Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3584 E., 2025/9834 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3584 E., 2025/9834 K. (23.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3584
Karar No
2025/9834
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2024/3584 E. , 2025/9834 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/98 D.İş, 2024/101 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.09.2022 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu konumunda olan davacıların desteği/eşi ve babaları olan ...'un hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik tüm davacılar için 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.11.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini davacı ... için 523.740,60 TL'ye, davacı ... için 74.440,50 TL'ye ve davacı ... için 103.180,56 TL'ye olmak üzere toplam 701.361,66 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu uyuşmazlıkta yabancılık unsuru bulunmakta olup teminat yatırılmadan yapılan başvurunun usulden reddi gerektiğini, nüfus belgesi ve veraset ilamı ibraz edilmeden yapılan başvurunun usulden reddi gerektiğini, ceza dosyasının celbi gerektiğini, kusur tespiti ile müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.10.2023 tarihli ara kararıyla 20.000,00 TL teminatın yatırılması için 5 iş günü kesin süre verildiği, ancak ara karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.10.2023 tarihli ara kararının aynı gün tebliğ edildiği, 5 iş günü olarak verilen kesin sürenin son günü olan 03.11.2023 tarihinde teminatın yatırıldığı anlaşılmakla uyuşmazlığın esasına geçildiği, alınan hesap raporunda desteğin anne ve babasının paylarının değerlendirildiği, raporun hükme esas alındığı, dosya kapsamındaki beyanlar incelendiğinde sürücü ile desteğin birbirini tanımadığı, taşımanın ücret karşılığı olup olmadığının anlaşılamadığı, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılmadığı, araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet verdiği, araçta kaza sırasında sürücü ile birlikte 6 kişinin bulunduğu, istiap haddinin aşılması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulandığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacı ... için 523.740,60, davacı ... için 74.440,50 TL ve davacı ... için 103.180,56 TL olmak üzere toplam 701.361,66 TL'den %20 müterafik kusur indirimi uygulanarak 561.089 TL destekten yoksun kalma tazminatının 25.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; nüfus kayıt örneğinde desteğin medeni halinin bekar olarak gözüktüğünü, çelişkinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini, teminat yatırılmadan yapılan başvurunun usulden reddi gerektiğini, eksik belge ile yapılan başvurunun usulden reddi gerektiğini, şikayetten vazgeçme ve uzlaşma hususunda gerekli araştırmanın yapılmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, destek ilişkisinin ispat edilmesi gerektiğini, nüfus kayıt örneği temin edilerek anne babanın yaşayıp yaşamadığının tespiti gerektiğini, desteğin kaza tarihindeki gerçek ve düzenli gelirinin tespiti gerektiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, 1/5 oranında vekalet ücreti takdiri gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 06.09.2022 tarihinde davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, teminatın yatırılmış olmasına, başvurunun usulüne uygun olmasına, taksirle ölüme sebebiyet verme suçunun şikayete bağlı olmamasına, zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu gözetildiğinde zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, destek yolcu olup meydana gelen tek taraflı trafik kazasında kusuru bulunmaması gözetildiğinde kusur raporu alınmamasında isabetsizlik görülmemesine, dosya kapsamındaki nüfus kayıt örneği ve mirasçılık belgesine göre desteğin anne babası hayatta olup anne babanın tahkim başvurusunun Dairenin 2024/3547 Esas sayılı dosyasında temyiz incelemesinin yapılmış olmasına, davacılar lehine tarifeye göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi karşısında davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazında hukuki yarar bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- 2918 sayılı Kanun'un 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların taşınmazında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def'inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasındaki ifade tutanaklarına göre sürücünün, parası olmayan aile dostunu Malatya'dan Gaziantep'e götürmek üzere aracıyla Malatya'ya gittiğinde, aile dostunun esasen tanımadığı dört kişiyi de götürmesine yönelik ricasını kabul ettiğini beyan ettiği, kazada yaralanan bir kısım yolcunun beyanlarının da aynı yönde olduğu anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince sürücünün davacılar desteğini tanımadığı, taşımanın ücret karşılığı olup olmadığının belirlenemediği yönünde hatalı şekilde değerlendirme yapılmıştır. Davacılar desteğinin, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve taşımanın yolcunun menfaatine olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK'nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı