4. Hukuk Dairesi 2024/6958 E. , 2025/10272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/450 E., 2021/365 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/465 E., 2019/252 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı 1916 doğumlu ... isimli kişinin 10.09.2008 tarihinde huzurevinde iken vefat ettiğini, ölenin varlıklı bir kimse olup birinci dereceden yasal mirasçısı bulunmadığını, vefatından evvel 2003 yılında ölenin hazırladığı vasiyetname ile bankada bulunan nakit parası ile Kayseri/Develi'de kendisinin isminin verilmesi şartıyla ilköğretim okulu yaptırılmasını, parasının okul yaptırmaya yetmediği yerde liselerde ek derslik ya da laboratuvar yaptırılmasını, bunun dışında kalan terekesinin mirasçıları arasında veraset ilamındaki hisseleri oranında taksim edilmesini, vasifyeti tenfiz memuru olarak davacıyı atadığını belirttiğini, ölenin vefatından evvel ileri derecede alzhemier hastası olduğunu, ölenin durumunu öğrenen davalıların öleni hileli yollarla borçlandırmak suretiyle ölen adına senetler düzenlediğini, söz konusu senetlerin 26.05.2008 düzenlenme tarihli, 26.06.2008 ödeme tarihli borçlusu ölen ... , alacaklısı davalı ... adına 2 adet 150.000,00 TL, 2 adet 100.000,00 TL olup, ...'a ciro edildiğini, senetlerin ... 'ın hukuki işlem ehliyetinin olmadığı zamanda düzenlendiğinin sabit olduğunu, ölenin kardeşi tarafından yapılan şikayet üzerine davalıların Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/159 Esas sayılı dosyası ile yargılanıp mahkum olduğunu, vasiyet edilen paranın 574.000,00 TL'sinin Ankara 15.İcra Müdürlüğü 2008/9246 Esas sayılı dosyası üzerinden haksız takip ile çekildiği hususunun da sabit olduğunu belirterek, davacı kurumun oluşan bu zararının faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/159 Esas, 2012/412 Karar sayılı ilamına göre, sanıklar ..., ... ve ... hakkında beraat kararı, sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet kararı verilmiş olduğu, kararın 11.07.2017 tarihinde Yargıtay'ca onanmak suretiyle kesinleştiği, kesinleşen ceza mahkemesi kararının oluşa ilişkin kısmının hukuk hakimini bağlayacağı, mahkum olan davalıların alınan bilirkişi raporuna göre ölenin bankada bulunan parasını haksız yere haczettirip, bu parayı 23.09.2008 tarihinde haksız olarak tahsil ettikleri hususunun icra dosyasında sabit olduğu, haklarında beraat kararı verilen davalıların sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar ..., ... ve ...'e yönelik davanın kabulü ile 574.000,00 TL'nin 23.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ..., ... ve ...'a yönelik davanın subut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle; davacı vekili, davalı ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1/b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın reddedilen davalılar yönünden hatalı olduğunu, beraat kararının bu anlamda hukuk hakimini bağlamayacağını, tüm davalılar yönünden kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının taraf sıfatının bulunmadığını, davacının icra dosyasında taraf olmadığını, bu nedenle eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının vasiyet alacaklısı olduğu hususunun davacının iddiasından ibaret olduğunu, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılar ... ve ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9ed9c7975fc557bc 336f5648f624baa4