Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/4321 E., 2025/12005 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4321 E., 2025/12005 K. (08.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4321
Karar No
2025/12005
Karar Tarihi
08.09.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/4321 E. , 2025/12005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/134 D. İş, 2024/134 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2024/İHK-6406 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2023/338878 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.07.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hakem Heyetinin 13.10.2023 tarihli ara kararı ile kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri kapsamında davacının maluliyet oranının tespiti için Sigorta Tahkim Komisyonu bilirkişi listesinde kayıtlı adli tıp uzmanı bilirkişisi görevlendirilmesine karar verildiği, davacı vekili ve davalı vekilinin ara karardan rücu edilmesini talep ettiği, tarafların bu talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin ara kararda belirtilen sürede bilirkişi ücretini yatırmadığı, 6100 sayılı HMK’nın 94’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre; kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağının hüküm altına alındığı, aynı Kanunun “İspatın Konusu” başlıklı 187’nci maddesinin birinci fıkrasında, “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.” hükmünün bulunduğu, aynı Kanunun “İspat Yükü” başlıklı 190’ıncı maddesi uyarınca ispat yükünün, Kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, verilen kesin süre içinde davacı tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle başvuranın talebinin usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 13.01.2023 tarihli raporunun incelenmesinde, raporun davacının fiziki muayenesi yapılmaksızın, tedavi evrakı üzerinden hazırlandığının anlaşıldığı, raporu hazırlayan heyette cildiye uzmanının bulunmadığı, anılan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun ve usulüne uygun hazırlanmış bir sağlık kurulu raporu ile başvuru yapmadığı, bu hususun tamamlanamaz dava şartı niteliğinde olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurusunun usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, başvurunun usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, vücut yüzey alanına göre maluliyet oranının tespit edilmesi gerekliliği bulunmadığını, skarın maluliyet oluşturmayacağı yönündeki tespitin hakkaniyete aykırı olduğunu, somut arazların kalıcı sakatlık oluşturmadığı kanaatine varılması halinde ise 6098 sayılı TBK’nun 54 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası gereği skar nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların tam olarak tespiti mümkün değilse aynı Kanunun 50 inci maddesi gereği hakem tarafından hakkaniyete uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 13.01.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle % 5 oranında maluliyetin tespit edildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, anılan raporda ise bu yönde bir değerlendirme olmadan ve davacı muayene edilmeksizin tedavi belgeleri üzerinden maluliyetin tespit edildiği, raporun bu nedenlerle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararı ile davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, ara kararda bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı tarafa kesin süre verildiği, kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceği yönünde ihtarat yapıldığı, davacı vekilince verilen kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin ödenmemesi nedeniyle bilirkişi raporu alınamadığı, davacının iddiasını ispat edememiş olduğu gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verildiği, karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince temyiz edildiği görülmüştür. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarca oluşturulacak uzman doktor heyetince çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişinin bizzat muayenesi yapılmak ve kişinin şikayetleri dikkate alınmak suretiyle haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine yapılması gerekmektedir. Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararının incelenmesinde; davacının muayenesi yapılmaksızın, bilirkişi tarafından tedavi evrakları üzerinden hazırlanacak bir rapor alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle ara kararın usulüne uygun hazırlanmadığı ve ara karar ile alınmasına karar verilen bilirkişi raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmayacağı açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Cildiye/Plastik Cerrahi Bölümü uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3e845c2eb4fc4db5 b647dfcd6ac69fd6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı