle sokulmuş demektir. Bozmaya uyulduktan sonra buna aykırı karar verilmesi usul ve yasaya uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir ki, böyle bir sonuç kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturur. Buna göre Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır, bozma kararında gösterilen biçimde inceleme yapmak ya da gösterilen biçimde yeni bir hüküm vermek zorundadır. Bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozma kararında gösterilen ilkelere aykırı bulunması usule uygun olmadığından bozma nedenidir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Bozma öncesi düzenlenen ve hükme esas alınan 25.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda, Dairemiz fark kriterine uyulmaksızın, aracın plastik olan ön tamponu ve vidalı parçalarla sökülüp takılabilen alt takımlarının hasara uğradığı, ana iskelet olarak tabir edilen kaporta ve şasenin hasara uğramadığı, aracın yıpranmış parçaları orijinal parçalarla yenilenmiş olacağından değer kaybı oluşmayacağı belirtilmiştir. Daire bozmasında değer kaybının aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğu, araçtaki değer kaybı belirlenirken aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve aradaki farkın göz önüne alındığı belirtilerek bu yönde yeni bir bilirkişiden rapor alınmak üzere karar bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece yeni bir bilirkişiden alınan 23.12.2023 tarihli raporda ise bozmada işaret edilen şekilde Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan fark kriterine ilişkin bir inceleme yapılmadığı gibi, bozmaya konu olan önceki rapor içeriği aynen tekrarlanmıştır. Böylece bozma sonrası alınan 23.12.2023 tarihli raporda, sadece bozma öncesi alınan 25.05.2021 tarihli raporun değer kaybına ilişkin kısmında yer alan değerlendirmelerin aynen tekrarlanmasıyla yetinilmiş, mahkemece de bozma ilamında istenilen hususları karşılamayan bu rapor benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Dairemiz kriterlerine uygun olmayan biçimde düzenlenen ve bozmadan önce alınan raporun tekrarı mahiyetinde olan raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece; bozma gereği yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VII. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin (incelenmeyen vekalet ücreti dışındaki) diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Yukarıda (3) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fa2ec2179f72e9e5 1bdfbde167c0e6ec

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı