Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2002 E., 2025/7794 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2002 E., 2025/7794 K. (14.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2002
Karar No
2025/7794
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/2002 E. , 2025/7794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/41 D.İş, 2024/42 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.04.2022 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında, araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 14.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.10.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.922,30 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.170,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 517.092,30 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, sürekli maluliyet oranının tespiti için beklenmesi gereken on iki aylık iyileşme süreci tamamlanmadan sunulan raporun kabulünün mümkün olmadığını, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek belirlendiğini, kusur durumunun bilirkişi marifetiyle tespitini talep ettiklerini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 12.922,30 TL geçici iş göremezlik ve 4.170,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 517.092,30 TL tazminatın 27.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, sürekli maluliyet oranının tespiti için beklenmesi gereken 12 aylık iyileşme süresi tamamlanmadan sunulan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek belirlendiğini, kazanın ...'te gerçekleştiği halde Isparta'da bir hastaneden rapor alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranının uygulanması gerektiğini, kusur oran��na ilişkin itirazları bulunduğunu, davacının yaralandığı bölgeye bakıldığında kask ve koruyucu ekipman kullanmadığı sabit olduğundan müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakım gideri tazminatının sağlık giderleri içerisinde yer aldığından teminat kapsamı dışında olduğunu, kazanın gerçekleştiği 2022 Nisan ayı için ''Sakatlanma ve Ölüm'' teminat limitinin kişi başına sadece 500.000,00 TL olup bu tutarı aşan miktarlar itibariyle davalının sorumluluğu bulunmadığından bu taleplerin reddi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlikten dolayı maddi zararı bulunmadığını, kaza tarihinde aktif olarak çalışmayan bir kişinin gelir kaybına uğramasının söz konusu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatına yönelik SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, geçici bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, davalı temerrüde düşmediğinden aleyhe faiz hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı 05.04.2022 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (05.04.2022) itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu Yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan engel oranları alan klavuzunun "kas iskelet sistemi" başlığı altında yer alan "omurgaya ait sorunlarda engellilik" maddesinde, engellilik belirlemesinin kriterleri düzenlenmiştir. Omurga sorunlarında engellilik belirlemesi için 2 model (yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme ile eklem hareket genişliği modeli veya fonksiyonel model) öngörülmüş ve her iki modele göre yapılacak belirlemede de "engelin kalıcı ve stabil olması, son 12 ayda değişiklik olmaması" ve "patolojinin kalıcı ve stabil olması, yetersizliğin en az 1 yıldır devam ediyor olması" ölçütleri getirilmiştir. Somut olayda; yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında on iki aylık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son on iki aydır herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Diğer yandan, raporda davacının solunum yetmezliğine ilişkin %20 oranında malul olduğu da tespit edilmiştir. Raporun incelenmesinden heyette gögüs hastalıkları uzmanının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, yaralanmanın mahiyeti nazara alınarak içerisinde göğüs hastalıkları uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacı yeniden bizzat muayene edilmek suretiyle ve kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3.6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin hakem heyetlerince kusur raporu alınmadığı, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği görülmektedir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. 4. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada yalnızca ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince davaya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Dosyada bulunan ifadelere göre davacı ve sürücünün arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı tarafın süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 47c2029e96b46411 1020b17f293a064b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı