4. Hukuk Dairesi 2024/4325 E. , 2025/11998 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/260-2024/260 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2024/İHK-17960 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM KARARI SAYISI: K-2024/49108 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.05.2015 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 290.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2918 sayılı KTK’nun 109 uncu maddesinin 1 inci bendinde, “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.”, 2 inci bendinde ise, “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” hükmünün bulunduğu, davaya konu trafik kazası sonucu bir kişinin yaralandığı, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün eyleminin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 89 uncu maddesinde kapsamında olduğu, sürücünün anılan eylemi nedeniyle öngörülen ceza zamanaşımı süresinin TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olduğu, 26.03.2020 tarihli ve 31080 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1 inci maddesinin 2/a bendinde, suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı sürelerinin Covid 19 pandemisi nedeniyle uzayan süreler kapsamında değerlendirilmediği, istisnalar kısmında değerlendirildiği, davaya konu trafik kazasının 09.05.2025 tarihinde meydana geldiği, eldeki dosyada davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun tarihinin ise 05.07.2023 olduğu, davacı tarafça iş göremezlik oranının tespiti için alınan .... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Birimi tarafından düzenlenen 10.05.2023 tarihli rapora göre T12 vertebra kırığı nedeniyle maluliyet oranının %18,2 olarak tespit edildiği, 09.05.2015 tarihli genel adli muayene raporunda da vertebra kırığının olduğunun tespit edildiği, maluliyete sebep olan arazın tespit edilme tarihinin 09.05.2025 olduğu, davacının haksız fiil tarihinde bedensel zarara uğradığı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararın haksız fiil tarihi itibariyle doğmuş olduğu, bu tarihten itibaren davacının zarar görmeye başladığı, dosyadaki bilgi ve belgelere göre zamanaşımının kesildiği ya da gelişen durumun varlığının ispat edilemediği, davalı vekili tarafından zamanaşımı definde bulunulduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru ile neden olduğu ve davacının %18,2 maluliyeti ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı TCK’nun 89/1 inci maddesinde düzenlenen ve taksirle yaralama olara tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunduğu, bu eylemle ilgili ceza davasının TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, 2918 sayılı KTK’nun 109/2 inci maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurunun kaza tarihi üzerinden 8 yıl geçtikten sonra 05.07.2023 tarihinde yapıldığı, başvuru konusu olayda zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle başvuru sahibinin talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu trafik kazasının 09.05.2015 tarihinde meydana geldiği, davaya konu olayın 5237 sayılı TCK’nun 89 uncu maddesi ile aynı Kanunun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 26.03.2020 tarihli ve 31080 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1 inci maddesi gereğince ve 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2480 karar sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile sürelerin 15.06.2020’ye kadar ertelendiği, buna göre zamanaşımı sürelerinin 13.03.2020 tarihi ile 15.06.2020 tarihleri arasında 94 gün süre ile durdurulduğu, somut olayda sürenin başlangıç tarihinin 09.05.2015 tarihi olduğu, 10.05.2023 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu, ancak 7226 sayılı Yasa ve Cumhurbaşkanı Kararı ile sürelerin 94 gün süre ile uzadığı, bu süre ilave edildiğinde zamanaşımı süresinin 18.09.2023 tarihinde sona erdiği, davacının 05.07.2023 tarihinde tahkim başvurusunda bulunduğu, dolayısıyla başvurunun süresinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kabulü ile 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda tazminat miktarının yanlış metotla hesaplandığını, yüksek miktarda tazminat tespit edildiğini, rapor tarihindeki verilere göre yapılmış olan zarar hesabının yanlış olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak .... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Birimi tarafından düzenlenen 10.05.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, anılan raporda kaza nedeniyle meydana gelen T12 vertebra kompresyon fraktürü(omurga kırığı) nedeniyle davacının %18,2 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, davaya konu kazanın 09.05.2015 tarihinde meydana geldiği, söz konusu maluliyet raporunun ise 10.05.2023 tarihinde hazırlandığı, kaza tarihi ile söz konusu raporun düzenlendiği tarih arasında yaklaşık 8 yıllık bir sürenin bulunduğu, bu süre zarfında davacının söz konusu omurga yaralanması sebebiyle tedavi gördüğüne ilişkin raporda herhangi bir kaydın bulunmadığı, dosya kapsamında da davacının maluliyete esas teşkil eden arazı bakımından kazadan sonraki tedavi süreci hakkında bilgi ve belgenin yer almadığı, yine bu süreçte davacının başka bir kazada yaralanıp yaralanmadığı hususunun açık olmadığı, buna göre raporda tespit edilen maluliyet oranı ile davaya konu kaza arasında uygun bir nedensellik bağı tespit edilmeksizin raporun hazırlandığı, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının davaya konu trafik kazasından sonra düzenlenen tüm tedavi evrakları ile ceza soruşturmasındaki evraklar dosya arasına alınarak, davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre yukarıda açıklandığı şekilde davacıda tespit edilen arazların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı da değerlendirilmesi suretiyle Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.