Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2022/10327 E., 2025/11278 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10327 E., 2025/11278 K. (03.07.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10327
Karar No
2025/11278
Karar Tarihi
03.07.2025
Konu
Dolandırıcılık, Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/10327 E. , 2025/11278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/314 E., 2022/532 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/431 E., 2020/178 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum çalışanı ... 'in 2011 yılı Temmuz ayından başlamak üzere değişik tarihlerde kamulaştırma bedeli olarak ... Bankası'nın değişik şubelerinde taşınmaz malikleri adına bloke edilen bedelleri taşınmazlarla ilgili olmayan kişilere ödenmek üzere ilgili banka şubelerine yazılan yazıları gerçeğe aykırı düzenleyerek imza taklidi yaptığı, bu surette müdüriyet makamının imzasına sunarak bloke hesapta bulunan bedelleri ilgisi olmayan kişilere ödediğini, bu hususun idarenin 02.08.2012 tarihli tutanağı ile tespit edildiği, davalının da ... ile anlaşmak suretiyle kurumun istimlak bedeli olarak hesaplarında bloke ettiği toplam 162.673,76 TL'yi banka hesabından çektiği, bu hususun Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/47617 dosyasında tespit edildiğini, ilgililer hakkında Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/136 esas sayılı dosyası ile dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığını açıklayarak davalı tarafından çekilen toplam 162,673,76 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 163.339,66 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı savunmasında; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... aleyhine açılan davanın tefriki ile, davalı ... (İnekçi) tarafından ... 'e teslim edildiğinin sabit olması dolasıyla davacının tahsil talebinin davalı ...'e yöneltilemeyeceği, yine haksız fiile iştirak eden olarak kabulü halinde zarardan müşterek ve müteselsil sorumlu olması gerekmekle kesinleşen ceza dosyasında davalının ... ile birlikte iş ve eylem birliği içerisinde bulunmadığı, haksız fiilin dolandırıcılığa ilişkin olup taksirle işlenmesi mümkün olmadığı ve davalının da fiile kasten iştirak etmediği ve dolayısıyla katılımı olmayan haksız fiil nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalı ... ... 13. Bölge Müdürlüğünde hizmet alımı suretiyle özel güvenlik biriminde çalışmaktadır. Davalı ... diğer davalının bu görevinden haberdar olup, dolayısıyla bu kurumdaki mevcut gelirini de bilecek durumdadır. Davalı ...'e ayrı tarihlerde toplam 12 kez para havalesi yapılmıştır. Havale yapan ise gerçek veya özel bir tüzel kişi değil, bir devlet kurumunun kamulaştırma birimidir. Kamu kurumlarının hak sahibi yerine üçüncü bir kişiye para göndermesi mümkün değildir. Üstelik gönderilen para kamulaştırma bedelidir. Dokuz adet havale doğrudan davalı adına, üç adet havale ise üçüncü kişilerin vekili kaydıyla davalıya yapılmıştır. Davacı idare, ... adına davalı ...'e bir kamulaştırma ödemesi yapacaksa, ... 'in ismini de kullanarak vekaleten davalı ...'e para havalesi yapması gerekirdi. Davalı ..., bir kamu kurumunun kendi adına ya da gerçekte vekili olmadığı üçüncü bir kişiye vekaleten doğrudan kamulaştırma parası havalesi yapmayacağını bildiği halde bu parayı çekmek suretiyle davacı idarenin zarar görmesine sebebiyet verdiği anlaşılmakla, kendi kusuruyla sebebiyet verdiği zararı karşılamakla yükümlüdür." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın kabulüyle 162,673,76 TL alacağın; 9.963,12 TL kısmına 05.08.2011 tarihinden, 8.161,67 TL kısmına 19.09.2011 tarihinden, 8.958,42 TL kısmına 04.11.2011 tarihinden, 11.371,73 TL kısmına 23.11.2011 tarihinden, 11.216,36 TL kısmına 10.01.2012 tarihinden, 15.157,70 TL kısmına 23.03.2012 tarihinden, 11.821,95 TL kısmına 24.04.2012 tarihinden, 16.932,00 TL kısmına 11.05.2012 tarihinden, 15.402,23 TL kısmına 01.06.2012 tarihinden, 11.034,68 TL kısmına 21.06.2012 tarihinden, 7.810,00 TL kısmına 06.07.2012 tarihinden, 34.843,90 TL kısmına 19.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; ceza davasında beraatine karar verildiğini, hiçbir kusurunun olmadığını, paradan menfaat sağlamadığını, tek kusurunun güvenlik şefi olan ... 'in taleplerini sorgulamadan yerine getirmek olduğunu, kamulaştırma işlemlerini ve güvenlik şefinin emirlerini sorgulaması gerektiğini bilmediğini, ... 'in borcu olduğu için hesabına gelen paralara icra takibi nedeniyle el konulacağını söylediği için kendi hesabına para yatırılmasına izin verdiğini, bu paraları tahsil ettiğini ve hiçbir tasarrufta bulunmadan diğer davalıya teslim ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; haksız fiil nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davalıca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı