4. Hukuk Dairesi 2024/3482 E. , 2025/10066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/724 D.İş, 2023/724 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.10.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.100,00 TL maluliyet tazminatının temerrüt tarihi olan 14.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan maluliyet raporu geçersiz bir sağlık kurulu raporu olduğundan sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığının söylenemeyeceğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporuna ve bu rapordaki maluliyet oranına itiraz ettiklerini, aldıkları medikal görüşte maluliyet bulunmadığının tespit edildiğini, kusur oranının belirlenmesi için kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesabın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz talebinin yerinde olmadığını, faiz oranının yasal faiz olabileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın maluliyet oluşmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun düzenlendiğini, bu raporu dikkate almak yerine 1 adli tıp, 1 fizik tedavi uzmanı bilirkişiden alınan rapor ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu rapora yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hatalı değerlendirme içerdiğini, davacı muayene edilmeden hazırlandığını, sunulan röntgenlerin hiç değerlendirilmediğini, yeni bir adli tıp ana bilim dalı raporu sunmak için süre verilmesi isteminin reddinin yerinde olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ibraz edilen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından 25.04.2022 tarihinde düzenlenen raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği %8 sürekli maluliyet tespitinde bulunulduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve 10.10.2023 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet bulunmadığı kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapora itibar edilerek davanın reddedildiği ve İtiraz Hakem Heyetince de bu karara yapılan itirazların reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, maluliyet bulunmadığının alınan rapor ile belirlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de; dosya içerisinde birbiri ile çelişkili iki ayrı maluliyet raporun bulunduğu, her iki raporun da aynı yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan raporun ise davacının güncel muayenesi yapılmaksızın hazırlandığı, raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeksizin hakem heyetince karar verildiği anlaşılmış olup, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Şu durumda, davacının tüm tedavi evrakları dosya arasına alındıktan sonra davacının muayenesi yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yetkili sağlık kurulundan dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2d78c4199fc02a30 0b4f82b4e9bf1206