Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/6394 E., 2025/13027 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/6394 E., 2025/13027 K. (25.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6394
Karar No
2025/13027
Karar Tarihi
25.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/6394 E. , 2025/13027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/121 E., 2024/1064 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde haksız el koyma nedeniyle açmış olduğu davada görevsizlik kararı verildiğini, iş bu görevsizlik kararı üzerine hukuk mahkemesinde tazminat davası açtıklarını, tazminata ilişkin bilirkişi raporunun temin edildiğini, davacı hakkında kaçakçılık yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasında görevli Ahlat Asliye Ceza Mahkemesi'nin ilamıyla beraatine karar verildiğini, davaya konu tır çekicisinin üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve aracın davacıya teslim edildiğini belirterek, 22.09.2004-16.07.2009 tarihleri arasında araca haksız el konulması nedeniyle mahrum kaldığı kâr ve araçta oluşan hasar bedeli için fazlaya dair hakları saklı kalarak toplam 100.188,59 TL tazminatın 22.09.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında toplam talebini ıslah dilekçesiyle 110.424,20 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait araca ilgili yasa gereğince el konulduğunu, davanın niteliği gereği idari yargı yerinde açılması gerektiğini, hukuk mahkemesinin yetkili ve görevli olmadığını, ıslah yolu ile zamanaşımına uğrayan alacak talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairenin 15.04.2013 tarih ve 2013/4808 Esas, 2013/6972 Karar sayılı ilamıyla mahkeme kararı onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine de Dairenin 02.11.2015 tarih ve 2014/12423 Esas, 2015/12165 Karar sayılı ilamıyla, ceza mahkemesi kararının kesinleşme tarihi ile tazminat davasının görevsiz mahkemede açılma tarih arasında zamanaşımı süresinin henüz dolmamış olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bozmaya uyan Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulü ile 110.424,20 TL haksız el koymadan kaynaklanan maddi tazminat ve hasar bedelinin dava tarihi olan 18.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. C.Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, Dairenin 06.05.2019 tarih ve 2018/3260 Esas, 2019/2600 Karar sayılı ilamıyla bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı, eldeki davada bozma kararından sonra 14.11.2017 tarihli dilekçe ile yapılan ıslah ile artırılan maddi tazminat isteminin kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemece, davacı taraf 10.235,61 TL yönünden davasını ıslah etmiş ise de uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı gereği bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 100.188,59 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir. E. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, Dairenin 22.06.2022 tarih ve 2020/223 Esas, 2020/2122 Karar sayılı ilamıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda el konulan aracın yılın her günü çalışabilecekmiş gibi tazminat hesabı yapıldığı, dava konusu aracın model yılı ve el koyma tarihi dikkate alınarak aracın yaşına göre kaç yıl daha nakliye işini yapabileceği ve yılın her günü çalışıp çalışamayacağı da gözetilerek, zarar kapsamının belilenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, HMK.'nun 177. maddesinde yapılan değişiklikle bozma ya da ilamın kaldırılmasına dair karardan sonra ıslah yapılabilmesi için tahkikata dair bir işlem yapılmasının şart olduğu hükme bağlanmış olup, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2013/4808 E- 2013/6972 sayılı ilk bozma kararının usule ilişkin olduğu, söz konusu ilk bozma kararından sonra bilirkişi incelemesi yapıldığı , bilirkişi incelemesinin tahkikata ilişkin bir işlem olduğu , mahkememizin 04.11.20 19... /6 32... /478 Kararı ile davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 22.06.20 20... /2 23... /2122 Karar sayılı ilamı ile bozulmasından sonra HMK 177. maddesinde yapılan değişikliğin 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe girerek bozma sonrası ıslahın mümkün hale getirildiği, davacının ıslah talebinin de dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 110.424,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. G. Daire Kararı Mahkeme kararına karşı süresinde davalı vekilince temyiz başvurusunda bulunulmuş, Dairenin 27.03.2023 tarih ve 2022/3408 Esas, 2023/4361 Karar sayılı ilamıyla; davanın ıslah edilmiş haliyle kabul edilmesine dair ikinci kararın Dairemizin 06.05.2019 tarih ve 2018/3260 Esas, 2019/2600 Karar sayılı kararıyla bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 04.11.2019 tarih ve 2019/632 Esas, 2019/478 Karar sayılı ilamıyla davanın kısmen kabulü ile ıslah edilen talep yönünden davanın reddine karar verildiği, dosyada tüm bu süreç tamamlandıktan sonra 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile HMK'nın ıslaha dair hükümleri düzenleyen 177 nci maddesinde bozmadan sonra ıslah yapılabileceğine dair düzenleme yapıldığı, mahkemece Dairemizin 06.05.2019 tarih ve 2018/3260 Esas, 2019/2600 Karar sayılı bozma ilamı ve bu bozmaya uyularak verilen karar göz ardı edilerek, kanun değişikliği nedeniyle bozmadan sonra ıslahın mümkün hale geldiği gerekçesiyle davalı tarafın kazanılmış hakkını da ihlal eder şekilde davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Beşinci Karar Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, alınan bilirkişi raporuna göre elkoyma işleminin uygulandığı 22.09.2004 – 16.09.2009 tarihleri arasında davacının toplam 110.424,20 TL'lik mahrum kalınan kâr ve hasar zararının bulunduğu, her ne kadar davacı taraf 10.235,61 TL yönünden davasını ıslah etmiş ise de uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı gereği bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddi ile 100.188,59 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ıslahla artırılan tazminatın zamanaşımına uğradığını, ıslah tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya ait araca akaryakıt kaçakçılığında kullanıldığı iddiasıyla el konulması ve ceza dosyasında suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat ve iade kararı verilmesi ve aracın haksız yere uzun süre muhafaza altında kalması nedeniyle oluşan maddi zararların tazmini istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, daha önceden bozmadan geçerek kesinleşen hususlarda yeniden inceleme yapılamayacak olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. ve 13/2. maddesinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği ancak, hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiş olmasına rağmen mahkemece davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrası 6. bendinden sonra gelmek üzere 7. bent olarak "Davalı tarafın kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 10.235,61 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" ibaresi yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 27c3737cfa8158e2 d858d50c82aca122

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı