Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1955 E., 2025/8460 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1955 E., 2025/8460 K. (26.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1955
Karar No
2025/8460
Karar Tarihi
26.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/1955 E. , 2025/8460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/29 D.İş - 2024/32 K İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen bir aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 750,00 TL geçici bakıcı gideri ve 750,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.715,62 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.366,25 TL geçici bakıcı gideri, 750,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 444.831,87 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yönetmeliğe uygun olmayan sağlık kurulu raporu ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının kaza sebebiyle yaralandığını somut delillere dayandırmadığını, kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinde tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, kesin hüküm bulunması nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ...'nın temerrüdü bulunmadığını, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sunulan sağlık raporunun yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, kazaya karışan tarafların %50'şer oranda asli kusurlu olduğu, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 8.715,62 TL geçici iş göremezlik zararı, 5.366,25 TL geçici bakıcı gideri ve 750,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 444.831,87 TL tazminatın 01.09.2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle ispatlanması gerektiğini, kusur oranlarının hatalı olduğunu, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, geçici bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirketin tedavi giderleri yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ...'nın temerrüdü bulunmadığını belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sorucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 15.07.2021 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 numaralı ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "Kas İskelet Sistemi" başlığında Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme bölümünde "Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir. Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin özür oranını hesaplamak için ... Hesaplama Tablosundan yararlanılır. Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için özür kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.02.2022 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan sol klavikula fraktürü, C1-2 fraktürleri, C4-5 disk protrüzyonu, nazal fraktür ve skar nedeniyle maluliyeti toplam % 27 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki C1-2 fraktürleri, C4-5 disk protrüzyonu yaralanması nedeniyle oluşan özür durumu için yönetmelikteki 12 aylık sürenin gözetilmediği ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmadığı ayrıca maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde kulak burun boğaz uzmanı, beyin ve sinir cerrahi uzmanı ve plastik cerrahi uzmanının olmadığı görülmüş olup bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak içerisinde kulak burun boğaz uzmanı, beyin ve sinir cerrahi uzmanı ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir. 3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının motosiklet sürücüsü olmasına rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; motosiklet sürücüsü olan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu yaralanmanın yüzde skar ve nazal fraktür olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4-Davalı sigorta şirketi, kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir. Somut olayda; davacı tarafından 31.08.2022 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapılarak sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebinde bulunulduğu anlaşılmakla Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 maddesi gereğince sigorta şirketinin temerrüdünün başvuruyu izleyen 8 iş günü sonrasına tekabül eden 13.09.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, temerrüt tarihinin 01.09.2022 olarak belirlenmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f73ec84554737376 b5b30e1d53327d3f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı