4. Hukuk Dairesi 2024/7028 E. , 2025/11245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/966 E., 2021/988 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-40606 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/137233 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.07.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası olmayan aracın 21.06.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı kazadan dolayı motosiklet sürücüsü olan müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 40.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 410.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile düzenlenen 1 yıllık bekleme süresine uyulmadan rapor düzenlendiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının kask takıp takmadığı belirlenerek müterafik kusur indirimi yapılması ve vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sürekli maluliyetinin olup olmadığına ilişkin adli tıp uzmanlarınca düzenlenen 22.08.2021 tarihli maluliyet raporunun ve bu raporda belirlenen maluliyet oranına göre düzenlenen 19.09.2021 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, ancak davacı kask takmadığından teminat limiti üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği şeklinde gerekçe ile başvurunun kısmen kabulü ile 328.000,00 TL maddi tazminatın 31.03.20201 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun davacının tüm tıbbi evrakları ile klinik seyri değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, kusur dağılımının yerinde olduğu ancak hesap edilen tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken teminat limiti üzerinden indirim yapılmasının ve davacı yararına tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile tarafların itirazlarının belirtilen sebeplerle kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 410.000,00 TL maddi tazminatın 31.03.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile kabul edilen miktar üzerinden 1/5 oranında davacı yararına vekalet ücretine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuran lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile düzenlenen 1 yıllık bekleme süresine uyulmadan rapor düzenlendiğini bu nedenle de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunu da kabul etmediklerini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının muayenesi yapılarak yeninden rapor düzenlenmesi gerektiğini, kusur dağılımının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, alacağın %20'sinin davacı tarafından temlik edildiğini, ceza soruşturmasında uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının araştırılmadığını, usulüne uygun başvuru olmadığından tahkim başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; zorunlu trafik sigortası olmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan üç adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen raporda, davacının yüzünden yaralanmasına bağlı yüzde şekil bozukluğu, konuşma engeli, çiğneme sorunu, sol el bileği hareket kısıtlılığı, dirsek hareket kısıtlılığı ve vertebrada kırığa bağlı %39 oranında maluliyetinin olduğu belirlenmekle, raporun davacının muayenesi yapılmadan düzenlendiği, heyettekilerin uzmanlıklarının anlaşılamadığı, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine en yakın Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde plastik cerrah ve ortopedi uzmanlarının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (davalının usuli kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na eklenen Ek Madde 6.’da “(1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak; a) Alacaklı tarafından bizzat, b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla, c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla, takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar. (2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez. (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Şu halde; 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na Ek Madde 6'nın eklendiği, bu maddenin temlik yasağına ilişkin olduğu, ancak davaya konu temliknamenin düzenlenme tarihin 14.07.2020 olduğu, 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesinin yürürlük tarihinin ise 28.07.2020 olduğu, kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği mevcut değişikliğin işbu olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle 14.07.2020 tarihli temliknamenin geçerli olduğu gözetilerek ve yukarıdaki açıklamalar ışığında alacağın (kısmi) temliki göz önünde tutularak temlik konusu ile davacının alacağının %20 'lik kısmı için aktif husumet ehliyeti konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2298059c8ae0313b b99cf81bd9e72b74 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2024/7028 E. , 2025/11245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/966 E., 2021/988 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-40606 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/137233 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.07.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası olmayan aracın 21.06.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı kazadan dolayı motosiklet sürücüsü olan müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 40.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 410.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile düzenlenen 1 yıllık bekleme süresine uyulmadan rapor düzenlendiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının kask takıp takmadığı belirlenerek müterafik kusur indirimi yapılması ve vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sürekli maluliyetinin olup olmadığına ilişkin adli tıp uzmanlarınca düzenlenen 22.08.2021 tarihli maluliyet raporunun ve bu raporda belirlenen maluliyet oranına göre düzenlenen 19.09.2021 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, ancak davacı kask takmadığından teminat limiti üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği şeklinde gerekçe ile başvurunun kısmen kabulü ile 328.000,00 TL maddi tazminatın 31.03.20201 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun davacının tüm tıbbi evrakları ile klinik seyri değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, kusur dağılımının yerinde olduğu ancak hesap edilen tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken teminat limiti üzerinden indirim yapılmasının ve davacı yararına tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile tarafların itirazlarının belirtilen sebeplerle kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 410.000,00 TL maddi tazminatın 31.03.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile kabul edilen miktar üzerinden 1/5 oranında davacı yararına vekalet ücretine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuran lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile düzenlenen 1 yıllık bekleme süresine uyulmadan rapor düzenlendiğini bu nedenle de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunu da kabul etmediklerini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının muayenesi yapılarak yeninden rapor düzenlenmesi gerektiğini, kusur dağılımının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, alacağın %20'sinin davacı tarafından temlik edildiğini, ceza soruşturmasında uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının araştırılmadığını, usulüne uygun başvuru olmadığından tahkim başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; zorunlu trafik sigortası olmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan üç adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen raporda, davacının yüzünden yaralanmasına bağlı yüzde şekil bozukluğu, konuşma engeli, çiğneme sorunu, sol el bileği hareket kısıtlılığı, dirsek hareket kısıtlılığı ve vertebrada kırığa bağlı %39 oranında maluliyetinin olduğu belirlenmekle, raporun davacının muayenesi yapılmadan düzenlendiği, heyettekilerin uzmanlıklarının anlaşılamadığı, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacının yerleşim yerine en yakın Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde plastik cerrah ve ortopedi uzmanlarının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (davalının usuli kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na eklenen Ek Madde 6.’da “(1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak; a) Alacaklı tarafından bizzat, b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla, c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla, takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar. (2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez. (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Şu halde; 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na Ek Madde 6'nın eklendiği, bu maddenin temlik yasağına ilişkin olduğu, ancak davaya konu temliknamenin düzenlenme tarihin 14.07.2020 olduğu, 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesinin yürürlük tarihinin ise 28.07.2020 olduğu, kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği mevcut değişikliğin işbu olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle 14.07.2020 tarihli temliknamenin geçerli olduğu gözetilerek ve yukarıdaki açıklamalar ışığında alacağın (kısmi) temliki göz önünde tutularak temlik konusu ile davacının alacağının %20 'lik kısmı için aktif husumet ehliyeti konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2298059c8ae0313b b99cf81bd9e72b74 ... ...