4. Hukuk Dairesi 2024/2668 E. , 2025/9453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/102- 2024/105 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.10.2021 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 30.03.2023 tarihinde 130.073,83 TL ödeme yaptığını, ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 14.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini toplam 307.461,90 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 30.03.2023 tarihinde 130.073,83 TL ödeme yaptığını, davacı vekilinin ibraname imzaladığını, davalının bakiye tazminat talebinden sorumlu olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 299.926,17 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.651,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.883,93 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 307.461,90 TL tazminatın 14.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, poliçe teminat limiti aşılarak karar verildiğini, kaza tarihinde teminat limitinin 430.000,00 TL olduğunu, davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 30.03.2023 tarihinde 130.073,83 TL ödeme yaptığını, bakiye teminat limitinin 292.196,58 TL olduğunu, hakem heyetinin teminat limiti a��ılmak suretiyle 307.461,90 TL tazminata hükmetmesinin hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin sürekli iş göremezlik teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca bakıcı gideri tazminatı hesaplanması ve hesaplanan miktara hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ZMSS Genel Şartlarına göre %69 oranından düşük maluliyetlerde bakıcı giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davalının bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, maluliyet tazminatı kapsamında 60 yaşından sonra başlayan pasif dönem için tazminat hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 30.03.2023 tarihinde 130.073,83 TL ödeme yaptığını, davacı vekilinin ibraname imzaladığını, davalının bakiye tazminat talebinden sorumlu olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kaza tarihinde sakatlanma ve tedavi teminatının ayrı 430.000,00 TL olmasına, teminat limiti aşılmaksızın hüküm kurulduğunun anlaşılmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, bakıcı giderinin tedavi teminatı kapsamında olmasına, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasının doğru olmasına, pasif dönem için de sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmasında isabetsizlik bulunmamasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 07.11.2022 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacının kaza nedeniyle sol bacağının(sol fibula proksimal uç) kırıldığı belirtilerek bacaktaki kırığa bağlı olarak yukarıda anılan Yönetmeliğin ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Yürüyüş bozukluğuna göre engellilik oranları” başlıklı Tablo 3.4.e.'de belirtilen “Hasta tek baston veya tek koltuk değneğini sürekli kullanmak zorundadır.” kapsamında %24 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, ancak söz konusu maluliyet oranının tespiti bakımından raporda davacının ortopedi ve travmatoloji uzmanı bakımından muayene edildiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, davacının kazadan kaynaklanan yaralanmasının kapsamının raporda açıklanmadığı, davacının bacağındaki kırığın hangi sebeplerle söz konusu maluliyet oranına sebebiyet verdiği hususunda açık bir değerlendirmenin bulunmadığı anlaşılmış olup, raporun açıklanan sebeplerle hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.Dosya kapsamından davacının davaya konu trafik kazasında meydana gelen yaralanması sebebiyle davalıya başvuru yaptığı, davalı tarafça hasar dosyasının açıldığı, davacı vekili tarafından 23.03.2023 tarihli ibranamenin imzalandığı, anılan ibraname gereği davalının davacıya tahkim yargılamasından önce 30.03.2023 tarihinde 130.073,83 TL kısmi ödeme yaptığı, eldeki başvuruda davacı vekilinin ödemenin 2918 sayılı KTK’nın 111 inci maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında eksik ve yetersiz olduğu gerekçesiyle bakiye tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü mevcut olup, huzurdaki dava 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Ancak hükme esas alınan 26.11.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, KTK’nın 111 inci maddesi uyarınca yetersiz ödeme olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmamış, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat miktarının kaza tarihindeki sakatlanma teminat limitini aşması sebebiyle, teminat limitinden kısmi ödemenin güncelleştirilmiş hali mahsup edilmek suretiyle bakiye tazminat miktarı hesaplanmış, Uyuşmazlık Hakem Heyetince söz konusu rapor benimsenerek davacı lehine tazminata hükmedilmiş, davalı vekilinin karara karşı tazminat miktarına ilişkin itirazları İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, maluliyet tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nın 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken maluliyet tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, davacı tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre karar verilmesi gerekmektedir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davalının davacıya yaptığı kısmi ödemeye ilişkin evraklar temin edilmek suretiyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nın 111 inci maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. 4.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davacı kolluk ifadesinde davalıya sigortalı aracın sürücüsünün arkadaşı olduğunu, Dinar ilçesine doğru seyahat ederlerken kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Davacının, davalıya sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu, davacı ile sürücünün arkadaş oldukları sabit olup davacının bu taşıma için sürücüye ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairenin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e6750e658e9150e0 105fc59d55d9c357