4. Hukuk Dairesi 2025/1348 E. , 2025/11995 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/447 E., 2024/884 K. Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.05.2011 tarihinde davacı ...'ın idaresindeki motosiklet ile davalı sürücü ...’ün idaresindeki kamyonetin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı ...'ın yaralanarak malul kaldığını, davaya konu kamyonetin kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigortası bulunmadığını, bu nedenle davalı ...'na davadan önce başvuru yapıldığını, anılan davalının ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden olay tarihinden, davalı ... yönünden 13.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davacı ...'ın vefatı üzerine davacının mirasçıları davaya dahil edilerek davayı takip etmişlerdir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası poliçesi bulunan aracın verdiği zarardan dolayı ...'nın sorumlu tutulamayacağını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sigorta sözleşmesinin münfesih olduğu iddiasının zarar gören üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceğini, işletenin değişmesi halinin Karayolları Trafik Kanunu 94 üncü maddesinde düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ...'e dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir. III.MAHKEME KARARI İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.01.2016 tarihli 2012/903 E., 2016/37 K. sayılı ilamı ile, davanın kısmen kabulüne, 6.066,68 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ...'ten olay tarihi 17.05.2011 tarihinden, davalı ... Hesabından temerrüt tarihi 13.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile miras payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.01.2016 tarihli 2012/903 E., 2016/37 K. sayılı kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.02.2020 tarihli 2019/2043 E., 2020/2160 K. sayılı ilamı ile, uyuşmazlığın temelinde 3. kişinin haksız fiili bulunmakta ise de, davalı ...’nin sorumluluğunun sigorta hukukundan (sigortacılık yasasından) kaynaklandığı, sigorta hukukunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6.kitabında 1401 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı için uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesince sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07.10.2020 tarihli ve 2020/210 E., 2020/168 K. sayılı kararı ile; taraflar arasındaki uyuşmazlık sigorta hukukuna tabi olduğundan davanın ticaret mahkemesince görülmesinin uygun olacağı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, dosya İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek 2021/8 Esasına kaydedilmiştir. İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ve 2021/8 E., 2021/468 K. sayılı ilamı ile; ... Sigorta A.Ş. tarafından sunulan ZMSS poliçesine göre, 34... plaka nolu aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiş sigortasının olduğunun açık olduğu, ancak ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya hitaben yazılan yazıdan anlaşılacağı üzere, olay tarihi itibarıyla işleten değişikliği nedeniyle poliçenin geçerli olmadığının anlaşıldığı, trafik kaydına göre aracın davadışı ...adına kayıtlı olduğu, trafik bilirkişi kurulundan alınan 26.02.2014 tarihli rapora göre davalı ...'ün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'nun 15.06.2015 tarihli raporuna göre; müteveffa davacı ...'da olay nedeniyle oluşan arızanın fonksiyonel bozukluk bırakmadan iyileştiği, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu, aktüer bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik nedeniyle oluşan zararının 6.066,68 TL olduğunun hesaplandığı, BK'nun 41 inci ve 2918 Sayılı KTK'nun 85 inci maddeleri uyarınca haksız fiili gerçekleştiren ile aracın işleteninin kusur oranına göre gerçek zararın tamamından sorumlu olduğu, davalı ...'ün tam kusurlu olduğu, verilen zarardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sorumlu olduğu, davalı ...'ün idaresindeki aracın kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmadığından davalı ... Hesabının, diğer davalı ile birlikte verilen zarardan temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.066,68 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ...'ten olay tarihi 17.05.2011 tarihinden, davalı ...'ndan temerrüt tarihi 13.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile miras payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ve 2021/8 E., 2021/468 K. sayılı kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.10.2023 tarihli ve 2021/22115 E., 2023/11162 K. sayılı ilamıyla; somut olayda, davalı tarafça dosyaya sunulan tramer belgesine göre davaya konu 34... plakalı aracın sahibinin ve sigortalısının davadışı ... isimli kişi olduğu, ...’ın aracını 07.10.2010-07.10.2011 tarihlerini kapsar şekilde davadışı ... Sigorta A.Ş nezdinde zorunlu trafik sigortası ile sigortalattığı, 29.03.2011 tarihinde ise aracın davadışı ...adlı kişiye satıldığı, bu kişi adına tescil edildiği, buna göre dava konusu araç ile ilgili işleten değişikliğinin 29.03.2011 tarihinde gerçekleştiği, ancak aracın eski işleteni ve sigortalısı olan davadışı ...’ın KTK'nun 94 üncü maddesinde öngörülen ve zorunlu olan işleten değişikliği bildirimini anılan Kanun maddesinde belirtilen 15 gün içinde davadışı ... Sigorta A.Ş.’ye bildirmediği, ... Sigorta A.Ş.’nin mahkemeye hitaben yazdığı 17.03.2019 tarihli yazıda davaya konu poliçeye ilişkin sigorta sözleşmesini fesh etmediğini belirttiği, bu nedenle ... Sigorta A.Ş’nin 07.10.2010-07.10.2011 tarihleri arasındaki ZMSS poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun devam ettiği, davaya konu kazanın ise 17.05.2011 tarihinde söz konusu poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana geldiği, sonuç olarak kaza tarihinde davaya konu aracın sigortalı olduğu, dolayısıyla davalı ...'nın zarardan sorumlu olmayacağı ve ...'na karşı husumet yöneltilemeyeceğinin anlaşıldığı, açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında, davaya konu kazanın meydana geldiği 17.05.2011 tarihinde araca ilişkin ZMSS poliçesinin davadışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde bulunduğu ve poliçenin yürürlük süresi içinde gerçekleşen kazadan doğan zarardan anılan sigorta şirketinin sorumlu olduğu gözetilerek, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça dosyaya sunulan tramer belgesine göre davaya konu 34... plakalı aracın sahibinin ve sigortalısının davadışı ... isimli kişi olduğu, ...’ın aracını 07.10.2010-07.10.2011 tarihlerini kapsar şekilde dava dışı ... Sigorta A.Ş nezdinde zorunlu trafik sigortası ile sigortalattığı, 29.03.2011 tarihinde ise aracın davadışı ...adlı kişiye satıldığı, bu kişi adına tescil edildiği, buna göre dava konusu araç ile ilgili işleten değişikliğinin 29.03.2011 tarihinde gerçekleştiği, ancak aracın eski işleteni ve sigortalısı olan davadışı ...’ın KTK'nun 94 üncü maddesinde öngörülen ve zorunlu olan işleten değişikliği bildirimini anılan Kanun maddesinde belirtilen 15 gün içinde davadışı ... Sigorta A.Ş.’ye bildirmediği, ... Sigorta A.Ş.’nin mahkemeye hitaben yazdığı 17.03.2019 tarihli yazıda davaya konu poliçeye ilişkin sigorta sözleşmesini fesh etmediğini belirttiği, bu nedenle ... Sigorta A.Ş’nin 07.10.2010-07.10.2011 tarihleri arasındaki ZMSS poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun devam ettiği, davaya konu kazanın ise 17.05.2011 tarihinde söz konusu poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana geldiği, sonuç olarak kaza tarihinde davaya konu aracın sigortalı olduğu, dolayısıyla davalı ...'nın zarardan sorumlu olmayacağı ve ...'na karşı husumet yöneltilemeyeceği, açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davaya konu kazanın meydana geldiği 17.05.2011 tarihinde araca ilişkin ZMSS poliçesinin davadışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde bulunduğu ve poliçenin yürürlük süresi içinde gerçekleşen kazadan doğan zarardan anılan sigorta şirketinin sorumlu olduğu gözetilerek, davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin 15.11.2024 tarihli celsede ... yerine ... Sigortanın davalı olarak eklenmesi yönünde 6100 sayılı HMK'nın 124 üncü maddesi gereğince tarafta hataya düşülmesi sebebiyle taraf değişikliği talebinde bulunduğu, davacı vekilinin talebinin maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği niteliklerinde bulunmadığı, dava dilekçesinde tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir yanılgıya dayanması durumunun bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 6.066,68 TL'nin davalı ...'ten olay tarihi 17.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile mirasçılık payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu 34... plakalı aracın kaza tarihinden önce satılmış olması ve satış işleminin bildirilmemiş olması nedeni ile araç için düzenlenmiş olan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin işleten değişikliği nedeni geçerli olmadığını, bu nedenle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... Hesabının zarardan sorumlu olduğunu, aracın satışı nedeni ile zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin satış tarihi itibarı ile kesin olarak sona ereceğine dair net düzenlemenin, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında 05.12.2024 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu durumda Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, ... Sigorta A.Ş.’nin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin geçerli olmadığına dair 06.11.2012 tarihli yazısı gereğince taraflarınca davalı ... Hesabına başvuruda bulunulduğunu, bu başvuruda ... Sigorta A.Ş.’nin ret yazısının da eklendiğini, buna rağmen davalı ... Hesabının 07.12.2012 tarihli yazısı ile bir kısım eksik evrakı tamamlamaları gerektiği yönünde cevap verdiğini, bunun üzerine eldeki davada Güvence Hesabının da davalı olarak gösterildiğini, davalı ... Hesabının 07.12.2012 tarihli yazısı nedeniyle anılan davalının sıfat ehliyetine sahip olduğu konusunda taraflarının yanılgıya düştüğünü, ancak davalının dava açıldıktan sonra husumete dair itirazda bulunduğunu, taraf tespitinde davadışı ... Sigorta A.Ş. ve davalı ... tarafından ayrı ayrı yanılgıya uğratıldıklarını, yanılgıya düşmekte taraflarına herhangi bir kusur yüklenemeyeceğini, bu nedenle 6100 sayılı HMK’nın 124 üncü maddesinin 3 ve 4 üncü maddeleri gereğince ve usul ekonomisi de gözetilerek taraf değişikliği yapılması, ... yerine dosyaya ... Sigorta A.Ş.’nin davalı olarak eklenmesini ve davalı ... lehine herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, maluliyet ve hesap bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, toplam yargılama giderinin eksik hesaplandığını, davacı taraf lehine red/kabul oranına göre yanlış ve eksik oranda yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacı sürücünün idaresindeki araç ile davalı sürücünün idaresindeki kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olmadığı iddia edilen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanması sebebiyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Anayasa’nın 141 inci maddesinde, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği belirtilmiştir. Gerekçenin önemi, Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 6100 sayılı HMK'nın 298 inci maddesinin 2 nci fıkrası "Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz." hükmünü haizdir. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların, hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, 6100 sayılı HMK'nın 298 inci maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır. Somut olayda; mahkemece, kararın gerekçe kısmında; davaya konu kazanın meydana geldiği 17.05.2011 tarihinde araca ilişkin ZMSS poliçesinin davadışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde bulunduğu ve poliçenin yürürlük süresi içinde gerçekleşen kazadan doğan zarardan anılan sigorta şirketinin sorumlu olduğu gözetilerek davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği belirtilmiş, ancak kararın hüküm kısmında davalı ... yönünden davanın kabul veya reddedildiği belirtilmeksizin yalnızca diğer davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm fıkrası ile kararın gerekçesi arasında çelişki yaratılmıştır. Bu şekilde hüküm tesisi ile yukarıda açıklanan ilkelere aykırılık oluşturulduğundan hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VII. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7fa8bfc20404bf30 e76c747e030ea8a2