Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/5465 E., 2025/12526 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5465 E., 2025/12526 K. (16.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5465
Karar No
2025/12526
Karar Tarihi
16.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/5465 E. , 2025/12526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/316-2024/312 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2024/İHK-9483 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2024/13316 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ZMMS ile sigortalı araç ile davacının içinde yolcu olarak bulunduğu araç arasında 23.04.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.000,00 TL tedavi gideri ile bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması ve vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebin kısmen kabulü ile 227,67 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere 1.227,67 TL'nin temerrüt tarihi olan 17.03.2023 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talepleri ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itiraz eden davacı vekili ile davalı ... şirketi vekilinin tüm itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; komisyona başvuru yapılırken sunulan raporun ... Üniversitesi Rektörlüğü ... Hastanesi Başhekimliği Adli Tıp Biriminden alınmış bir rapor olduğunu, raporun altında üç tane hekimin imzası bulunduğunu, bu hekimlerin iki tanesinin adli tıp anabilim dalı bir tanesinin ise psikiyatri anabilim dalı uzmanı olduğunu, hakem heyetince tayin edilen bilirkişi heyetince düzenlenen raporun kabul edilemeyeceğini, hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, heyetin maluliyet oluşmadığına ilişkin olarak görüş bildirilmesinin mümkün olmadığını, aksi durumda yeni bir rapor sunmak üzere makul bir süre verilmesi gerektiğini, aktüer bilirkişinin yalnızca geçici iş göremezlik hesabı yaptığını, bu haliyle rapordaki müvekkili aleyhine olan oran, hesaplama usulü ve tespitleri de kabul etmediklerini belirtmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda davacı tarafça dosyaya sunulan 01.03.2022 tarihli ... Ünivesitesi ... Hastanesi Adli Tıp Birimi raporunda; davacının 13.04.2022 tarihli psikiyatri muayenesinde kaza ile illiyetli anksiyete bozukluğu, hafif depresif nöbetleri olduğu ancak anksiyete bozukluğu belirtilerinin yoğun olmasa da devam ettiği, işlevselliği bozmayacak düzeye gerilediği buna göre Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmede tedavi ile kısmen düzelen depresyon arızasına bağlı sürekli maluliyet oranının %20 olduğu belirlenmiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince bir psikiyatri uzmanı ile iki adli tıp uzmanından oluşan bilirkişi kurulundan alınan raporda; kişinin ruhsal tedavi sürecinin kazadan yaklaşık 2 yıl 8 ay sonra başladığı, travmaya bağlı ruhsal bozukluk tanısının olmadığı, kazada kendisinin ve yakınlarının ağır fiziksel yaralanma veya sekel mahiyetinde zararlanmasının olmaması cihetiyle kendisinde mevcut ruhsal bozuklukların kazayla illiyetinin kurulamadığı belirtilmiş, hakem heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Bu haliyle dosyada mevcut maluliyet raporları arasında çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda,davacının kazadan kaynaklı olarak , maluliyetinin tespiti için tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek(eskik varsa tamamlanarak) üzere içerisinde psikiyatri uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden (ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp bölümünden) kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere uygun şekilde, öncelikle psikiyatri konsültasyonu istenerek davacının psikiyatri tedavisi görüp görmediği, devam eden bir tedavisinin olup olmadığı araştırılarak varsa evraklar eklenmek suretiyle, kazadan sonra oluştuğu belirtilen "tedavi ile kısmen düzelen depresyon" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu, maluliyetinin davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği hususlarında davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kuruluşundan bizzat muayenesi de yapılarak ayrıntılı, gerekçeli, kaza ile illiyet bağı kuran , denetime elverişli yeni bir rapor alınarak (temyiz eden davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a08fdb6a64aad39e 7ab90fe41f408b17

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı